Erbil(Rûdaw) - Sosyo Politik Saha Araştırma Merkezi Koordinatörü Yüksel Genç, Kürtlerde hala devletin Kürt sorunun çözeceği yönünde bir güvensizliğin olduğunu söyledi.
Sosyo Politik Saha Araştırma Merkezi Koordinatörü Yüksel Genç Rûdaw TV’de Hevidar Zana’nın konuğu oldu.
Genç, Kürt toplumunun çözüm sürecine bakışı, güven sorunu, Rojava’daki gelişmelerin etkisi ve atılması gereken adımlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yapılan saha araştırmaları ve gözlemler üzerinden konuşan Genç, toplumda “temkinli güvensizlik” halinin sürdüğünü söyledi.
Kürt toplumunda sürece dönük güven sorunu
Yüksel Genç, sürecin başından bu yana Kürt toplumunda güven problemi bulunduğunu belirterek bunun üç temel nedene dayandığını ifade etti. En güçlü nedenin, “devlet Kürt meselesini çözmez” yönündeki yaygın kanaat olduğunu söyledi.
Genç, ikinci nedenin ise devletin çözümden çok Kürtlerin kazanımlarını geriletmeyi hedeflediği düşüncesi olduğunu belirtti. Toplumda, “yapıyormuş gibi görünüyor ama çözmeyecek” algısının güçlü biçimde yer tuttuğunu dile getirdi.
Üçüncü neden olarak da toplumun süreç hakkında yeterince bilgilendirilmemesini ve sürecin doğrudan parçası haline getirilmemesini gösterdi. Bu durumun bilgisizlik ve mesafe yarattığını söyledi.
Geçmiş süreçlerin yarattığı travma
Genç, daha önceki çözüm girişimlerinin ardından yaşanan sert güvenlik politikaları ve şiddet ortamının toplumda travma oluşturduğunu vurguladı. Yeni bir sürecin de başarısız olması halinde ağır sonuçlar doğuracağı kaygısının yaygın olduğunu belirtti.
Bu nedenle toplumda yorgunluk, temkin ve güvensizlik refleksinin geliştiğini ifade etti.
Kavram karmaşası güveni zayıflatıyor
Sürecin nasıl tanımlandığına dair farklı söylemlerin de kafa karışıklığı yarattığını belirten Genç, devlet, hükümet ve PKK’nin farklı isimlendirmeler kullandığını söyledi.
“Barış süreci mi, çözüm süreci mi, Kürt-Türk ittifakı mı, yoksa sadece güvenlik odaklı bir terörsüz Türkiye süreci mi?” sorularının net yanıt bulmadığını belirten Genç, bu kavramsal karmaşanın toplumun kendisini konumlandırmasını zorlaştırdığını kaydetti.
PKK’nin adımları güveni kısmen artırdı
Genç, bazı dönemlerde güven duygusunda sınırlı artış ölçtüklerini belirterek, PKK’nin silahsız mücadele ve fesih kararı alması, geri çekilmeler ve silah bırakma adımlarının toplumda “ciddi bir şey oluyor” duygusu yarattığını söyledi.
Ancak buna karşılık operasyonların sürmesi, kayyum uygulamalarının devam etmesi ve siyasi tutukluların serbest bırakılmamasının güveni yeniden zayıflattığını ifade etti.
Rojava’daki gelişmeler güveni düşürdü
Rojava’ya yönelik saldırıların ardından sürece dönük güvenin ciddi biçimde gerilediğini belirten Genç, toplumda bu sürecin Kürt kazanımlarını tasfiye amacı taşıyabileceği yönünde kaygıların arttığını söyledi.
Rojava’daki gelişmeleri sürecin temel motivasyonu olarak okuyan kesimlerin büyüdüğünü kaydeden Genç, bunun güvensizliği derinleştirdiğini dile getirdi.
Ulusal birlik ruhunun etkisi
Rojava’daki ulusal birlik tablosunun Kürt toplumunda yeni bir moral ve ortak tavır oluşturduğunu belirten Genç, bu ruh halinin Türkiye’deki süreci de etkileyebileceğine dair bir beklenti doğurduğunu söyledi.
Kürtlerin barışçıl çözümü reddetmediğini vurgulayan Genç, doğru araçlar, şeffaflık ve gerçek müzakere mekanizmaları olması halinde desteğin güçlenebileceğini ifade etti.
Toplum sorumluluğu devlete yüklüyor
Yaptıkları araştırmalarda halkın sorumluluğun büyük bölümünü devlet, hükümet ve Meclis’e verdiğini söyleyen Genç, beklentinin yüzde 80’den fazlasının bu kurumsal yapılara yöneldiğini belirtti.
Yasama ve yürütmenin görevini yerine getirmediğine dair güçlü bir kanaat bulunduğunu aktardı.
Güven artırıcı adım çağrısı
Genç, güvenin artması için öncelikle resmi söylemin değişmesi gerektiğini söyledi. Kürtleri ve Kürtlerin kazanımlarını tanıyan bir dil kullanılması gerektiğini vurguladı.
Toplumsal kutuplaşmanın ve Kürtlere yönelik ırkçılığın geriletilmesi gerektiğini belirten Genç, siyasi tutukluların serbest bırakılması, ifade özgürlüğünü genişleten yasal düzenlemeler yapılması ve Terörle Mücadele Kanunu dahil olmak üzere mevzuatta değişikliklere gidilmesi gerektiğini ifade etti.
“Kürtler barışçıl çözüm istiyor ama kandırılmak istemiyor”
Genç, Kürt toplumunun savaş ve şiddet dışı yöntemlerle gerçek bir müzakere süreci istediğini, ancak yeniden hayal kırıklığı yaşamak istemediğini söyledi.
Bakur’daki Kürtlerin Rojava’yı ve diğer Kürt bölgelerini kendi parçası olarak gördüğünü belirten Genç, Türkiye’de sağlıklı bir çözüm sürecinin tüm parçalardaki Kürtlerin kazanımlarının korunmasına katkı sunacağına dair güçlü bir inanç bulunduğunu sözlerine ekledi.
Yorumlar
Misafir olarak yorum yazın ya da daha etkili bir deneyim için oturum açın
Yorum yazın