Bahçeli: Ara seçim çağrıları siyasi cambazlıktır
Haber Merkezi - MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada muhalefetin ara seçim taleplerine sert tepki gösterdi. Bahçeli, "Ara seçim teranesi basiretsiz muhalefetin ayak oyunudur" dedi.
Devlet Bahçeli, partisinin Meclis grup toplantısında gündeme dair açıklamalarda bulundu. Konuşmasında eğitimden çocuk haklarına kadar pek çok konuya değinen Bahçeli, özellikle yeni dönemdeki siyasi süreç ve seçim tartışmalarına dair net mesajlar verdi.
Türkiye siyasetinin ana gündem maddelerinden biri olan süreç tartışmalarına değinen Bahçeli, "Terörsüz Türkiye süreci iç cephemizin sağlamlığıdır. Terörsüz Türkiye süreci sadece bugünlerin değil yarınların da meselesidir. Cumhur İttifakı milleti seçimden seçime hatırlayanlardan değil, kapı kapı gezen derdin derdimizdir diyen gönül erlerinin birliğidir” dedi.
“Seçim siyasi cambazlıklarla öne sürülecek bir oyuncak değildir"
Muhalefetin ara seçim ve erken seçim yönündeki çağrılarını "siyasi cambazlık" olarak nitelendiren Bahçeli, sandık tarihinin belli olduğunu vurguladı. Seçim tartışmalarının Türkiye’nin istikbaliyle oynamak olduğunu savunan Bahçeli, şu ifadeleri kullandı:
"Ara seçimle suları bulandırmak aklı felce uğratmaktır. Ara seçim teranesi basiretsiz muhalefetin ayak oyunudur. Vakitsiz seçim çağrısı yapanlar kendi telaşlarıyla konuşmaktadır. Seçim siyasi cambazlıklarla öne sürülecek bir oyuncak değildir. Sandığın ne zaman konuşacağı bellidir. Dolambaçlı yollara mahal verilmeyecektir. Türkiye'nin istikbaliyle oynatmayız."
“Milli iradeyi istismar siyasetine kurban etmeyiz"
Bahçeli, Cumhur İttifakı’nın kararlılıkla yoluna devam edeceğini belirterek, muhalefete yönelik eleştirilerini şu sözlerle sürdürdü:
"Hiç kimse bu yürüyüşü durduramayacaktır. Çünkü bu yürüyüş bir partinin değil bir milletin yürüyüşüdür. Milli iradeyi istismar siyasetine kurban etmeyiz. Cumhur İttifakı krizden medet umanların değil, çözüm arayanların, düzeni sağlayanların varlık cephesidir."
Bahçeli ayrıca, Urfa ve Maraş’ta okullarda yaşanan hadiselere de değinerek, çocukların ve eğitimin bir "milli beka meselesi" olduğunu, dijital kuşatmaya karşı aile-devlet iş birliğinin güçlendirilmesi gerektiğini kaydetti.