Babasının Alman annesinden kaçırdığı çocuk 7 yıl sonra çöp yığınları içinde bulundu
Haber Merkezi - Bursa'da Umut K.'nin, Alman sevgilisi Rebecca S.'den (30) kaçırıp, sakladığı çocukları N.S. (8), 7 yıl sonra polisin operasyonu ile harabe bir evde bulundu.
Babaanne Hanife S.'yi (60) adım adım izleyen 6 kişilik özel ekibin çalışması ile bulunan N.S. devlet korumasına alınırken, 7 yıl boyunca evden çıkarılmadığı belirtilen çocuğun kurtarıldığı anlar, kameraya yansıdı.
DHA’nın haberine göre; Mustafakemalpaşa ilçesinde oturan Umut K., çalışmak için gittiği Almanya'da Rebecca S. isimli Alman kadın ile birlikte yaşamaya başladı. Çiftin 2018 yılında erkek çocukları dünyaya geldi. Umut K., bir yıl sonra Alman sevgilisi ve 1 yaşındaki oğlu N.S. ile birlikte babasından ayrıldıktan sonra yeniden evlenen annesi Hanife S.'yi ziyaret etmek için Bursa'ya geldi.
Almanya’ya geri dönmeme kararı alan Umut K., Rebecca S.'ye oğlunu kendisine bırakıp, ülkesine geri dönmesini söyledi. Çıkan tartışmanın ardından iddiaya göre Umut K., oğlunu kaçırmaya karar verdi. Oğlu N.S.'yi annesi Hanife S.’ye bırakıp, bir yakınının yanına götürülmesini isteyen Umut K., Rebecca S. ile birlikte markete gitti. Geri döndüklerinde kaybolduğu söylenen oğlunu evde bulamayan Rebecca S., polise gidip şikayette bulundu.
Suç duyurusunda bulunup, ülkesine döndü
İlçede günlerce oğlunu arayan Rebecca S., çocuğunu kaçırdığından şüphelendiği Umut K. ve annesi hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunup, ülkesine geri döndü. Babaanne Hanife S. ve baba Umut K. hakkında dava açılırken, bu süreçte N.S. babasının akrabaları tarafından dört duvar arasında, dışarıya çıkmasına izin verilmeden saklandı.
Özel ekip, 'imza' izinden gitti
Umut K., 2 yıl önce geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti, babaanne Hanife S.'nin de duruşmaya gelmemesi üzerine hakkında arama kararı çıkarıldı.
Gözaltına alınan Hanife S., haftada bir kez polise giderek imza atması şartıyla serbest bırakıldı. Hanife S., diğer duruşmalara da katılmayınca, İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, Mustafakemalpaşa Başsavcılığı'nın izniyle babaanneyi takibe aldı. Kurulan 6 kişilik özel ekip, haftada bir kez polis merkezine gelerek imza atan ve günün belirli saatlerinde halasının oğlu Recai M.'nin evine giden babaanneyi adım adım takip etti.
Kıyafet ve çöp yığınları arasında bulundu
Annesinin de Alman uyruklu olduğu belirtilen Hanife S., 10 Mart'ta polis merkezine gelip, imza attıktan sonra özel ekip tarafından izlendi. Babaannenin etrafını kontrol edip, şüpheli tavırlarla harabe bir eve girdiğini gören ekipler, operasyon düğmesine bastı. Düzenlenen baskında N.S., kıyafet ve çöp yığınları arasında bitkin halde bulundu. Hiç okula gitmeyen ve 7 yıl boyunca evden dışarı çıkmasına izin verilmeyen N.S. özel ekip tarafından kurtarılırken; o anlar kameraya yansıdı.
Babaanne ile kuzeni tutuklandı
N.S., sağlık kontrollerinin ardından Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü'ne teslim edilip koruma altına alındı. Gözaltına alınan Hanife S. ile halasının oğlu Recai M. ise emniyetteki işlemlerinin ardından 'Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma' suçundan tutuklandı. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.
30 günlük takiple, 300 saatlik görüntü izlenerek bulundu
Mustafakemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde; İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü’ne bağlı Gasp Büro Amirliği, Cinayet Büro Amirliği ve Kayıp Şahıslar Büro Amirliği personelinden oluşturulan özel ekip tarafından, 30 gün süren teknik ve fiziki takip ile 300 saatlik kamera görüntüsü incelenerek, babaannesi Hanife S. tarafından saklandığı harabe evde bulundu.
Oğlunu aradığı bir video paylaşmış
Diğer yandan Rebecca S.'nin, 3 Ekim 2019 tarihinde kaybolduğu söylenen çocuğunu bulmak için sanal medya hesabından video paylaştığı ortaya çıktı. 5 yıl önce yayınlanan görüntülerde; Rebecca S.'nin, "Merhaba değerli Türk arkadaşlar, oğlum 2 yıl önce Bursa bölgesinde babası Umut ve babaannesi Hanife tarafından kaçırıldı. Tüm gücümü, üzüntümü ve mutluluğumu oğlumun bulunmasına feda ettim. Fakat onu bulamadım.
