Barrack: Yeni düzende herkes kendi sorumluluğunu üstlenmeli
Haber Merkezi – ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, dünyada yeni bir düzenin şekillendiğini belirterek, “Artık bölgeler kendi sorunlarını kendileri çözmeli” dedi.
Antalya Diplomasi Forumu (ADF) 2026 kapsamında basın mensuplarına konuşan Barrack, Suriye’de yaşanan gelişmeleri değerlendirerek mevcut süreci “başarılı bir deney” olarak nitelendirdi.
“Sokaktaki insanlar artık umut dışında başka duygular hissetmeye başladı” diyen Barrack, bunun sahadaki değişimin en önemli göstergelerinden biri olduğunu vurguladı.
“Askeri koruma anlayışı değişiyor”
Barrack, ABD Başkanı Donald Trump’ın “güç ve refah yoluyla barış” yaklaşımının etkili olduğunu savunarak, küresel güvenlik anlayışının değiştiğine dikkat çekti.
“Gerektiğinde müdahale ederiz ancak 1945’ten bu yana süren askeri koruma ve güvenlik düzeni değişiyor. Herkes kendi sorumluluğunu üstlenmeli” ifadelerini kullandı.
Suriye’de özellikle Dürzi nüfusun yoğun olduğu Süveyda bölgesine değinen Barrack, bölgenin komşularıyla uyum içinde hareket etmesinin önemli bir fırsat sunduğunu söyledi.
Ürdün’ün rolüne de dikkat çeken Barrack, “Ürdün bize sorunların nasıl çözülebileceğine dair bir yol haritası sundu” dedi.
“İsrail-Lübnan ateşkesi hassas ama önemli bir adım”
İsrail ile Lübnan arasındaki geçici ateşkese ilişkin değerlendirmelerde bulunan Barrack, sürecin son derece hassas olduğunu belirtti.
Kasım 2024’te varılan anlaşmanın doğrudan taraflar arasında yapılmadığını hatırlatan Barrack, ABD Başkanı Trump’ın müdahalesinin sürece katkı sağladığını ifade etti.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun süreci “etkin şekilde yürüttüğünü” belirten Barrack, atılan adımların küçük ama zaman içinde sonuç verecek nitelikte olduğunu söyledi.
“Lübnan yeni bir iç savaş istemez”
Bölgede güven sorunu bulunduğuna işaret eden Barrack, Lübnan’ın yeniden uzun süreli bir iç savaşa sürüklenmek istemediğini vurguladı.
Lübnan ordusunun Hizbullah’ı tamamen ortadan kaldırmasının mümkün olmadığını dile getiren Barrack, İsrailliler ile Lübnanlıların bir araya gelmesinin “önemli bir fırsat” olabileceğini savundu.