Haber Merkezi – Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Halep'teki çatışmalara ilişkin, "Halep'te başlayan sürecin yakın zamanda bitip oradaki paralel yapının da ortadan kalkıp tek bir devletin vatandaşlarına hizmet vermeye başlayacağı anın geleceğine inanıyorum. Olması gereken de budur" dedi.
Dışişler Bakanı Hakan Fidan, Türkiye'nin dış politikası ve uluslararası gündeme ilişkin TRT Haber'de açıklamalarda bulundu.
Fidan, yeni yılın ilk günlerinde ortaya çıkan küresel krizlerin, 2026'nın çok daha hareketli bir dönem olacağını gösterdiğini vurguladı. Fidan, yeni yılın hemen başında Yemen, Somaliland, İran, Venezuela ve Grönland krizlerinin peş peşe patlak verdiğine dikkat çekerek, "Bunların hepsinin arka arkaya gelmesi, daha yılın ilk başında aslında bizi nelerin beklediğinin birer işareti" ifadelerini kullandı.
“Bir yere gitmeyeceğini artık görmeleri lazım”
Halep'te Kürt mahalleleri Şeyh Maksud ve Eşrefiye'deki çatışmalara ilişkin Demokratik Suriye Güçleri’ne mesaj veren Fidan, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Örgütle yıllardır yakından takip etmiş, savaşmış, mücadele etmiş, incelemiş, yeri gelmiş konuşmuş biri olarak geçmiş görevlerimizde aldığımız dersler var, bildiğimiz konular var. Maalesef SDG, PKK’nın bir uzantısı olarak şu karakteristik özelliği taşıyor: Güçle veya güç tehdidi olmadan herhangi bir konuda diyalog yoluyla bir şey yapma şansı yok kendiliğinden. Ya bir güç görecek ya da güç kullanma tehdidi görecek.
Diplomasiyi propaganda amaçlı, dünyada kamuoyu oluşturma amaçlı kullanıyorlar. Her iki taraf da 'Ben de şunu vereyim, sen de şunu ver' çizgisi yok. Bunun bir yere gitmeyeceğini artık görmeleri lazım. Yapacağınız şey bölgenin sahici insanlarıyla, sahici çözümler içerisinde kalmak. 'Diyalogdan yanayız' deyip gerçekte tam tersini yapan, sadece güç uygulandığı zaman pozisyon değiştiren bir aktör olduğunu herkes görüyor. Deve kuşu gibi başını toprağa gömmenin bir anlamı yok.
“Paralel yapı ortadan kalkmalı”
Biz bunu baştan beri söylüyoruz. İlgili birimlerimiz, istihbaratımız, diplomatlarımız, askerlerimiz bu konuyu muhataplarıyla konuşuyorlar. SDG'ye iletiyorlar, Suriyelilere iletiyorlar. Ama burada maalesef baştan da öngördüğümüz gibi bir değişiklik olmadı ve bugün şu anda Halep'ten başlayan süreci de yaşamaya başladık maalesef.
Ben burada sürecin inşallah yakın zamanda bitip oradaki paralel yapının da ortadan kalkıp Halep'te tek bir devletin bütün vatandaşlarına tek bir devlet kurumları üzerinden hizmet vermeye başlayacağı anın geleceğine inanıyorum. Olması gereken de budur. Devlet hizmetinde teklikdir ama vatandaşa da kuşatıcılıktır.
"Maduro'nun hem Güney Amerika'daki ülkelerle hem Amerika ile ciddi sorunları vardı"
ABD’nin Venezuela’ya müdahalesine ilişkin ise Fidan, şöyle konuştu:
"Bütün dünya Maduro'nun bir gece ansızın bir özel operasyonla bulunduğu yerden alınıp götürülmesine baktı. Aslında bu gelişimi adım adım görüyorduk, takip ediyorduk. Maduro'nun hem Güney Amerika'daki ülkelerle hem Amerika ile ciddi sorunları vardı. Gerekli yardım ve arabuluculuk, kolaylaştırıcılık konusunda biz de elimizden geleni yaptık. Ama sonradan gördük ki bu konuşmalar hiçbir yere gitmiyor. İki ülke arasında bir anlaşmazlık tırmanıyor. Yetmiyormuş gibi başka ülkeler de Venezuela'ya yaptırım uyguluyorlar, tanımıyorlar. Bütün bunların aslında bir diplomatik yolla çözülmesi fevkalade önemli. Cumhurbaşkanımızın da telkinleri hep taraflara bu yönde oldu"
"Mossad, İran halkını ayaklanmaya çağırıyor rejime karşı"
Fidan, İran'daki protestolara ilişkin yaptığı değerlendirmede şunları kaydetti:
"Zaman zaman ülkede çeşitli bahanelerle bu yapısal sorunların geniş katılımlı gösterilere dönüştüğünü de görüyoruz. 2019'da bunu gördük, 2023'te gördük; her 3-4 yılda bir gerçekten büyük çaplı gösteriler oluyor. Aynı zamanda yurt dışından İran'ın rakipleri tarafından da manipüle edildiği de ayrı bir gerçek. Ha böyle bir realite de var. Mossad bunu gizlemiyor; kendi internet hesaplarından, Twitter hesaplarından İran halkını ayaklanmaya çağırıyor İran rejimine karşı."
"İsrail'in Somaliland'i tanımasını Somaliland adına olabilecek en büyük talihsizlik"
Fidan, İsrail'in, Somaliland'i tanımasına ilişkin de, "İsrail'in Somaliland'i tanımasını Somaliland adına olabilecek en büyük talihsizlik olarak görüyorum. Bundan büyük daha talihsizlik ne olabilir ki bir Müslüman topluluk için, bir Müslüman politik entite için? Seni hiç kimse tanımıyor, tanıya tanıya İsrail tanıyor. O da sen olduğun için değil, bir şer amaca, onun bir bölgesel politikasına hizmet etmen için. Allah seni eğer buna düçar ettiyse, bu büyük bir aslında zillettir ve cezadır. Demek ki insanın kendisini kontrol etmesi gerekiyor" dedi
Yorumlar
Misafir olarak yorum yazın ya da daha etkili bir deneyim için oturum açın
Yorum yazın