TBMM’de Enfal Soykırımı anıldı: ‘Kürtlerin acısı bu Meclis'in acısı olmalıdır’

Erbil (Rûdaw) - Kürdistan’da Baas rejimi tarafından gerçekleştirilen Enfal Soykırımı’nın 38’inci yıl dönümü vesilesiyle TBMM Genel Kurulu’nda söz alan milletvekilleri, katliamı kınayarak "adalet ve hafıza" vurgusu yaptı. Vekiller, Enfal’in Türkiye tarafından resmen "soykırım" olarak tanınması çağrısında bulundu.

TBMM Genel Kurulu’nun 14 Nisan 2026 tarihli oturumunda söz alan DEM Parti, CHP ve DEVA Partisi milletvekillleri, 200 bine yakın Kürt’ün katledildiği Enfal Soykırımı’nın yıl dönümü hakkında konuştu.

Gülderen Varlı: “Bu suç Allah katında da hukukta da sabittir”

DEM Parti Van Milletvekili Gülderen Varlı, Enfal’in insanlık dışı boyutuna dikkat çekerek şunları söyledi:

"14 Nisan 1988'de yaşanan Enfal Katliamı'nı ve Kürt halkına yönelik gerçekleştirilen diğer katliamları unutmadık, unutturmayacağız. Binlerce insanın katledilmesi, yerinden yurdundan edilmesi ve bir halkın varlığının hedef alınması hem Allah katında hem de evrensel hukukta açık bir suçtur. Ne yazık ki bu suçlar yalnızca geçmişte kalmamış, bugün de farklı biçimlerde sürdürülmektedir. Kürt halkının kimliği, varlığı ve kazanımları hâlen hedef alınmaktadır. Ancak yüzyıllardır sürdürülen bu yok etme politikalarına karşı Kürtler artık daha güçlü bir ulusal birlik iradesiyle yan yana durmaktadır. Enfal Katliamı'nda yaşamını yitirenleri saygıyla anıyoruz. Bugün Ortadoğu'da işlenen suçlar, Enfal'de olduğu gibi gizli kalmayacaktır."

Mehmet Emin Ekmen: “Bölgeyi yıkımdan kurtarmalıyız”

DEVA Partisi Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, Enfal’in sadece bir Kürt trajedisi değil, bölgesel bir sorumluluk olduğunu ifade etti:

"Bu hafta anmamız gereken acı vakalardan biri de Irak'ta 1986-89 yılları arasında 200 bine yakın insanın yaşamını yitirdiği, 4 bin 500 civarında köyün tahrip edildiği, 1 milyondan fazla kişinin mülteci durumuna düşürüldüğü Enfal Katliamı'dır. 16 Mart 1988 Halepçe katliamı ile bir soykırım olarak tescillenmiş bu süreç, birçok devletin parlamentosu tarafından da soykırım olarak tanımlanmıştır. Bu acılı hatıraları yad etmemiz sadece bir anma değil; Ortadoğu'yu Türk, Kürt, Arap ve diğer bütün unsurlarla birlikte barış içerisinde bir bölgeye dönüştürmenin sorumluluğudur. Ümit ediyoruz ki bölgemizi, İsrail'in soykırımcı politikalarının bir parçası olmaktan çıkartıp bütün devletleri birer barış adasına dönüştürürüz."

Sezai Temelli: “İran’da Kürt idamları devam ediyor”

DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, Enfal zihniyetinin bugün hala farklı aktörler eliyle sürdürüldüğünü savundu:

“200 binden fazla enfal kurbanını anarak sözlerime başlamak istiyorum. Bu bölge her zaman büyük acılar gördü; bunlardan en büyüğü 1988’de Saddam’ın Beis rejimi eliyle yapılan Enfal Jenosidi’ydi. Baskıcı ve faşist rejimler, halklara yönelik saldırı ve soykırımlarını bugün de sürdürüyorlar. Bugün Ortadoğu’da yine bir savaşın içindeyiz. Bu acılar geçmişte vardı ama bugün de Filistin’de ve İran’da devam ediyor. Emperyalist güçler halkları kırmaya çalışırken, aynı zamanda İran rejimi de Kürtleri idam etmeyi sürdürüyor.”

Murat Emir: “İnsanlık tarihinin gördüğü en ağır kimyasal vahşet”

CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, Halepçe ve Enfal sürecindeki teknik vahşete dikkat çekti:

"38 yıl önce Enfal operasyonu ile başlatılan ve Halepçe'de 5 binin üzerinde Kürt'ün ve toplamda 200 bine yakın insanın katledilmesiyle sonuçlanan, insanlık tarihinin gördüğü en ağır kimyasal silahların kullanıldığı vahşeti kınayarak başlamak istiyorum. Böylesine vahşetleri bir daha yaşanmaması için hafızamızda tutmak gerektiğini de bir kez daha altını çizerek takdirlerinize sunuyorum."

Yılmaz Hun: “Rojava’da tarih tekerrür ettirilmek istendi”

DEM Parti Iğdır Milletvekili Yılmaz Hun, yakın dönemdeki tehlikelere işaret etti:

“Enfal, insanlık vicdanında derin bir yaradır. Bu katliam sadece geçmişin bir ürünü değil, her an tekerrür etme riski taşıyan karanlık bir zihniyetin sonucudur. Daha birkaç ay önce Rojava’daki halkımızı ‘enfal etmek’ için yapılan çağrılar, tarihin tekerrür ettirilmek istendiğini gösterdi. Ancak Kürt halkının birliği ve mücadelesi buna set çekti. Görevimiz barışı büyütmek ve bu acıların bir daha yaşanmaması için insanlığın ortak vicdanını korumaktır.”

Sırrı Sakık: “Enfal Soykırım olarak tanınsın”

DEM Parti Ağrı Milletvekili Sırrı Sakık ise Türkiye’nin dış politikasındaki "soykırım" hassasiyetini Enfal için de talep etti:

"Biz Kürtler, bu 100 yıllık süre içerisinde dört parça Kürdistan coğrafyasında çok acı dolu yıllar yaşadık. Tam 38 yıl önce katil Saddam tarafından üç yıl boyunca 200 bin Kürt katledildi. Türkiye Büyük Millet Meclisi nasıl Bosna'daki katliamları soykırım olarak görüyorsa, Filistin'i nasıl görüyorsa; ben de dün bir kanun teklifi hazırladım ve bu Meclis'e sundum. Buradaki kardeşlerimize karşı yapılan bu katliamı bu Meclis bir soykırım olarak görmelidir. Eğer birlikte yaşayacak ve ortak bir hukuk oluşturacaksak, Kürtlerin acısı bu Meclis'in acısı, Kürtlerin dertleri bu Meclis'in gündemi olmalıdır."

Enfal Soykırımı

1986-1989 yılları arasında Saddam Hüseyin liderliğindeki Baas rejimi tarafından Güney Kürdistan’da yürütülen "Enfal" operasyonları kapsamında, yaklaşık 182 bin Kürt katledilmiş, 4 bin 500 köy yerle bir edilmiş ve yüz binlerce insan Irak çöllerindeki toplu mezarlara gömülmüştü. 14 Nisan, her yıl Kürdistan Bölgesi ve dünyadaki Kürtler tarafından "Enfal Kurbanlarını Anma Günü" olarak kabul ediliyor.