Gülistan Doku dosyasında valinin oğlu Mustafa Türkay Sonel tutuklandı
Haber Merkezi - Gülistan Doku soruşturmasının baş şüphelisi olduğu iddia edilen dönemin Tunceli Valisi’nin oğlu Mustafa Türkay Sonel nöbetçi Sulh Ceza Mahkemesi tarafından tutuklandı.
Dönemin valisi Tuncay Sonel ile Tunceli Devlet Hastanesi eski başhekimi Çağdaş Özdemir’in gözaltında işlemleri sürüyor.
Tutuklu sayısı 10'a yükseldi.
“Kasten öldürme” suçundan tutuklandı
Munzur Üniversitesi Öğrencisi Çocuk Gelişimi Bölümü 2’nci Sınıf Öğrencisi Gülistan Doku soruşturması kapsamında, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel hakkında tutuklama kararı verildi.
Savcılık ifadesinin ardından Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edilen Sonel, “Kasten öldürme” suçlamasıyla tutuklandı. Böylelikle dosya kapsamında tutuklanan sayısı 10’a çıktı.
9 zanlı tutuklanmıştı
Gülistan Doku'nun kaybolmasına ilişkin aralarında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel, valinin oğlu Mustafa Türkay Sonel ve dönemin Dersim Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir’in de bulunduğu 15 şüphelinin gözaltına alındığı soruşturma kapsamında, Doku'nun kendisine vali Sonel tarafından verilen sim kartındaki verileri sildiğini itiraf eden eski polis Gökhan Ertok, eski Dersim İl Özel İdaresi çalışanı Erdoğan Elaldı, Celal Altaş, Nurşen Arıkan, Ferhat Hanedan Güven, Doku'nun erkek arkadaşı Zaynal Abakarov ile annesi Cemile Yücer, eski polis olan Zaynal’ın üvey babası Engin Yücer ve Tuncay Sonel'in o dönem koruma polisliğini yapan polis memuru Şükrü Eroğluda bugün tutuklandı.
Munzur Üniversitesi’nin güvenlik kameralarından sorumlu Savaş G. ve Süleyman Ö. ile Uğurcan A. ise haklarında yurt dışına çıkış yasağı kararı verilerek adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.
Tutuklular sevk edilirken arbede yaşandı
Dersim’de tutukluların cezaevine sevki sırasında Doku ailesi ve adliye önünde toplanan kalabalık tepki gösterdi.
Şüpheliler, verilen kararın ardından adliye önündeki yoğunluk nedeniyle bir süre cezaevine sevk edilemedi.
Daha sonra geniş güvenlik önlemleri altında zırhlı bir otobüse bindirilen şüpheliler, bu esnada kalabalığın tepkisiyle karşılaştı. Otobüsün peşinden koşan grup protestoda bulundu.
Polis ekiplerinin yolu keserek müdahale etmesi üzerine kalabalık yatıştırıldı. Şüphelilerin cezaevine sevki sağlandı.
#GülistanDoku soruşturmasında dönemin Dersim Valisi #TuncaySonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel ile Tuncay Sonel'in koruma polisi Şükrü Eroğlu cezaevine sevk edildikleri sırada adliye önünde toplanan halk tepki gösterdi
— Rudaw Türkçe (@RudawTurkce) April 18, 2026
Video: Ali Haydar Gözlü / Dersim pic.twitter.com/7whGFVM9f5
Eski vali ve başhekimin işlemleri sürüyor
Türkiye İçişleri Bakanlığı tarafından açığa alınan ve Elazığ'da gözaltına alınan eski Dersim Valisi Sonel, gözaltına alınıp Erzurum'a götürülmüştü. Eski başhekim Özdemir'in de jandarmadaki işlemleri sürüyor.
Mustafa Türkay Sonel'in yakın arkadaşı olduğu belirtilen ve ABD'de bulunan şüpheli Umut Altaş hakkında ise yakalama kararı çıkarılmıştı.
Eski Tunceli valisi gözaltında
Tunceli eski Valisi Tuncay Sonel hakkındaki iddialarla ilgili olarak İçişleri Bakanı Sayın Mustafa Çiftçi’nin talimatıyla soruşturma başlatıldı. İddialara ilişkin müfettiş görevlendirmesi yapılırken soruşturma kapsamında Sonel, açığa alındı.
Elazığ'da gözaltına alınan Sonel, Erzurum'a getirildi. Sonel’in işlemlerinin Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülmekte olduğu ve soruşturmasının da Erzurum’da devam edeceği bildirildi.
