Kürt Dili Platformu Sözcüsü Şerefxan Cizîrî, Türkiye’de devam eden Kürtçe seçmeli ders sürecini değerlendirdi
Erbil (Rûdaw) - Kürt Dili Platformu Sözcüsü Şerefxan Cizîrî, Türkiye’de devam eden Kürtçe seçmeli ders sürecini değerlendirdi. Cizîrî, hem devletin çıkardığı engelleri eleştirdi hem de günlük hayatında Kürtçe konuşmayan Kürt siyasetçileri "iki yüzlülükle" suçladı.
Rûdaw TV’de Hevidar Zana’nın sunduğu bültene konuk olan Kürt Dili Platformu Sözcüsü Şerefxan Cizîrî, Türkiye ve Bakur’da ortaokullarda (5, 6, 7 ve 8. sınıflar) 20 Şubat’a kadar sürecek olan Kürtçe seçmeli ders tercih sürecine dair çarpıcı açıklamalarda bulundu.
"Bu yıl kampanyalar çok zayıf"
Önceki yıllara oranla bu yıl Kürtçe dersi için yürütülen kampanyaların sönük kaldığını belirten Cizîrî, "Doğrudur, bu yıl bir sessizlik var. Bunun bir sebebi Rojava’daki gelişmelerin gündemi değiştirmesi, diğer sebebi ise devletin bu konudaki samimiyetsizliğidir. Devlet 'ders var' diyor ama pratikte çok sayıda engel çıkarıyor. Bu da halkta bir güvensizlik yarattı" dedi.
"Devlet Kürtleri kendine benzetmek istiyor"
Eğitim sisteminin Kürtleri asimile etmeye odaklandığını savunan Cizîrî, dilin korunması için zihniyet değişiminin şart olduğunu vurguladı:
"Devlet Kürtleri kendisine benzetmek, dilimizi Türkçeleştirmek istiyor. Eğitim dilimiz tamamen Türkçe. Üniversitelerde bölümler açtılar ama sonra önüne binbir engel koydular. Burada iki temel güç var: Devletin tutumu ve Kürt milletinin duruşu. Kürt halkı kendi dilini her şeyin üstünde tutmalıdır."
"Kürtçe konuşmayan siyasetçi aday yapılmamalı"
Kürt siyasi partilerine ve siyasetçilere yönelik sert eleştiriler yönelten Cizîrî, samimiyet testinin dilden geçtiğini söyledi.
Cizîrî, şu ifadeleri kullandı:
"Kürtçe bilmeyen veya bu dili günlük hayatında kullanmayan kişiler aday gösterilmemeli; milletvekili ya da belediye başkanı yapılmamalıdır. Biz bu talebi defalarca ilettik ama dikkate alınmadı. Bir partinin genel başkanı veya bir kurumun yöneticisi kendisi Kürtçe konuşmuyorsa, halka gidip 'Kürtçe dersini seçin' diyemez. Bu bir tür iki yüzlülüktür. Dil bir partinin değil, tüm Kürtlerin ortak değeridir."
"Kürt Dil Kurumu kurulmalı"
Kürtçenin kalıcı bir statüye kavuşması gerektiğini belirten Şerefxan Cizîrî, resmi bir kurumun gerekliliğine dikkat çekti.
Cizîrî, "Nasıl ki Türk Dil Kurumu (TDK) varsa, resmi olarak bir 'Kürt Dil Kurumu' da kurulmalıdır. Kürtçe resmi dil ve eğitim dili olmalıdır. Bu somut adımlar atılmadığı sürece seçmeli ders tartışmaları tek başına yeterli olmayacaktır. Dilimiz bizim tacımızdır; dil olmazsa varlığımız da tehlikededir” dedi.
Yorumlar
Misafir olarak yorum yazın ya da daha etkili bir deneyim için oturum açın
Yorum yazın