Haber Merkezi - CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Bediüzzaman Said-i Kurdi’nin yasaklanan kitapları için AYM'ye başvurduklarını söyledi. Kılıçdaroğlu ayrıca Millet İttifakı'nın cumhurbaşkanı adayını 6 lider olarak görüşüp karara bağlamak zorunda olduklarını söyledi.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, İBB Cem Karaca Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilen Hür Düşünce Hareketi 1. Olağan Genel Kurulu'na katıldı.
Kılıçdaroğlu, burada yaptığı konuşmada, "Biz artık kavga etmek istemiyoruz. Bayrağımızın altında özgürce yaşamak zorundayız ve biz bunu sağlayacağız. Bir ülkeyi ileriye taşıyan temel faktör bilgidir, birikimdir değerli arkadaşlar. Üniversiteleri bilgi üretmeyen toplumun ileriye gitme şansı yoktur” dedi.
Üniversiteleri değer görmeyen toplumların çağdaş uygarlığa ulaşamayacağını belirten Kılıçdaroğlu, bilimden ve aykırı düşünceden korkulmaması gerektiğini dile getirdi.
Kılıçdaroğlu, “Şehir üniversitemiz vardı. Kapatıldı. Bizim Cumhuriyet tarihinde bir ilk galiba bir üniversiteyi kapatmak. İntikam duygusuyla bir üniversiteyi kapatıyorsunuz. Boğaziçi Üniversitesi var. 'İlla benim dediğim olacak' anlayışıyla bu üniversite kan kaybediyor. Bilimden, aykırı düşünceden korkulmaz. En değerli şey aykırı düşüncedir. Benim gibi düşünmeyen insanın düşüncesi değerlidir. Katılmayabilirsiniz ama farklı düşüncelere saygı duyacaksınız" diye konuştu.
Kemal Kılıçdaroğlu, 6'lı masanın çalışmalarına değinirken, "Bizler Türkiye'nin üretmesini, büyümesini, kalkınmasını istiyoruz. Adalet, demokrasi, özgürlük istiyoruz. Yani olağanüstü güzel bir paydanın üstünde bir aradayız. O paydada farklılığımız yok, o paydada biriz. O paydada bir olduğumuz sürece de göreceksiniz Türkiye geleceğe güvenle bakacak" ifadesini kullandı.
Demokratik yollarla otoriter yönetimi değiştireceklerini savunan Kılıçdaroğlu, Türkiye'de katma değeri yüksek ürünler için üniversitelerin bilgi üretmesi gerektiğini vurguladı.
Türkiye'de güçlü bir sosyal devletin inşa edilmesi gerektiğini kaydeden Kılıçdaroğlu, "Güçlü bir sosyal devlet inşa edemezseniz Türkiye'de huzuru ve barışı sağlayamazsınız. Herkesin işinin, aşının olması lazım. Herkesin sağlıklı geçinmesi lazım. Bu her evde huzurun ve bereketin olması demektir. Güçlü bir sosyal devlet bizi bir arada tutan temel bir kavramdır. Dolayısıyla toplumda yaşayan her kesime iyi bir sağlık, iyi bir gelir, iyi bir eğitim vermek zorundasınız. Bu sosyal devletin gereğidir" değerlendirmesini yaptı.
6’lı masa cumhurbaşkanı adayı
Kılıçdaroğlu, 6'lı masanın işinin kolay olmadığını ancak Türkiye'yi aydınlığa çıkarma noktasında çok kararlığı olduğunu ifade etti.
Liyakatin önemine değinen Kılıçdaroğlu, "Sürdürülebilirliğin anahtarı devlette liyakattir. En iyi yönetici kendisine en az ihtiyaç hissettiren kişidir. Devletteki liyakatin özü de budur" dedi.
Kılıçdaroğlu, cumhurbaşkanı adayını neden açıklamadıklarına ilişkin, "Önce 6 lider olarak biz neyi nasıl yapacağımızı bütün ayrıntılarıyla görüşüp karara bağlamak zorundayız. Sonra milletin önüne çıkmak zorundayız. O kararlar aynı zamanda ittifakın güçlü olması, sürekli olması, Türkiye'nin aydınlığa kavuşması için son derece değerlidir" diye konuştu.