Dönemin devlet hastanesi başhekimine gözaltı
Soruşturmada, Doku'nun tüm hastane kayıtlarının silindiği ortaya çıktı. Savcılık, hastane kayıtlarına ilişkin tespiti dosyaya "kesinlikle silinmiş" notuyla dahil etti.
Soruşturma sapsamında dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir, Bursa’da gözaltına alındı.
Dosyada yok edilen kayıtlarda "gebe, plan, kalp sesi" gibi başlıklar yer aldı. Başsavcılık, silinen kayıtların Doku'nun gebelik durumu ile ilgili olup olmadığını araştırıyor. Sağlık Bakanlığı, olayla ilgili müfettiş görevlendirdi
Soruşturmada kritik itiraf: 'Hamileydi kafasına sıktım! '
Gülistan Doku dosyasına ilişkin yürütülen soruşturmada, aile tarafından yeni iddialar gündeme getirildi.
Doku’nun ablası Aygül Doku, Dersim Adliyesi önünde yaptığı açıklamada, ABD’de firari olduğu belirtilen Umut Altaş’ın ağabeyi Sidar Altaş’ın aile avukatına ulaştığını söyledi.
Aygül Doku, “Dün gece saatlerinde Umut Altaş’ın abisi Sidar Altaş, aile avukatımıza ulaştı. Gülistan’ın ölüm nedenine ilişkin, daha önce gizli tanığın şubat ayında da ifade ettiği iddiaları paylaştı” dedi.
Doku, aktarılan iddialara göre kardeşinin Mustafa Türkay Sonel tarafından cinsel saldırıya uğradığını, hamile kaldıktan sonra ise bir evde silahla başından vurularak öldürüldüğünün öne sürüldüğünü ifade etti.
“Sidar Altaş’ın verdiği bu bilgiler üzerine bunları yeniden öğrenmiş olmak bizi derinden sarstı” diyen Doku, yeni isimlerin de verildiğini ve ilerleyen süreçte kamuoyuyla paylaşılacağını belirtti.
Gülistan Doku soruşturmasında korkunç itiraf!
— Rudaw Türkçe (@RudawTurkce) April 18, 2026
Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun kaybettirilmesine ilişkin yürütülen soruşturmada, olayın baş şüphelilerinden olan ve şu an ABD’de bulunan Umut Altaş’ın abisi Sidar Altaş’ın görüntülü görüşme kaydı savcılık… pic.twitter.com/xlI2CuNSrO
Aygül Doku, soruşturmayı yürüten savcılığa güvendiklerini vurgulayarak, “Her seferinde duyduklarımız çok acı olsa da, katil olduğu iddia edilen Mustafa Türkay Sonel’in ve tüm delilleri sakladığı öne sürülen babası ile birlikte bu suç ağına dahil olan herkesin adalet önünde hesap vereceğine dair kuşkumuz yoktur” diye konuştu.
Umut Altaş ve Sidar Altaş’ın babası Celal Altaş ile annesi Nurşen Arıkan’ın mahkeme tarafından tutuklandığı bildirildi.
Gülistan'ın hastane kayıtlarının silinmesi dosyaya girdi
Soruşturmada, Gülistan Doku'nun 31 Aralık 2019'da Tunceli Devlet Hastanesine giriş yaptığı kayıtların silindiği bilgileri dosyaya girdi.
Soruşturma kapsamında 7 Ocak 2020'de tutulan tutanakta, Doku'nun POLNET ile TEMBİS Sağlık Bilgileri Sorgulama kayıtlarında 31 Aralık 2019'da saat 09.09'da Tunceli Devlet Hastanesine giriş kaydının bulunduğunun tespit edildiği belirtildi.
Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığınca, 27 Mart 2025'te bir firmaya bilgi ve belgelerin araştırılmasına yönelik yazıya verilen 16 Nisan 2025 tarihli cevapta, yeniden ve daha ayrıntılı bir inceleme gerçekleştirildiği bildirildi.
