Aygül Doku: Kızımızı kötü bir şeye zorluyorlar ama bunu kabul etmediği için öldürüyorlar
Haber Merkezi – Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku, kardeşinin bir şantaj veya yasa dışı bir işe zorlandığını, Gülistan’ın bu duruma direnmesi üzerine ortadan kaldırıldığını söyledi
Aygül Doku, “Kızımızı kötü bir şeye zorluyorlar. Kızımız da bunu kabul etmediği için, 'Sizi ifşa edeceğim' dediği için Gülistan'ı öldürüyorlar” dedi.
Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun 5 Ocak 2020’den bu yana kayıp olmasıyla ilgili yürütülen soruşturmada, abla Aygül Doku Halk YV canlı yayınında açıklamalarda bulundu.
Dönemin mülki amirlerini ve kamu görevlilerini doğrudan hedef alan Doku, kardeşinin bir cinayete kurban gittiğini ve olayın organize bir şekilde örtbas edildiğini söyledi.
Yaklaşık yedi yıldır kendisinden haber alınamayan Gülistan Doku dosyasında, Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan yeni süreç ve 13 kişinin gözaltına alınmasıyla birlikte sarsıcı iddialar gündeme geldi.
Aygül Doku, kardeşinin kaybolmadığını, planlı bir şekilde öldürüldüğünü öne sürerek dönemin kamu görevlileri hakkında ağır suçlamalarda bulundu.
"İntihar senaryosuyla deliller karartıldı"
Aygül Doku, olayın ilk gününden itibaren kamuoyunun ve ailenin "intihar" algısıyla yanıltıldığını söyledi. Dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’i hedef gösteren Doku, şu ifadeleri kullandı:
“Bizi o kente ilk geldiğimiz zaman hemen dönemin valisi Tuncay Sonel apar topar köprüye götürdü. 'Kızınız intihar etti' dedi. Biz 7 yıldır papağan gibi tekrar ediyoruz: Kızımız intihar etmedi. Çünkü kızım beni aramıştı, benden KPSS kitaplarını istemişti, anneme hediyeler almıştı. O an aklınıza böyle şeytani bir şey gelmez. Bir vali bir şey diyorsa 'bir bekleyelim' dedik. Aslında Tuncay Sonel, Gülistan’ın o suda olmadığını ilk günden beri biliyordu."
“Katili ilk defa açıklıyorum”
Abla Doku, yıllardır süren sessizliğini bozarak cinayetin faili olduğunu iddia ettiği ismi ilk kez kamuoyuyla paylaştı. İddiasını, şu an Amerika’da bulunan Umut Altaş isimli bir tanığın baroya gönderdiği nota dayandıran Doku, şunları söyledi:
“Umut'u da o sürede apar topar Amerika'ya göndermiş”
“Kızımızın katili Mustafa Türkay Sonel'dir (Dönemin valisinin oğlu). Biz bu katili, onun en yakın arkadaşı olan Umut Altaş’tan öğrendik. Umut bana, 'Abla benim bildiğim çok şey var, ben sana yardımcı olacağım' dedi. Tuncay Sonel her şeyi o kadar şeytani hesaplamış ki; sadece bizi o köprüye götürüp delilleri silmekle yetinmemiş, Umut'u da o sürede apar topar Amerika'ya göndermiş."
“Kötü bir şeye zorladılar, kabul etmeyince öldürdüler"
Cinayetin nedenine ilişkin de çarpıcı bir iddia ortaya atan Aygül Doku, kardeşinin bir şantaj veya yasa dışı bir işe zorlandığını öne sürdü. Gülistan’ın bu duruma direnmesi üzerine ortadan kaldırıldığını belirten Doku, süreci şöyle anlattı:
“Kızımızı kötü bir şeye zorluyorlar. Kızımız da bunu kabul etmediği için, 'Sizi ifşa edeceğim' dediği için Gülistan'ı öldürüyorlar. Gülistan o gece Zaynal'a gidiyor, bunu anlatıyor. Orada Gülistan'ı bir şeye zorluyorlar. Gülistan böyle bir yolun yolcusu değil, kabul etmiyor. 'Sizi şikayet edeceğim' dediği için 'Gülistan'dan kurtulalım' diyorlar. Gülistan'ıma tuzak kurmuşlar."
“Susma karşılığında kan parası yediler"
Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Celal ve Nurşen Altaş çifti hakkında da konuşan Doku, bu kişilerin olayı bildiklerini ancak maddi menfaat karşılığında sustuklarını iddia etti:
“Susma karşılığında Gülistan'ın kan parasını yiyenler, bugünkü gözaltında olan Celal ve Nurşen Altaş'tır. Biz ve dalgıçlar karda kışta Gülistan'ı ararken, bunlar susmayı tercih edip Ordu'ya valiyi ziyarete, tatile gidiyorlar. Sahilde fotoğrafları var. Vali bunları yediriyor, içiriyor; Gülistan’ın kan parasını yediriyor. Çok korkunç bir felaketle karşı karşıyayız."
Soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Başsavcısı Ebru Cansu’nun "iğneyle kuyu kazar gibi" çalıştığını belirten Aygül Doku, adaletin tecelli etmesi için İçişleri Bakanlığı’nın da harekete geçmesi gerektiğini vurguladı:
“Başsavcımız Sayın Ebru Cansu gerçekten tarih yazıyor. Ama bu kıymetli adım kadar İçişleri Bakanımız Sayın Mustafa Çiftçi'nin de bir adım atması gerekiyor. Dönemin valisi Tuncay Sonel’in yargılanıp sorgulanabilmesi için görevden alınması (açığa alınması) lazım. Bu dosyada Tuncay Sonel yargılandığı, gözaltına alındığı zaman dosya çözülecek. Bütün ipler onda kopuyor."