Haber Merkezi - DEM Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK), Suriye’de derinleşen çatışmalı süreç ve Türkiye’nin bu süreçteki rolüne ilişkin kapsamlı bir yazılı açıklama yayımladı.
Hükümetin iç ve dış politikasındaki çelişkilere dikkat çeken açıklamada, Suriye’de Kürtlerin kazanımlarına yönelik saldırıların "siyasi riyakarlık" olduğu belirtilerek, kalıcı çözüm için Abdullah Öcalan’ın devreye girmesi gerektiği vurgulandı.
DEM Parti MYK açıklamasında, Türkiye’de bir çözüm süreci tartışılırken Suriye’de Kürt karşıtı politikaların izlenmesinin kabul edilemez bir tezat oluşturduğu belirtildi.
Açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Türkiye'de bir çözüm süreci yürütülürken, aynı dönemde Kuzey-Doğu Suriye'de izlenen tarafgir politikalar tam bir siyasi riyakarlıktır. Bir yandan barış arayışı sürerken, diğer yandan Kürtlerin kazanımlarını hedef alan politikalar uygulanmaktadır. Bu çelişkili tutum, samimiyeti sorgulatmakta ve sürece zarar vermektedir. Sınırın bu tarafında 'yurttaş' dediğinize, öbür tarafında 'düşman' muamelesi yapamazsınız; bu, halkın hafızasında onarılmaz yaralar açmaktadır. Barış, bütünlüklü bir irade gerektirir, Ankara'da yapıcı, Suriye'de yıkıcı olunamaz."
"Müzakere zemini dinamitleniyor"
Suriye sahasındaki askeri hareketliliğin barış çabalarını baltaladığını belirten DEM Parti, DSG Genel Komutanı Mazlum Abdi’nin güçlerini kaydırma kararını hatırlatarak şunları kaydetti:
"Mazlum Ebdi'nin 'Halep'in doğusundaki güçlerini Fırat'ın doğusuna çekerek yeniden konumlanma' kararını açıkladığı ve iyi niyet beyan ettiği saatlerde saldırıların gerçekleşmesi, müzakere zeminini dinamitleme girişimidir. Uluslararası Koalisyon ve Suriye Demokratik Güçleri'nin Dêr Hafir'da gerçekleştirdikleri görüşmelerin hemen ardından aynı bölgenin ağır silahlarla hedef alınması açık provokasyondur."
Ayrıca Halep’te Eşrefiye ve Şeyh Maksud mahallelerine yönelik sürdürülen ablukanın "kabul edilemez bir suç" olduğu vurgulandı.
"Suriye Arap Cumhuriyeti adı altında yaşamaya zorlanmamalılar"
Kalıcı çözümün ancak anayasal bir güvenceyle mümkün olacağını belirten MYK, mevcut yapının tüm halkları kapsayacak şekilde değişmesi gerektiğini ifade etti:
"Suriye'deki kriz siyasidir, o nedenle sadece halkların kimi haklarını kültürel ve sivil düzlemde tanımakla kalıcı çözüme ulaşılamaz. Kalıcı ve siyasi çözüm kararnamelerle değil, anayasal çözümle gerçekleşir. Alevilerin, Dürzilerin ve Hıristiyanların haklarının tanınmadığı, inanç özgürlüklerinin güvence altına alınmadığı bir sistemde toplumsal barıştan söz edilemez. Farklı kimlik ve inançtan insanlar Suriye Arap Cumhuriyeti adı altında yaşamaya zorlanmamalı; Demokratik Suriye'nin onurlu, eşit, özgür birer paydaşı olmalıdırlar."
"Öcalan sorumluluk almaya hazır"
Açıklamada, dün Abdullah Öcalan ile yapılan görüşmenin ayrıntılarına da değinildi. Öcalan’ın Suriye’deki gidişattan endişe duyduğu ve çözüm için irade beyan ettiği belirtilerek şu çağrı yapıldı:
"Sayın Öcalan, Suriye'de devam eden çatışmaları Barış ve Demokratik Toplum Süreci'ni baltalama çabaları olarak değerlendirmiştir. Suriye'deki sorunların diyalog, müzakere ve ortak akılla çözülebileceğine vurgu yapmış, bu konuda sorumluluğu alma noktasında net irade beyanı ortaya koymuştur. Sayın Öcalan gidişattan son derece endişeli olduğunu belirterek tüm taraflara sağduyu çağrısında bulunmuştur. Sayın Öcalan'ın bu kritik süreçte daha aktif rol oynayacağı koşullar acilen yaratılmalıdır."
Bakanlıklara çağrı: Kirli propagandadan vazgeçin
Son olarak Dışişleri ve Savunma Bakanlıkları başta olmak üzere yürütme erkine seslenen DEM Parti, "Türk-Kürt ilişkilerini zedeleyen politikalardan derhal vazgeçilmelidir. Suriye'de Kürtlerin statüsüne ve demokratik kazanımlarına karşı yürütülen her türlü kirli propaganda ve yaklaşım terk edilmelidir. Suriye politikalarının Türkiye'deki barış iradesiyle uyumlu hale getirilmesi elzemdir" dedi.
Yorumlar
Misafir olarak yorum yazın ya da daha etkili bir deneyim için oturum açın
Yorum yazın