Bakırhan, Rûdaw'a konuştu: İktidar, Diyarbakır’dan yükselen bu sese kulak vermeli

Bu yıl da Diyarbakır’da bölgenin en büyük Newroz kutlaması gerçekleştiriliyor.

Rûdaw Medya Grubu, önceki yıllarda olduğu gibi bu yıl da Diyarbakır Newroz’unu geniş bir ekiple ve kapsamlı bir şekilde takip ediyor.

Alanda Newroz ateşi yakılırken, siyasi mesajlar da peş peşe geliyor.

Edinilen bilgilere göre bugün alanda PKK lideri Abdullah Öcalan ve DEM Parti yetkililerinin yanı sıra, Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani’nin mesajı da Kürdistan Bölgesi Başkanlığı Sözcüsü Dilşad Şahab tarafından okunacak.

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Kürt halkının iradesinin resmen tanınması ve Kürtçenin anayasada güvence altına alınması zamanının geldiğini söyledi.

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Diyarbakır’da Newroz alanında Rûdaw TV sunucusu Hêvîdar Zana’ya verdiği mülakatta, "Yağmur ve soğuğa rağmen binlerce kişinin toplanması, ulusal haklara sahip çıkma konusundaki çelikten iradenin göstergesidir" dedi.

Kürt halkının 100 yıldır büyük bir mücadele içinde olduğunu belirten Bakırhan, "2026 yılında Türkiye; pratik, demokratik ve hukuki adımlar atmalıdır" ifadelerini kullandı.

Kürt sorununun çözümü hakkında konuşan Bakırhan, "Kürtçe resmen tanınmalı, Kürtlerin dil ve kültür hakları anayasada yer almalıdır. Ayrıca binlerce aktivist ve siyasi tutsak serbest bırakılmalı, sivil mücadeleye geri dönmelidir" dedi.

Bakırhan ayrıca kayyum sistemine son verilmesi ve halkın iradesinin seçilmiş belediyelere iade edilmesi gerektiğini vurguladı.

Bakırhan, “2026 yılı demokrasi ve barış yılı olsun. Artık hükümetin ve iktidarın Diyarbakır’dan yükselen bu sese kulak vermesi gerekiyor” çağrısında bulundu.

Rûdaw’ın Tuncer Bakırhan ile yaptığı mülakatın tam metni:

Rûdaw: Hoş geldiniz Sayın Bakırhan, Newroz’unuz kutlu olsun.

Tuncer Bakırhan: Çok teşekkür ederim. Sizin ve dört parça Kürdistan’daki tüm Kürt halkının Newroz’u kutlu olsun. Burada olduğunuz için çok mutluyum, Diyarbakır meydanında Rûdaw’ın konuğu olmaktan memnuniyet duyuyorum.

Rûdaw: Sayın Bakırhan, doğrudan konuya girmek istiyorum. Kürt sorununun çözümü ve Türkiye’nin demokratikleşmesi için iktidardan beklentiniz nedir?

Tuncer Bakırhan: Burada Diyarbakır’dayız, Kürt halkının Newroz’unu kutluyoruz. Kamışlo, Kobani, Süleymaniye, Erbil, Mahabad ve Kirmanşah Newroz’larını da kutluyoruz. İnanıyorum ki bu Newroz, Kürtler için barış ve özgürlüğe vesile olacaktır. Kürt halkı 100 yıldır büyük bir mücadele veriyor. Şimdi 2026 yılındayız; hem Kürt halkı hem Kürt kurumları hem de Sayın Öcalan önemli mesajlar verdi. Türkiye’nin artık demokratik ve hukuki adımlar atması gerekiyor. Artık halkın iradesinin ve demokrasi isteğinin galip gelme zamanıdır. Kürtlerin özgürlüğü ve Türkiye’de demokrasi için mücadele ediyoruz. Görüyorsunuz, yağmur ve soğuğa rağmen burada binlerce kişi haklarına sahip çıkmak için toplandı. Kürt halkının iradesi burada net bir şekilde görülüyor. 100 yıldır mücadele ediyoruz ve artık gerçek bir değişimin zamanı geldi.

Rûdaw: Haklardan bahsettiniz; örneğin anayasada Kürtlerin hakları, Kürtçe ve ulusal kimlik... Tam olarak ne istiyorsunuz?

Tuncer Bakırhan: Kürt sorunu 100 yıllık bir mesele. Biz bu sorunun siyasi yollarla çözülmesini istiyoruz. Atılması gereken bazı adımlar var; örneğin siyasi tutsaklar meselesi. Binlerce arkadaşımız şu an cezaevlerinde, onların evlerine ve mücadelelerine dönmelerinin yolu açılmalıdır. Ayrıca kayyum sistemi son bulmalı, belediyelerde halkın iradesi esas alınmalıdır. Anayasa konusuna gelince; Kürtçe resmen tanınmalı, Kürtlerin dil ve kültür hakları anayasada güvence altına alınmalıdır. Kürtler artık baskı ve zulüm altında yaşamayı kabul etmiyor. Sorunları barışçıl yollarla çözebilmemiz için siyasette demokratik bir zemin oluşturulmalıdır.

Rûdaw: Sayın Bakırhan, siz Kobani’yi ve Rojava’nın diğer bölgelerini de ziyaret ettiniz. Oradaki durumu nasıl görüyorsunuz?

Tuncer Bakırhan: Evet, biz tüm parçaları bir görüyoruz. Daha önce Rojava’daydım. Kürdistan’ın dört parçası tek yürek, tek dil ve tek kültüre sahiptir. Diyarbakır Newroz’u birlik mesajıdır. Umuyorum ki tüm parçalar; Rojava, Başûr (Güney) ve Rojhilat (Doğu) da meşru haklarına kavuşur. Diyarbakır’ın istikrarı Erbil, Süleymaniye ve Kamışlo ile doğrudan bağlantılıdır. Biz geleceğimize tek bir halk olarak bakıyoruz.

Rûdaw: Bu aşamada Kürt medyasının rolünü nasıl görüyorsunuz?

Tuncer Bakırhan: Medyanın rolü çok büyüktür. Burada, Diyarbakır’da belki binlerce kişi var ama sizin aracılığınızla Erbil’de ve diğer her yerde milyonlarca kişi bizi görüyor. Kürt medyası dürüst olmalı ve halkın gerçek sesini ulaştırmalıdır. Görevlerini yerine getiren Rûdaw’ı ve tüm Kürt gazetecileri tebrik ediyorum. Size başarılar diliyorum. Son olarak şunu söyleyeyim; 2026 yılı demokrasi ve barış yılı olsun. Artık hükümetin ve iktidarın Diyarbakır’dan yükselen bu sese kulak vermesi gerekiyor. Herkesin Newroz Bayramı’nı ve şimdiden Ramazan Bayramı’nı kutluyorum.