Ekim ayında oğlum 3 yaşına basacak. Hala ondan haber alamadım. Benim için vazgeçmek bir seçenek olamaz. Belki bir ihtimal oğlumun nerede bulunduğunu biliyorsunuzdur. Belki babaanne ya da babasıyla karşılaşmış olabilirsiniz. Çaresiz kaldığım için bu yola başvurdum ve sizden oğlumun nerde olabileceğine dair bir ipucu almayı ümit ediyorum" diyerek yardım çağrısında bulunduğu görüldü.
Anne ve oğlu buluştu
Anne R.S'nin Almanya'dan Türkiye'ye gelip geçici mahkeme kararıyla devlet koruması altına alınan oğlunu gördüğü, çocuğun ise 1 yaşındayken ayrıldıkları için annesini tanımadığı belirtildi. N.S'nin Almanya'da yaşayan annesine teslim edilmesi konusundaki davanın sürdüğü belirlendi.
Babaannenin savcılık ifadesi ortaya çıktı
H.S, Türkiye'ye döndükten yaklaşık 1 ay sonra R.S'nin Almanya'ya gitmek istediğini öne sürerek, şunları kaydetti: "Bu durum Umut ile arasında tartışma başlattı. Hatta bu süreçte R.S, Almanya'da tanıdığı 2 Türk arkadaşını da destek için çağırmıştı. Tam tarihini hatırlamamakla birlikte dosyada geçen olayın ilk günü Umut beni telefonla arayarak R.S'yi ikna edemediğini, çocuğu alıp evden uzaklaştırmamı istedi. İlk önce aralarını yapmaya çalıştım ancak Umut çok kararlıydı. Hemen torunum N.S'yi hazırlayarak komşum olan ancak şu an ismini hatırlayamadığım Azerbaycanlı bir kadının yardımıyla Karacabey Boğazı'nda bulunan halam Emine'nin evine giderek Umut'u bekledik."
H.S, daha sonra oğlunun çocuğu aldığını ve onlardan 1 yıl boyunca haber alamadığını belirterek, şöyle devam etti:
"Bir süre sonra parası bitince arkadaşları aracılığıyla para istiyordu. Kendilerine para gönderiyordum. Bildiğim kadarıyla Umut bu süre zarfında Adana, Mersin gibi yerlerde adres değiştirmiş. Ben onlara uzun bir süre maddi yardım yaptım ancak yaklaşık 4 yıl sonra Umut ve N.S. ile Gemlik'te buluştuk. Onlar gelmeden kalacakları her şeyi ayarlamıştım. Kendime de Kurşunlu'daki evi tutmuştum. Bu süre zarfında takip edilmemek için Umut ve N.S. evden çıkmıyorlardı. Ben kendilerinin ihtiyaçlarını gideriyordum. Birkaç yıl bu şekilde yaşadıktan sonra Umut hastalandı. Kendisine hastaneye gitmesini söyledim ancak yakalanacağını düşünerek hastaneye gitmeyi tedavi olmayı reddetti. 27 Mayıs 2024 günü de Kurşunlu'daki evimdeyken fenalaşarak hayatını kaybetti."
"Hiçbir zaman yanımdan ayırmadım"
Cenaze işleri için torunuyla Mustafakemalpaşa ilçesine geldiklerinde yakalanma endişesiyle birkaç kez adres değiştirdiğini anlatan H.S, "Çeşitli yerlerde evler aradım. Bir süre sonra hakkımdaki yakalama kararı nedeniyle yakalandım. Sonrasında adliyedeki adli işlemlerden sonra serbest bırakıldım. Haftada bir imza için emniyete gitmeye başladım. Sonrasında kalmak için farklı yerler aramaya başladım. Bu süreçte ailemden hiçbir şekilde yardım almadım. Bu süre içerisinde N.S'yi hiçbir zaman yanımdan ayırmadım. Gece dışarı çıktığımda bir bayan arkadaşımın yanına bırakıyordum" ifadelerini kullandı.
H.S, bir süre Mustafakemalpaşa çevresinde bulunan adresini bilmediği prefabrik yerde kaldıklarını ifade ederek, orada kolay bulunabileceğini düşünüp tekrar adresini değiştirmek istediğini, uygun olan tek kişinin de halasının oğlu olan R.M'nin evi olduğunu anlattı.
“Okula kayıt ettiremedim”
Onun evine giderken kendisiyle iletişim kurmadığını belirten H.S, şunları ifade etti:
"Anahtarı koyduğu yeri biliyordum. Mecbur kaldığım için anahtarı oradan alarak evin içerisine girdim. Kendisi de benim mecburiyetimi gördüğü için bize kalmak için imkan sağladı. Onun bu konuyla alakası yoktur. Yaklaşık 1 aydır bu evde N.S. ile birlikte kaldık. Yakalanırız korkusuyla N.S'yi dışarı çıkarmazdım. Prefabrik evden N.S'yi kuzenim R.M'nin evine kız kıyafetleri giydirerek gizlemek suretiyle getirdim. Durumumuzdan dolayı okula kayıt ettiremedim ancak evimizdeki imkanlarla internetten her türlü ders programını indirip öğretmeye çalışıyordum."