Ankara (Rûdaw) - TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, çözüm sürecine dair 60 sayfalık nihai raporunu kabul etti. Raporda "Umut Hakkı" ve "Kayyum" düzenlemeleri öne çıkarken; Gelecek Partisi Milletvekili Kani Torun, MHP lideri Bahçeli’nin tutumunun hükümete bir "uyarı" niteliği taşıdığını vurguladı.
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, 21’inci toplantısında tarihi bir virajı döndü.
Komisyonun hazırladığı 60 sayfalık rapor, AK Parti, MHP, CHP, DEM Parti ve Yeni Yol Partisi’nin desteğiyle 47 "Evet" oyu alarak kabul edildi.
TİP ve EMEP "Hayır" oyu kullanırken, CHP Milletvekili Türkan Elçi çekimser kaldı.
Kani Torun: Bahçeli’nin sözleri iktidara bir uyarıdır
Gelecek Partisi Bursa Milletvekili Kani Torun, raporun onaylanması ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin sürece verdiği desteğe ilişkin dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu.
Torun, Bahçeli’nin tavizsiz tutumunun sürecin devamlılığı açısından kritik olduğunu belirterek şunları söyledi:
"Sayın Bahçeli sürecin arkasında olduğunu ve süreç konusundaki ısrarını devam ettiriyor. Bence bu da iktidara bir uyarıdır, son tahlilde iktidarın ortağı. Sürecin devam edeceğini ve sonuç alması için de edlinden geleni yapacağını beyan etmiştir. İrade beyanında bulunmuştur. Bence çok olumlu bir gelişmedir."
Raporun içeriği: Kayyum ve AİHM vurgusu
Meclis Genel Kurulu’na sunulacak olan raporda, demokratikleşme adımları için somut öneriler yer alıyor. Raporda öne çıkan başlıklar şöyle:
Kayyum Düzenlemesi: Bir belediye başkanının görevden uzaklaştırılması durumunda, yeni başkanın atama yoluyla değil, belediye meclisi içinden seçilmesi öneriliyor.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve Anayasa Mahkemesi (AYM) kararlarına tam uyumun hukuk devleti için şart olduğu vurgulanıyor.
Doğrudan isim verilmese de AİHM içtihatlarına atıfla, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alanların (başta Abdullah Öcalan) durumunu ilgilendiren "Umut Hakkı"nın infaz adaleti çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği ifade ediliyor.
Süreçte görev alan ve komisyona gelerek fikir beyan edenlerin yasal güvence altına alınması tavsiye ediliyor.
PKK’nin tasfiyesi ve toplumsal bütünleşme
Raporun altıncı bölümünde, en kritik eşiğin PKK’nin tüm unsurlarıyla silah bırakması olduğu belirtiliyor. Silahların bırakılmasının teyit edilmesiyle birlikte, örgüt mensuplarının topluma kazandırılması için "müstakil ve geçici bir yasal düzenleme" yapılması öneriliyor.
Ancak bu düzenlemelerin toplumda bir "af veya cezasızlık" algısı yaratmaması gerektiği hassasiyetle not ediliyor.
DEM Parti’den dil eleştirisi
Raporun genel içeriğine "Evet" diyen DEM Parti, metinde kullanılan "Terör", "Terör örgütü" ve "Terör belası" gibi ifadelere şerh düştü.
Parti temsilcileri, bu tür kavramların kapsayıcı bir çözüm dilinden uzak olduğunu savundu.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ise oylama sonrası yaptığı açıklamada, raporun "Devletin aklıyla milletin vicdanını buluşturduğunu" ve toplumsal barış için ortak bir zemin oluşturduğunu belirtti.
Yorumlar
Misafir olarak yorum yazın ya da daha etkili bir deneyim için oturum açın
Yorum yazın