TÜRKİYE BASIN ÖZETİ – 12 Mart Pazartesi

Star: Denize döktük bunu unutma!

Cumhurbaşkanı Erdoğan ‘Atalarımızın yaptığını yaparız’ diyerek Türkiye’yi küstahca tehdit eden Yunanlı mevkidaşı Pavlopulos’a seslendi: Masal yerine tarih kitabı oku.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’yi terörle mücadelede yalnız bırakan NATO’ya tepkisini dün de sürdürdü. AK Parti Bolu 6. Olağan İl Kongresi’nde konuşma yapan Erdoğan, şu mesajları verdi…

(“Reis bizi Afrin’e götür” sloganları üzerine) Ordumuz şu anda yolunda kaim, daim devam ediyor. Herhangi bir sıkıntı olduğu zaman sefer görev emrini ilan ederiz. Önce ben yola çıkarım, ardından da beraber yürürüz.    

Yeni Şafak: 200 bin kişi evine dönecek

Afrin, PKK’lı teröristlerden temizlendikten sonra yeniden inşa edilecek. İlçe huzura kavuşunca yaklaşık 200 bin kişinin evine dönmesi bekleniyor. Türkiye, Fırat Kalkanı’yla Cerablus’ta yaptığı gibi altyapı, çevre temizliği, eğitim, sağlık, asayiş ve adalet hizmetlerinin tamamını yerine getirecek.

Yakında teröristlerden tamamen temizlenecek Afrin’de hayat, ‘Cerablus modeli’ ile normale döndürülecek. Zeytin Dalı Harekâtı’nın amacını dünyaya Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ağzından “Biz işgal için girmedik” sözleriyle duyuran Türkiye, Fırat Kalkanı Harekâtı sonrası Cerablus ve Bab’da uyguladığı projelerin aynısını Afrin’de de hayata geçirecek.

Bu çerçevede terörden arındırma, yerleşim yerlerinin mayın-el yapımı patlayıcılardan temizlenmesi, sürdürülebilir insani yardım, altyapı gibi adımlar izlenerek sivil halkın dönüşüne uygun zemin hazırlanacak. Afrin’e Zeytin Dalı sonrası 200 bin kişinin dönmesi bekleniyor.

Cumhuriyet: Yoksulsan iyi eğitim yok

Bilimsel ve Laik Eğitim Hareketi yeni liselere giriş sistemini eleştirdi. Rapora göre İstanbul’daki 77 bin öğrenci açık lise, temel lise ya da özel liselere gitmek zorunda

Bilimsel ve Laik Eğitim Hareketi’nin, liselere girişte TEOG yerine getirilen sistemle ilgili hazırladığı rapora göre, ikamete göre öğrenci yerleştirme, İstanbul’da ciddi sorunlar ve mağduriyetlere yol açacak. Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi’nde dün düzenlenen toplantıda, Bilimsel ve Laik Eğitim Hareketi’nden Cihan Uyanık, “Bu Sistemde Kaos Var” başlığıyla sunduğu raporda, Milli Eğitim Bakanlığı’nın yayımladığı istatistiklere göre öğrencilerin ikamete göre yerleşmesine ilişkin son durumu ve sorunları anlattı. İstanbul’un en yoksul öğrencilerinin açıkta kalma riskinin yüksek olduğunu söyleyen Uyanık, daha çok yoksul ailelerin yaşadığı ilçelerde, öğrencilerin özel liselere de gidemeyeceği için geriye bir tek açık lise seçeneğinin kaldığına dikkat çekti. Öğrenci velisi Orhan Üstündağ, “TEOG’un beğenmiyorduk, ama onu arar duruma geldik şu an. Bu sistemde hem büyük bir adaletsizlik var hem de bir dayatma yapılıyor; yeni sistem imam hatiplere, açık liselere ve özel okullara gitmemiz için bir dayatma bu. Okullardaki eğitim sistemini dinselleştirmenin ve eğitimin içinin boşaltılmasının da önemli bir sorun olduğunu düşünüyoruz. Bu sistemin bir an önce kaldırılmasını ve acilen TEOG’a geri dönülmesini istiyoruz. Sonrasında önümüzdeki sene daha adil bir sistem kurulabilir. Ayrıca farklı türlerde okulların açılmasına yönelik bir çalışma yapılması gerekiyor. Fen liselerine, sosyal bilimler liselerine, spor liselerine ihtiyaç var. Eğitimde fırsat eşitliği, parasız ve laik eğitim Türkiye’nin geleceği için çok önemli” dedi.

Akşam: Cumhur ittifakı tankın üzerinde oluştu

AK Parti ve MHP'nin, siyasi partilerin seçim ittifakına ilişkin düzenlemeyi içeren 26 maddelik ortak kanun teklifi, Meclis Anayasa Komisyonunda kabul edildi. Ancak tartışmalar devam ediyor. Oy nasıl verilecek ve nasıl dağılacak?

