Dersim (Rûdaw) – Dersim'de Alevilik inancında önemli bir yere sahip olan ve uzun yıllar unutulmaya yüz tutan Xızır ayı ritüellerini izlemek için İzmir'den kente gelen Tolga Tektaş, izlenimlerini Rûdaw'a anlattı.
Tektaş, geleneğin bugün daha rafine ve daha görünür bir biçimde, bu toprakların kendi insanları tarafından organize edilen bir ritüel olarak yeniden hayat bulduğunu söyledi.
Yaklaşık 40–45 kişilik bir topluluğun bir araya geldiğini belirten Tektaş, "Burada 'biz buradayız' diyen bir irade var. Avrupa'dan gelen var, İstanbul'dan gelen var. Katılanların belki yarısı Alevi, diğer yarısı ise farklı mesleklerden ve farklı inançlardan insanlar" dedi.
Kendisinin bir inancı olmadığını ancak Dersim'de hakikat diliyle ifade edilen inancın yaşanmışlıkla kurulan bağın kıymetli olduğunu vurgulayan Tektaş, "Bu bir söylem değil, bir yaşantı. Anlamıyla da etkileyici. Bu topraklarda her şeye rağmen bunu yaşatan, koruyan ve benimseyen insanlar var. Yaşamlarını bu bilinçle sürdürüyorlar" ifadelerini kullandı.
Ritüellerin yalnızca bir inanç meselesi olmadığını dile getiren Tektaş, doğayla kurulan ilişkinin belirleyici olduğuna dikkat çekti.
"Geyik de kutsal, dağdaki keçi de kutsal, su da kutsal. Doğayla barışık, kendisini doğanın bir parçası gören bir anlayış söz konusu. Allah inancını da bildik kalıplarla tanımlamıyorlar; hiçbir şeyi dayatılmış haliyle kabul etmiyorlar. Var olduğu için kabul edilen, varlığın kendisinden doğan bir kıymet anlayışı var" diye konuştu.
Dünyanın farklı yerlerinde benzer sistemlerin bulunabileceğini ancak burada öne çıkan yönün barışçıl karakteri olduğunu belirten Tektaş, "Büyüme, hükmetme ya da yayılma gibi bir gayesi yok. Belki de onu güçlü ve kalıcı kılan tam olarak bu sade ve iddiasız hali" dedi.
Tektaş, bu yalın ve hakikatli duruşun dünyayla kurduğu bağı da aynı şekilde sürdürmesini temenni etti.
Yorumlar
Misafir olarak yorum yazın ya da daha etkili bir deneyim için oturum açın
Yorum yazın