Miroğlu’ndan Rûdaw’ın haberi sonrası Kobanili Fatma için çağrı: Türkiye’ye getirelim

Erbil (Rûdaw) - Eski AK Parti Milletvekili Orhan Miroğlu, Rûdaw’ın bombardımanda iki bacağını kaybeden Kobanili hukuk öğrencisi Fatma’nın dramını anlatan haberi üzerine Sağlık ve Dışişleri Bakanlıklarına çağrıda bulundu. Miroğlu, “Fatma için bir ambulans uçak yollayıp ailesiyle beraber onu Türkiye’ye getirmek ne iyi olurdu” dedi.

Rûdaw’ın, Kobani’nin Xerabişk köyüne düzenlenen bombardımanda iki bacağını kaybeden Kobani Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisi Fatma Hacı Mahmud’un hikayesini duyurmasının ardından Türkiye’den anlamlı bir çağrı geldi.

Eski AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) üyesi ve eski Mardin Milletvekili Orhan Miroğlu, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda, Fatma’nın yaşadıklarından duyduğu derin üzüntüyü dile getirerek Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığı’na çağrıda bulundu.

“Haberi gözyaşları içinde dinliyorsunuz”

Miroğlu, Fatma’nın Rûdaw’a verdiği röportajdaki metanetinden etkilendiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Haberi gözyaşları içinde dinliyorsunuz ve içiniz yanıyor! Kobanî’de bir köy sabaha karşı bombalanıyor. Kobanî Üniversitesi Hukuk Fakültesi 1. sınıf öğrencisi Fatma o bombardımanda bacaklarını kaybediyor. Anlatırken öyle mahcup ki, bombalayanlara karşı nefret içeren tek cümle kurmuyor; ‘onların da kardeşi yok mu?’ diye soruyor, o kadar!”

Fatma’nın protez bacaklarla hayata tutunabileceğini belirten Miroğlu, “Kabul eder mi bilmiyorum ama Fatma için bir ambulans uçak yollayıp ailesiyle beraber onu Türkiye’ye getirmek, tedavisini yapıp ülkesine uğurlamak ne iyi olurdu!” diyerek yetkililere seslendi.

Bir gecede değişen bir hayat: Fatma’nın hikayesi

Rûdaw’ın haberiyle gündeme gelen 25 Ocak gecesi yaşanan saldırı, Fatma Hacı Mahmud’un hayatını bir gecede altüst etti.

Suriye ordusuna bağlı gruplar tarafından Xerabişk köyüne yönelik gerçekleştirilen topçu ateşinde, Fatma uykusunda yakalandığı enkaz altında iki bacağını kaybetti.

Rûdaw’a konuşan Fatma, enkaz altındaki o dehşet anlarını şu sözlerle anlatmıştı:

“Gözlerimi açtığımda vücudumun yandığını hissettim, her yer harabeye dönmüştü. Abim bana ‘Dayan, gitme, ölme. Annem ve babam köyde bizi bekliyor’ diyerek güç verdi.”

“Halkımın hakkını uluslararası mahkemelerde savunacağım”

Fiziksel kaybına ve yolların kapalı olması nedeniyle Suriye yönetiminin kontrolündeki bölgede kalan anne ve babasını görememesine rağmen Fatma, eğitimine devam etme konusunda kararlı.

Gelecekte iyi bir avukat olup kendisine ve halkına yönelik bu haksızlıkların hesabını sormak istediğini belirten Fatma, “Sadece kendi hevesim için değil, babamın hatırı için okuyacağım. Avukat olmak istiyorum. Hem kendi hakkımı hem de halkımın hakkını savunmak, bu haksızlıklara karşı durmak istiyorum. Uluslararası mahkemelerde bu vahşetin hesabını sormak için mücadele edeceğim” demişti.

Saldırıyı gerçekleştirenlere nefretle değil, insani bir sorgulamayla seslenen genç hukuk öğrencisinin “O emri veren kişinin bir kız kardeşi, bir ailesi yok muydu?” sorusu, ise herkesi derinden etkiledi.

Kobani Üniversitesi’ndeki arkadaşları tarafından diz çökerek karşılanan Fatma, şimdi yeniden ayağa kalkabilmeyi bekliyor.