HAK-PAR, PDK-BAKUR, PSK ve PWK: Halep ve İran’da Kürtlere yönelik saldırıları kınıyoruz
Haber Merkezi - HAK-PAR, PDK-BAKUR, PSK ve PWK; Halep’teki Kürtlere yönelik saldırıları protesto etmek ve Rojhilat ile İran halklarının ayaklanmasına destek vermek amacıyla bugün Diyarbakır’da, Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti’nde bir basın toplantısı düzenledi.
Basın toplantısının açılışında PSK Genel Başkanı Bayram Bozyel, toplantının amacına dair kısa bir konuşma yaptı.
Ardından, PWK Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Can Azbay; HAK-PAR, PDK-BAKUR, PSK ve PWK’nin ortak açıklamasının Kürtçesini okudu. HAK-PAR Diyarbakır İl Başkanı Mustafa Okumuş ise ortak açıklamanın Türkçesini kamuoyuyla paylaştı.
Basın toplantısına HAK-PAR, PDK-BAKUR, PSK ve PWK üye ve yöneticilerinin yanı sıra çok sayıda Kürt siyasetçi ve aydın katıldı.
HAK-PAR, PDK-BAKUR, PSK ve PWK’nin ortak açıklaması şöyle:
“Suriye Yönetimi'ne bağlı askeri güçler, günlerdir sivil-asker ayrımı gözetmeksizin Halep’in çoğunluğu Kürtlerden oluşan Şeyh Maksut ve Eşrefiye mahallelerini bombalamakta ve düşmanca saldırılar gerçekleştirmektedir. Bu saldırılar sonucunda çok sayıda ölü ve yaralı bulunmaktadır.
Şam yönetimi; ırkçı ve şovenist bir zihniyetle, bu saldırılar üzerinden Halep’in demografisini değiştirmek istemekte ve Kürt halkına yönelik katliamların önünü açmaktadır. Bu saldırılar, Rojava Kürdistanı Kürtlerinin kazanımlarını ortadan kaldırma ve üniter, totaliter, şoven, tekçi, bir Arap devlet politikasını hayata geçirme denemesidir.
“Federal bir anayasanın engellenmesi girişimidir”
Bu saldırılar, aynı zamanda; Rojava Kürdistanı’nın (Güneybatı Kürdistan) siyasi statüsünün engellenmesi; Suriye’deki tüm etnik, dini, mezhepsel ve sosyal bileşenlerin özgürlük, demokrasi, adalet ve eşitlik mücadelesinin, federal bir anayasanın engellenmesi girişimidir.
Şam Yönetimi’ne bağlı silahlı grupların sivil-asker ayrımı gözetmeksizin Halep’in çoğunluğu Kürtlerden oluşan Şeyh Maksut ve Eşrefiye mahallelerine yönelik bu terörist saldırılarını kınıyoruz.
Uluslararası Koalisyon’a, Birleşmiş Milletler ve Avrupa Konseyi’ne Şam Yönetimi’nin bu saldırılarını derhal durdurması için acilen somut bir tutum alması çağrıda bulunuyoruz. Kürdistan’ın dört parçası ve diasporadaki tüm Kürtler, bu saldırılara karşı ortak bir tavırla ses çıkarmalı ve Rojava halkımızın davasına sahip çıkmalıdırlar.
Türkiye Devleti’ni Suriye’deki ırkçı, şiddet yanlısı güçlere verdiği desteğe ve Kürt karşıtı siyasete son vermeye çağırıyoruz.
Özerk Yönetim’i ve Rojava Kürdistanı’ndaki tüm partileri; 26 Nisan 2025 tarihinde gerçekleşen Kamışlı Konferansı çerçevesinde hareket etmeye çağırıyoruz. Halkımızın milli ve demokratik hakları ve siyasi bir statü esas alınarak konferansta seçilen "Temsil Heyeti"nin halkımızı temsil etmesi ve daha aktif bir tutum içinde olması gerektiğini önemle vurguluyoruz.
HAK-PAR, PDK-BAKUR, PSK ve PWK olarak, Rojava Kürdistanı’ndaki halkımızın milli, coğrafik, siyasi statü mücadelesini ve Suriye’deki tüm milli, etnik, dini, mezhebi, sosyal bileşenlerin federal, demokratik, özgür bir Anayasa ve sistem için yürüttüğü mücadeleyi tüm gücümüzle destekliyoruz.
"Rojhilat Kürdistanı ve İran halklarının ayaklanmasını destekliyoruz"
28 Aralık 2025’ten bu yana, İran ve Rojhilat Kürdistanı halkları, İran İslam Rejimi’nin zulmüne karşı kitlesel bir ayaklanma sürdürmektedir. Tahran’da ekonomik taleplerle başlayan eylemler; kadınların, gençlerin ve toplumun geniş kesimlerinin katılımıyla bugün rejim karşıtı bir boyuta ulaşmıştır.
İran Devleti’nin bu meşru ve barışçıl özgürlük direnişine yönelik saldırıları sonucunda, bugüne kadar yaklaşık 50 kişi hayatını kaybetmiş, çok sayıda kişi yaralanmıştır. Gözaltına alınanların akıbeti ise bilinmemektedir.
İran İslam Rejimi, on yıllardır Kürt, Beluç ve diğer halklar üzerinde baskı, idam ve katliamlarla iktidarını ayakta tutmaktadır. Ancak, Kürt milletinin ve İran’daki tüm halkların düşmanı olan bu köhne rejimin, ciddi bir çürüme ve yok oluş sürecine girdiği açıktır. Halkların direnişi, bu rejimin sonunu hızlandıracaktır.
Uluslararası kurumlara, özellikle Birleşmiş Milletler ve Avrupa Konseyi'ne, bu katliamları durdurmak için etkili bir tavır almaları çağrısında bulunuyoruz. Dünyadaki tüm barış ve demokrasi yanlısı güçlerini de İran devletinin baskılarına karşı seslerini yükseltmeye çağırıyoruz.
Doğu Kürdistan halkının özgürlüğü, her şeyden önce siyasi partilerin ulusal demokratik ittifakından geçmektedir. Bu vesileyle 7 partiden oluşan "İran Kürdistanı Siyasi Partileri’nin İşbirliği İçin Diyalog Merkezi"ni saygıyla selamlıyoruz.
HAK-PAR, PDK-BAKUR, PSK ve PWK olarak; Doğu Kürdistan’daki halkımızı özgürlük mücadelesini ve İran ve Doğu Kürdistan halklarının zulme, katliamlara karşı başkaldırılarını; federal, demokratik, adil, özgür bir sistem ve gelecek için yürüttükleri mücadeleyi tüm gücümüzle destekliyoruz.”