DEM Parti Sözcüsü Doğan: Yeni bir aşamaya geçtik artık raporun takipçisi olmalıyız
Haber Merkezi - DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, çözüm süreci kapsamında kurulan Meclis komisyonunun raporu hakkında, "Artık bu raporun takipçisi olmalıyız ve uygulanmasını sağlamalıyız" dedi.
Ayşegül Doğan, partisinin genel merkezinde güncel gelişmelere ilişkin basın toplantısı düzenledi.
Rapora dair tartışmaların devam edeceği belirten Ayşegül Doğan, "Masada kalma konusundaki inadını ve ısrarını sürdüreceğini ifade eden herkese DEM Parti olarak müteşekkiriz. Çünkü bu sorunun çözümü demokratik siyaset alanının genişlemesidir. Dolayısıyla bu çalışmaları kılı kırk yararak büyük bir sorumlulukla taşımanın sorumluluğuyla bugünlere getirdik. O yüzden hiçbir şey kolay olmadı” dedi.
Raporun tamamlanmasıyla artık süreçte yeni aşamaya geçildiğini ifaede eden Ayşegül Doğan şöyle devam etti:
“Sayın Öcalan da son görüşmede DEM Parti İmralı heyetine söyledi. Artık ilk aşama resmen tamamlanmış oldu. Yeni bir aşamaya geçildi ve bu raporu ikinci aşamanın resmen başlangıcı olarak kabul edebiliriz. Bundan sonra yeni bir takvim ihtiyacı var. Bu yeni takvimin nasıl işleyeceğine ilişkin komisyon, hazırladığı raporunda da detaylı bir şekilde aslında ifade ediyor. Ancak bu başlıkların altı nasıl doldurulacak, nasıl uygulanacak, dünden beri kamuoyunun en çok merak ettiği ve bu konuya ilişkin yoğun olarak yönelttiği sorular arasında bu sorular da yer alıyor.
“Bir an önce yasal düzenlemelere dair çalışmalara başlanmalı”
Rapor hayati aşama açısından ön açıcı olmalı. Yine komisyonun raporda yer verdiği tespit ve tavsiyelerin zaman kaybetmeden yerine getirilmesi için bir an önce yasal düzenlemelere dair çalışmalara başlanmalı. Meclis'in bütün mesaisini bundan sonra bu meselenin çözümüne ve Türkiye'nin demokratikleşmesine dair yapılması gerekenlere ayırması gerekir. Komisyon üyelerinin üzerinde mutabakata varabilecekleri bir nihai rapor bekleniyordu. Şimdi artık o rapor tüm tartışmalara rağmen tamamlandı. Gönül isterdi ki 51 üyenin tamamının evet oyu verebileceği bir rapor çıkmış olsun ama böyle olmadı. O uyarılar, dikkat çekilen başlıklar, konulması gereken ve konulması gerektiği düşünülen şerhler de elbette dikkate alınmalı. Ancak biz isterdik ki o raporun altında TİP’in de EMEP’in de tüm eleştirilerine rağmen imzası olsun.