"Said-i Nursi'nin kitapları için aym'ye başvurduk"
İnsanların yaşam tarzlarında özgür olduğunu dile getiren Kılıçdaroğlu, "Artık Cumhuriyetimizi aydınlık, güzel bir demokrasi ile taçlandırmak istiyoruz. Bir anekdot paylaşayım: Said-i Nursi'nin kitapları yasaklandı. AYM'ye başvurduk. AYM iptal etti. Neden kamuoyuyla paylaşmadın dediler. Dedim ki kamuoyuyla paylaşırsak sanki biz oy için bunu yapıyoruz algısı çıkar. Biz oy için değil bunu demokrasi için yapıyoruz. Kitap yasaklanmaz değerli arkadaşlar. 21. yüzyıldayız. İnsanların inançlarına müdahale edilir mi? Allah'la kul arasına girmeye kimin hakkı var. Kime bu yetki verildi? İnsanların kimlikleri kendi onurudur. İnançları kendi değeridir. Yaşam tarzlarını özel olarak eleştirmeyeceğimiz bir alandır. Bizim görevimiz insanların huzur içinde yaşamasıdır. İnanç mı? İsteyen istediğine inanır. Belediye başkanları arkadaşlarıma şu talimatı verdim. Kişiler nerede ibadet etmek istiyorsa oraları tertemiz edeceksiniz. Tertemiz mekan yaratmak bizim görevimizdir" şeklinde konuştu.
"Şeffaf olmayan hiçbir şey kalıcı değildir"
Gelecek Partisi Genel Başkanı Davutoğlu ise devletin gerçek sahibinin millet olduğunu söyledi.
Davutoğlu, "Bütün bu tecrübelerin üzerinde yeni bir eşikteyiz. Demokrasi kültürümüzü ayağa kaldırmak zorundayız" dedi.
Türkiye'nin yeni bir yol ayrımına girdiğini belirten Davutoğlu, 6'lı masanın en büyük gücünü "6 farklı bileşenin bir masa etrafında toplanmış olması" şeklinde yorumladı.
Davutoğlu, şöyle konuştu:
"(Cumhur İttifakı) İlişkileri berrak değil, şeffaf değil. Bizim metinlerimiz belli, ne yaptığımız belli. Acaba Sayın Erdoğan ile Sayın Bahçeli, kapalı kapılar ardında neyi konuşuyorlar biliyor muyuz? Kendi kurmayları biliyor mu? Sayın Perinçek'in sol bir otorite, Çin otoritesinin temsilcisi olarak masadaki rolü 'Dümen bende' diyor, ne kadarı onda acaba? Mafyalar, organize suç örgütleriyle anılan insanlarla girilen ilişkiler, her gün daha önce ülkenin en büyük düşmanı ilan edilen yabancı güçlerin, ülkelerin, şimdi en büyük dost haline gelebilmesi hangi dinamiklerin eseri? Şeffaf olmayan hiçbir şey kalıcı değildir. Biz şeffaf olarak biz masa kurduk."
Davutoğlu, "Eğer biz ortak aidiyet bilincini oluşturacaksak, 6'lı masa ortak aidiyet bilincinin referans mekanı olacaksa hepimiz bilelim ki 'Ben' diyerek konuşmayacağız. Biz birliğiz, biz yapacağız, biz değiştireceğiz" dedi.
Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Yılmaz Bayat ile Hür Düşünce Hareketi Genel Başkanı Süleyman Aksoy'un da konuşma yaptığı genel kurula, Demokrat Parti Genel Başkan Yardımcısı İlay Aksoy, bazı milletvekilleri, siyasi parti temsilcileri ve STK başkanları katıldı.
Hareketin yöneticileri, program sonunda Kılıçdaroğlu, Davutoğlu ve Bayat'a plaket takdim etti.
Yorumlar
Misafir olarak yorum yazın ya da daha etkili bir deneyim için oturum açın
Yorum yazın