Doç. Dr. Dürre: Kürt siyaseti ideolojilerden değil sahadaki güçten beslenmeli

10-01-2026
Foto: Rûdaw
Foto: Rûdaw
Etiketler Rojava Suriye Kürtler
A+ A-

Erbil (Rûdaw) - Uluslararası ilişkiler uzmanı Doç. Dr. İkbal Dürre, Rojava’daki son gelişmeleri Kürt tarihi açısından kritik bir dönemeç olarak nitelendirdi. Dürre, Kürt siyasi hareketinin sahadaki gerçek güce göre hareket etmesi gerektiğini vurgularken, ideolojilerin öncelikli olmaması ve yaratılan beklentilerin sahadaki gerçeklerle uyumlu olması gerektiğinin altını çizdi. Dürre, “Kürt siyasi hareketi süreci doğru yönetemiyor, halkta gereksiz beklenti yaratıyor” dedi.

Uluslararası ilişkiler uzmanı Doç. Dr. İkbal Dürre, Hevidar Zana’nın sunduğu Rûdaw bültenine katılarak Suriye ve Rojava’daki gelişmeleri, ayrıca Kürt siyaseti ve bölgedeki aktörlerin tutumlarını değerlendirdi. Dürre, özellikle Kürt siyasetinde yaratılan beklentiler ve sahadaki gerçek güç ilişkilerine dikkat çekti.

Uluslararası ilişkiler uzmanı Doç. Dr. İkbal Dürre, Rûdaw bültenine katılarak Suriye ve Rojava’daki gelişmeleri, Kürt siyaseti ve bölgedeki aktörlerin rolünü kapsamlı bir şekilde değerlendirdi. Dürre, özellikle sahadaki güç dengelerinin ve beklentilerin doğru yönetilmesinin önemine dikkat çekti.

“İkinci bir Kerkük sendromu yaşanmamalı”

Dürre, Rojava’daki son gelişmeleri Kürt tarihi açısından kritik bir olay olarak nitelendirdi:

“Şimdi bu çok önemli bir olay Kürtlerin tarihinde. Bunun ikinci bir Kerkük sendromuna dönüştürülmemesi lazım. Gerekli derslerin çıkartılması lazım. Birincisi şu: Hiçbir şey, ne ideolojiler ne propaganda, sahadaki nesnel şartların önünde değil. Yani gücünüz neyse ona göre talepleriniz orantılı olmalı.”

Dürre, bu nedenle Kürt siyaseti genel olarak tüm Kürtlerin bulunduğu alanlarda beklentileri sahadaki şartlarla uyumlu hale getirmeli dedi:

“Yaratılan beklentiler sahadaki şartlarla uygun olmalı. Çünkü çok ciddi bu anlamda bir sorun var. Onun için bu yönüyle soğukkanlı değerlendirip sonuçları çıkartabiliriz.”

“‘Kürtler anasını görmesin’ sloganı şimdi ‘Kürtler deniz görmesin’e çevriliyor”

Dürre, Kürtlerin Suriye’de kontrol ettikleri alanların azaltılmasının ve statü elde etmelerinin engellenmesinin temel sorun olduğunu vurguladı:

“Mesele Suriye’de PYD, YPG, DSG meselesi değil. Mesele, Kürtlerin kontrol ettikleri alanların azaltılması ve statü almalarının engellenmesi. Daha basite indirirsek, daha evvel ‘Kürtler anasını görmesin’ sloganı şimdi ‘Kürtler deniz görmesin’e çevriliyor. Yani Fırat’ın batısında Kürtlerin etkisini azaltmak yapılmak istenen bu. Bu sürpriz değil.”

Dürre, hatalı stratejinin sahadaki gerçekleri göz ardı eden beklenti artırma politikaları olduğunu söyledi:

“Beklenmedik olan, kütlerde beklentileri artıran bir siyaset izlenmesi. Yanlış olan bu.”

“Öyle ya da böyle Suriye’de adem-i merkeziyetçi bir yapı olacak”

Dürre, Suriye’nin gelecekteki idari yapısının merkeziyetçi olacağını ve Kürtlerin alan kaybının bu yapıyı engellemeyeceğini belirtti:

“Öyle ya da böyle Suriye’de adem-i merkeziyetçi bir yapı olacak. Bu yaşananlar bunu engellemez. Mesele bu yapının hangi bölge sınırlar içinde olacağı. Kaldı ki bu durum sadece Kürtlerle ilgili değil; oradaki Alevilerle, Dürzilerle de ilgili.”

Dürre, Kürtlerin elinin zayıflayacağını ancak bu durumun Suriye’nin geleceğinde Kürtlerin rol almayacağı anlamına gelmediğini söyledi:

“Evet zayıflatır tabii. Ama bu Kürtlerin Suriye’nin geleceğinde rol almayacakları ya da Suriye’nin adem-i merkezi olmayacağı anlamına gelmez.”

