Dilbilimci Bahoz Baran: Kürt kurumları ortak bir dil stratejisi oluşturmalı

2 saat önce
Etiketler Bahoz Baran Kürtçe Ana Dilinde Eğitim
A+ A-

Erbil (Rûdaw) - Dilbilimci ve yazar Bahoz Baran, Türkiye’de Kürtçenin gelişimi için tüm Kürt kurum ve kuruluşlarının katılımıyla ortak bir strateji belirlenmesi gerektiğini söyledi. Baran, mevcut dil politikalarını eleştirerek, "Halkın talebi var ama bu talebi projeye dönüştürecek planlama yok" dedi.

Rûdaw TV’de Hevidar Zana’nın sunduğu bültenine konuk olan dilbilimci Bahoz Baran, Türkiye’de seçmeli Kürtçe dersleri ve Kürtçenin genel durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Halkın ana dil konusundaki yüksek duyarlılığına rağmen, siyasi ve sivil kurumların bu süreci yönetmekte zayıf kaldığını vurguladı.

"Mesele çift taraflı: Hem devlet hem Kürtler sorumlu"

Kürtçenin mevcut durumunun hem devlet politikalarıyla hem de Kürt kurumlarının yaklaşımıyla ilgili olduğunu belirten Baran, şu ifadeleri kullandı:

"Mesele çift taraflıdır. Bir yanda devlet, diğer yanda biz Kürtler ve örgütlü yapılarımız var. Devlet kanadında, seçmeli dersler gibi adımlar atılmış olsa da Kürtçenin yasal güvenceye kavuşturulması ve resmi olarak tanınması şarttır. Ancak her şeyi sadece 'asimilasyon' diyerek geçiştiremeyiz; bu durumda Kürtlerin de sorumluluğu var."

"Kürtlerin dil politikası zayıf"

Kürt kurumlarının ortak bir planlamadan yoksun olduğunu ifade eden Baran, halkın talebi ile kurumların pratiği arasındaki uçuruma dikkat çekti:

"Kürtlerin dil politikası maalesef zayıf. Yapılan son anketlere göre halkın yüzde 98’i Kürtçe eğitim ve dil hakkı istiyor. Fakat asıl sorun, bu devasa talebi somut projelere ve stratejik planlara dönüştürecek uzman kadroların olmamasıdır. 2012 yılında seçmeli dersler kabul edildiğinde Kürt kurumları bu işe yeterince sahip çıkmadı. Eğer o dönem milyonlarca öğrenci Kürtçeyi seçseydi, devlet binlerce öğretmen atamak zorunda kalırdı."

"Barolar ve Tabip Odaları da sürece dahil olmalı"

Kürtçenin sadece siyasetçilerin gündemi olmaması gerektiğini savunan Bahoz Baran, çözüm için şu öneriyi sundu:

"Tüm siyasi partiler, sivil toplum kuruluşları, barolar ve meslek odaları bir araya gelerek yeni bir 'dil organizasyonu' kurmalıdır. Kürtçe sadece kültürel bir öğe değil, hayatın her alanında olmalıdır. Bir tabip odası da bir baro da Kürtçe üzerine çalışmak zorundadır. Ortak bir iş bölümü yapılmalı ve dil planlaması hayata geçirilmelidir."

Eğitim materyallerindeki yetersizlik

Dil öğretimindeki teknik eksikliklere de değinen Baran, dijitalleşme çağında geride kalındığını belirtti.

Baran, "İnsanlara dilimizi öğretmek istiyoruz ama 20 yıldır aynı materyaller kullanılıyor. Bugün onlarca yeni materyal, modern teknikler ve telefon aplikasyonları olmalıydı. Kürtçe sadece yerel bir dil değil, dünya dillerinden biridir ve hayatın her alanında profesyonelce temsil edilmelidir” dedi.

Yorumlar

Misafir olarak yorum yazın ya da daha etkili bir deneyim için oturum açın

Yorum yazın

Gerekli
Gerekli