Bakırhan: Kürtler İran’da müzakereden yana olduklarını açıkladılar
Haber Merkezi - DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, “Kürtler yaşadıkları ülkelerin başkentleriyle sorunlarını çözmek istiyor” dedi.
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin haftalık Meclis grup toplantısında gündem başlıklarını değerlendirdi.
ABD ve İsrail’in İran’a karşı başlattığı savaşla bağlantılı gelişmelere dikkati çeken Bakırhan, "Biz İran'a ve Ortadoğu'ya sadece petrol, doğalgaz, petrol, dolar olarak bakmıyoruz. Burası medeniyetin mayalandığı, hakların ve inançların yüzyıllarca yan yana yaşadığı bir coğrafyadır. Kürtlerin de 2000 yıl üzerinde bir geçmiş tarihleri var bu coğrafyada. Bu gerçeği gözetmeyen her hegomanik ve bölgesel güç büyük bir yanılgı yaşar, kaybeder. Türkiye de artık eski kodlarla, eski korkularla değil, barış ve demokrasi eksenli akılcıl bir siyaset de bölgeye ayak ulaşmalıdır. Ankara'nın dış müdahaleye karşı tutumunu anlamlı buluyoruz. Ankara, Kürtlerin, kadınların, farklı hakların ve inançların tanınması için de Tarhan yönetimine bir çağrıda bulunabilir. Bu Türkiye'nin pozisyonunu güçlendirir. Böyle bir yaklaşım Kürtlerin de İran'daki ezilen halklar ve inançların da Ankara'yla olan bağını güçlendirir” diye konuştu.
Kürt örgütlerinin İran’daki savaşta müzakereden yana olduklarını defalarca dile getirdiklerini ifade eden Bakırhan, “Kürt örgütleri ve liderlerini siz de dinlediniz. Hem Ortadoğu'daki savaşta hem İran'da süren savaşta en başından beri beri müdahaleden değil, müzakereden yana olduklarını açıkladılar. Onun için Kürtleri ayıran dil dünyanın neresinde yaşıyorsa yaşasın Kürt partilerinin ve önderlerinin hegemon ve emperyal güçlerden yana olmayan tutumlarına saygı istesinler. Kürtleri bölerek ve parçalayarak, farklı göstererek kimse bir yere varamaz. Açık söylüyoruz. Kürtler yaşadıkları ülkelerin başkentleriyle sorunlarını çözmek istiyor. Yanlış mı yapıyoruz? Türkiye'de sorunumuz varsa Ankara'yla çözmek istiyoruz. Irak'taki Kürtler sorununu Irak devletiyle çözmek istiyor. Kiminle çözecekler? Suriye'de bir sorun varsa bir muhatabı Kürtler ise diğer muhatapları Suriye yönetimidir. İran'da da Kürtler sorunlarını İran devletiyle İran devletiyle çözmek istiyorlar. Ama Kürtlerin bu başkentlerle çözmek istedikleri bu duruşuna saygı göstermeliler” ifadelerini kullandı.
“Süreci teyit mekanizmasına havale etmek çözümü geciktirme çabasıdır”
Çözüm sürecine dair adımlar atılması gerektiğini ifade eden Bakırhan özetle şöyle konuştu:
“Türkiye 100 yıllık tarihinin en stratejik ve en kıymetli sürecini yaşıyor. Bizim barış ve demokratik toplum süreci dediğimiz süreç. Bu önemli süreçte önce sonra ikilemi kurmak, süreci teyit mekanizmasına havale etmek çözümü geciktirme çabasıdır. Bu çaba sadece çözüm karşıtlarını cesaretlendirir ve süreci enfekte etme riski taşır. Barış eşzamanlı ve karşılıklı adım atma sürecidir. Barışın siyasal iklimini oluşturmak için de adımlar atılmalıdır. Bakın bizden önce Sayın Bahçeli aynen bu kürsüden şunları söyledi: 'Artık adımlarla ilgili oyalanmaya ve oyalamaya gerek yok' dedi. Evet biz de katılıyoruz. Artık atılacak adımlarla ilgili ne oyalanmaya, ne oyalamaya gerek var. Dün de Sayın Cumhurbaşkanı aynı şeyleri söyledi. Peki kime söylüyorlar bunu? Oyalanan kim, oyalayan kim? Adres kim, kim adım atacak? Dolayısıyla artık bu süreci yürütenler, karar vericiler, bir an önceliklerini çabuk tutarak bu meselenin çözümü konusunda atılması gereken adımları ivedi ile atmalıdırlar.
“Hiçbir yasal hazırlığa gerek kalmadan AİHM kararları, AYM kararları uygulanabilir”
Bunun için hiçbir yasal hazırlığa gerek kalmadan AİHM kararları, AYM kararları uygulanabilir. Hala halkın iradesine çökmüş, kayyımlar kaldırılabilir. Yerine halkın iradesi getirilebilir. Barış hukukun sözle değil, sözün hukukla bağladığı anda başlar. Adımlar birlikte atılırsa güven oluşur. Güven oluşursa yol açılır, demokrasi gelir. Hepimiz nefes alırız. O yüzden gece gündüz yollardayız.
“Hukuk yoluyla siyasi tasfiye olduğunu herkes kabul ediyor”
CHP belediyelerine dönük operasyonlar, toplumda ve anketlerde yolsuzlukla mücadele operasyonları olarak görmüyor toplum. Hukuk yoluyla siyasi tasfiye olarak herkes bunu kabul ediyor. Bunu biz demiyoruz. İçişleri Bakanı bunu itiraf ediyor. İçişleri Bakanı diyor ki 31 Mart 2024’ten beri 1048 belediyede soruşturma açılmış. Bunların 472’si AK Partili belediye, 217’si CHP’li belediyeleri, 78’i MHP’li belediye 16’sı da DEM Partili belediye diyor. En az biziz. Gerçi o soruşturmaların da neden açıldığını biliyoruz. Kayyım atanmak için. Yani hakkında soruşturma açılan her iki belediyeden birisi AK Partili belediyeymiş. Biz de soruyoruz. Soruşturma açılan her iki belediyeden biri AK Partili belediye ise neden kayyım DEM Parti belediyelerine, neden görevden uzaklaştırmalar CHP’li belediyelere uygulanıyor da AK Partili belediyelere uygulanmıyor."