“Kürt siyasi hareketi süreci doğru yönetemiyor”

Dürre, Kürt siyasi hareketinin halkta gereksiz beklentiler yarattığını ve süreci doğru yönetemediğini belirtti:

“Kürt siyasi hareketi süreci doğru yönetemiyor, halkta gereksiz beklenti yaratıyor. Bir ay evvel güldükleri, dalga geçtikleri sloganları bir ay sonra kendi sloganlarıymış gibi söylüyorlar. Böyle siyaset olmaz. Bu kadar beklenti yaratıp hayal kırıklığına yol açmak doğru değil.”

Dürre, ideolojilerden uzak ve sahadaki gerçek güce göre diplomasi yürütülmesi gerektiğini vurguladı:

“Kürtlerin bir tek ideolojisi var: Kürtlük. Başka bir ideolojisi yok. Hak ve hukuku. Gücünü bilip ona göre diplomasi yapmak ve siyaseti ona göre şekillendirmek gerekiyor. Yoksa uçuk teorilerle milleti peşinden sürükleyip hayal kırıklığı yaratmak yanlış.”

Bölge aktörleri ve realist siyaset

Dürre, bölgedeki aktörlerin ve güç dengelerinin belli olduğunu ifade ederek realist bir yaklaşım önerdi:

“Bölgenin dinamikleri belli; Şam’da ABD’nin desteklediği bir yapı var, İsrail’in durumu belli, Türkiye’nin konumu belli, İran’da olacaklar belli. Bundan sonraki süreçte daha realist, gerçekçi siyasetler geliştirilmeli Bundan sonraki süreçte daha realist, gerçekçi siyasetler geliştirilmeli. Kürt siyasi hareketi gücünü ideolojilerden değil, bölgedeki toplam Kürt varlığından alıyor.”

Dürre, Kürt siyasi hareketinin gücünü ideolojilerden değil, bölgedeki toplam Kürt varlığından aldığını vurguladı:

“Kürtlerin gücü bölgedeki toplam Kürt varlığından geliyor. Hiçbir zaman Kürtlerin hak ve hukuku yerine gelmeden Orta Doğu’da bir düzen oluşmayacağını herkes biliyor. Türkiye de biliyor, Kürtlerle anlaşmasa elinin bölgede zayıf olacağını.”

“Kürt siyasi hareketi bedel üzerinden övünemez”

Dürre, Kürt siyasi hareketinin sahada verilen bedeller üzerinden değil, kazanılan haklar ve elde edilen koşullar üzerinden övünmesi gerektiğini vurguladı:

“Şu yanlış sürekli Kürt siyasetinde bedel ödemek, hayat kaybetmek, oradaki kahramanca yapılan aynı şeyi Peşmergenin de yaptığı, şu anda yaşananlar da bunlar işin başka bir boyutu. Ama bununla o insanlar, onların aileleri, çoluk çocukları övünsün. Siyasi hareket bununla övünemez. Siyasi hareket verilen bedel üzerinden kazanılan haklarla ve koşullarla övünebilir.”

Dürre, bedel ödenmesinin Kürtlerin siyasi getirisi ile orantılı olmadığını ifade ederek, sürecin daha rasyonel ve halkın beklentilerini yöneterek yürütülmesi gerektiğini belirtti:

“Bu kadar bedel ödenmenin şu anda siyasi getirisi her tarafta çok daha fazla olmalıydı. Bakın ben bunu sadece Rojava için söylemiyorum, her taraf için söylüyorum.”

“Kürt  partileri rasyonel ilişki geliştirmeli, millet bıktı artık”

Dürre, Kürtlerin ideolojik farklılıkları bir kenara bırakıp birlikte hareket etmesi gerektiğini belirtti:

“Şu andan itibaren yapılması gereken, Kürtlerin nüfus olarak yoğun olduğu bölgelerde tüm Kürt partilerinin birlikte rasyonel bir ilişki geliştirmesi. Artık ideolojik farklılıkları bırakmaları lazım. Millet bıktı, Kürt siyasi hareketlerinin çok önünde.”

Dürre, Türkiye’deki çözüm süreci ile Rojava’daki sürecin ayrı yürütülmesi gerektiğini vurguladı:

“Türkiye’deki süreç, Rojava’daki sürecin önünde engel olmamalı. Daha özenle çalışılmalı. Bu anlamda Türkiye’deki Kürt siyasetine çok büyük iş düşüyor.”

Yorumlar

Misafir olarak yorum yazın ya da daha etkili bir deneyim için oturum açın

Yorum yazın

Gerekli
Gerekli