POLNET kayıtlarının resmi kayıt olduğu ve hata ihtimali olmayacağının dikkate alındığı aktarılan yazıda, şunlar kaydedildi:
“Gülistan Doku'ya dair herhangi bir vizit veya LOG bilgisine ulaşılamamıştır. Bu husus firmamızca tekrar incelenmiş ve o tarihte herhangi bir LOG bilgisi olmadığı görülmüştür. 31 Aralık 2019 ila 31 Ocak 2020 arasında diğer firma tarafından Tunceli Devlet Hastanesine HBYS sistemi hizmeti verilmekteydi. HBYS sisteminde yer alan işlemlere ilişkin LOG kaydının bulunması gerekliyken bu tarihlere ait herhangi bir LOG kaydının bulunmaması hayatın olağan akışına aykırı olup profesyonel ve detaylı bir çalışma ile özellikle bu tarih aralığındaki LOG kayıtlarının kasıtlı bir biçimde silindiği tarafımızca değerlendirilmiştir. İlgili LOG kayıtları ancak bu yazılımın ana kodlarına sahip ve bu yazılımı kullanmayı bilen profesyonel düzeyde yazılım bilgisi içeren şahıslar tarafından çeşitli doğrulamalar yapılarak kasıtlı ve yoğun bir şekilde emek harcayarak silinebilmektedir. Dolayısıyla silinen kayıtların geri getirilme ihtimali ve imkanı mevcut değildir. Sonuç olarak 31 Aralık 2019 tarihine ait sistem LOG'larının bulunmaması olağan bir durum olarak değerlendirilememekte, ilgili güne ait LOG kayıtlarının kasten ve yetkisiz teknik bir müdahaleyle silindiği anlaşılmaktadır.”
Başsavcılıkça ilgili firmaya yönelik yazılan yazı
Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığınca, diğer firmaya yazılan yazıda, bazı hususlara ilişkin anlaşılabilir ve net bilgiler verilmediğinin anlaşıldığı belirtildi.
Yazıda, İl Emniyet Müdürlüğü tarafından POLNET sistemi üzerinden alınan kaydın resmi belge olduğuna işaret edilerek, "Bu kaydın POLNET sisteminde yer alıyor olmasının Gülistan Doku'nun kesin olarak 31 Aralık 2019'da saat 09.09'da Tunceli Devlet Hastanesine giriş kaydı yaptığının delili olduğu, bu hususta kesinlikle hata olmayacağının sabit olduğu, bu nedenle detaylı araştırma yapılarak Gülistan Doku'nun 31 Aralık 2019'da hastane giriş kaydının 7 Ocak 2020 ila 9 Ocak 2020 arasında kim, hangi kullanıcı tarafından silindiğinin titizlikle araştırılması" istendi.
Belirtilen güne dair 09.00 ile 11.00 arasında hasta cihaz giriş kaydı yapan cihaz ve kullanıcı bilgilerinin istenildiği yazıda, Doku'nun hamileliği iddialarıyla ilgili ise şu bilgiler yer aldı:
"EK'te gönderilen CD'deki bilgilerin kime ait olduğu, hastaya kim tarafından hangi işlem yapıldığı ve benzeri hususların anlaşılabilir olmadığı, örneğin bir tabloda Gülistan Doku_HGEBDET uzantısında 'Bulgular-Gebe-Plan-Çocukkey-Htkey-Fetuskalses-Hbkey-Pelvisanatomi-Pelvisaçıklık ve benzeri' başlıklar olduğu, bu başlıkların gebelikle ilgili olduğunun değerlendirildiği ve kalp sesi ölçümlerinin yapıldığı anlaşıldığı ancak bu bilgilerin neye dayanarak belirtildiği, neye ilişkin olduğunun, Gülistan Doku'nun gebelik durumunun olup olmadığının, gebeliğe ilişkin hastaneye müracaatının olup olmadığının anlaşılamadığı, şayet gebe ise doğum için gerekli süre düşünüldüğünde tarihlerin de uyumlu olmadığının anlaşıldığı, Gülistan Doku'nun hastane giriş tarihlerinin silinen kayıtlar da dahil olmak üzere tek tek ve fiziki evrak yazılarak Gülistan Doku'ya ne sebeple hangi işlemlerin yapıldığının araştırılarak gönderilmesi rica olunur."
Doku hakkında hastanede kayıt olmadığına dair yazının kabul edilebilir olmadığı vurgulanan yazıda, "İlgili tarih ve saatte yapılan giriş kaydının kesinlikle silinmiş olduğu ve bunun kasıtlı olarak profesyonel ve detaylı bir çalışma sonucu silindiğinin, Gülistan Doku'ya ait 31 Aralık 2019 saat 09.09'da yapılan hasta kayıt işlemini sonraki tarihlerde silen kullanıcı bilgilerinin mutlaka titizlikle, detaylı bir şekilde araştırılarak gönderilmesi rica olunur."
Tunceli Devlet Hastanesinin Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığının 12 Ekim 2020 tarihli yazısına verdiği cevapta ise "Gülistan Doku'nun kayıtlarımız tetkikinde 31 Aralık 2019'da hastanemizde herhangi bir girişinin olmadığı tespit edilmiş olup, bugüne kadar tedavi olduğuna dair belgeleri sunulmuştur." ifadeleri kullanıldı.