Valilere sandık birleştirme ve taşıma yetkisinin verilmesi ve sandık başkanlarının kamu görevlilerinden oluşturulacak olması ne demek? Üzerinde sandık kurulu mührü bulunmayan zarf ve pusulalarda kanun ne diyor? Kolluk güçlerinin seçmen tarafından çağrılıyor olmasına tepki neden geldi?  İttifaka ilişkin merak edilenleri AKŞAM Gazetesi’nden Pınar Işık Ardor sordu, MHP Afyonkarahisar Milletvekili Anayasa Komisyonu Üyesi Mehmet Parsak cevapladı.

Cumhur İttifakıyla başlayalım. İki partinin ittifak yapmasıyla beraber şu soru çok soruluyor? Neden yapıldı?  AK Parti ve MHP’nin ittifakı demek iki partinin tüm programlarından vazgeçip tek bir parti gibi hareket etmesi anlamına mı gelecek? Türkiye’deki uygulaması itibarıyla nasıl olacak? 

Her şeyden önce “ittifak”, “koalisyon” ve “partilerin birleşmesi” gibi hususların arasındaki farkı ortaya koymanın faydalı olacağını düşünüyorum. Gündemdeki cumhur ittifakı yapılacak milletvekili seçimleri ve cumhurbaşkanlığı seçimi noktasındaki bir “ittifak ”tır. Dolayısıyla “partilerin birleşmesi” veya partilerin kendi parti programlarından vazgeçip tek bir partiymiş gibi hareket etmeleri söz konusu değil. Evet, 15 Temmuz sonrası yaşanan süreçte AK Parti ve partimiz MHP, milli devlet ve üniter devlet gibi ilkeler çerçevesinde Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğü ve son Türk Devleti’nin birliği, beraberliği, bekası ve uluslararası itibarı konusunda birlikte hareket etmektedir. Ancak bu durum iki partinin de kendi parti programlarından saptıkları veya sapacakları anlamını taşımaz. Sonuçta AK Parti ve MHP, kritik bir süreçte ulvi bir amaç için beraber hareket etmekle birlikte farklı iki siyasi partidir. Nitekim bu partilerin birlikte hareket ettiği konular olduğu gibi birbirinden farklı düşündükleri ve birbirlerini eleştirdikleri konular da bulunmaktadır. Sayın Genel Başkanımızın da ittifak yaklaşımı, her partinin kurumsal kimliğinin koruyarak birlikte seçime girebileceği bir ittifak modelidir.

Birgün: Başkanlığa ayarlı yeni personel rejimi

Hükümet, yeni kamu personel rejimine ilişkin yürütülen çalışmaların sonuç raporunu tamamladı. Buna göre, AKP’nin planladığı yeni rejim, kamuda performans sistemine dayalı ve güvencesiz çalışmanın hâkim kılınmasını öngörüyor

AKP, 2019 yılında resmileşmesi planlanan yeni döneme paralel olarak kamu personel rejimini de “performans” adı altında güvencesizliğin hâkim olacağı biçimde şekillendirmeyi planlıyor. “Tek adam” döneminde, “Kamu personelinin tek bir statüde ve tek bir işveren eliyle düzenlenmesi”, öngörülen yeni kamu personel rejiminin ana temasını oluşturuyor.

Recep Tayyip Erdoğan’ın da “kamuda özel sektör” modeli olarak isimlendirilen yeni sisteme ilişkin yaptığı açıklamalara uygun yeni model, 11’inci Kalkınma Planı çerçevesinde hazırlanarak tarafların görüşüne açıldı. 2019-2023 yıllarına ilişkin kalkınma planının “Kamuda İnsan Kaynakları” başlıklı bölümünde yer alan yeni düzenlemeler, AKP’nin yıllardır 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda yapmak istediği, ancak bir türlü hayata geçiremediği değişiklikleri yaparak kamuya güvencesizliği getirmeyi esas alıyor.

Türkiye: Diriliş başladı

“Birlikte yürüdüğümüz zaman yükselmişiz. Bu değerleri kaybedince de geri gitmişiz. Şimdi yeniden bir diriliş var. Dirliğimizi, beraberliğimizi, vatanımızı, bayrağımızı savunmak bizim namus borcumuzdur.”

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bolu ve Sakarya AK Parti İl konglerine katıldı. Hem kongre salonları hem de salon dışındakilere hitaben konuşmalar yapan Erdoğan, “Afrin’de Mehmetçiklerimiz terör örgütlerine karşı âdeta bir savaş icra ediyorlar. Hep böyle yürüyeceğiz. Zaten böyle yürüdüğümüz zaman yükselmişiz. Bu değerleri kaybedince de geri gitmişiz. Şimdi yeniden bir diriliş var. Bu diriliş, kendisini Afrin’de, Cerablus’ta gösterdi, El Rai’de El-Bab’da gösterdi” dedi.