Munzur Üniversitesi öğrencilerinden Gülistan Doku soruşturmasına ilişkin açıklama

Dersim (Rûdaw) – Gülistan Doku'nun akıbetine ilişkin yürütülen soruşturmada tartışmalar sürerken, Munzur Üniversitesi öğrencileri Tunceli Adliyesi önünde basın açıklaması yaptı. Öğrenciler, soruşturma sürecinde yaşanan ihmallerin açığa çıkarılmasını istedi.

Öğrenciler adına açıklamayı Rojin İdacı okudu. İdacı, amaçlarının Gülistan Doku'nun kayboluş sürecine dikkat çekmek ve ailesiyle dayanışma içinde olduklarını duyurmak olduğunu belirtti.

"İntihar iddiası kamuoyunu ikna etmedi"

İdacı, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel tarafından Gülistan Doku'nun “intihar ettiği” yönünde açıklamalar yapıldığını hatırlatarak, bu iddiaların kamuoyunu ikna etmediğini söyledi.

"İlk günden bu yana soruyoruz; her tarafı kameralarla izlenen Dersim'de Gülistan nasıl bulunamaz?" diyen İdacı, verilen sözlere rağmen somut bir sonuca ulaşılamadığını ifade etti.

"Soruşturma etkin yürütülmedi"

Yıllar sonra gerçekleştirilen gözaltıların önemli ancak yetersiz olduğunu vurgulayan İdacı, soruşturmanın başından itibaren etkin ve özenli yürütülmediğine dair ciddi soru işaretleri bulunduğunu dile getirdi.

"Kadınlar kaybolmuyor, kaybettiriliyor"

Dosyanın yıllardır sürüncemede bırakıldığını belirten İdacı, delillerin karartıldığı ve etkin bir soruşturma yürütülmediği yönündeki iddiaların yalnızca ihmalle açıklanamayacağını söyledi.

"Kadınlar kaybolmuyor, kaybettiriliyor. Failler korunuyor, adalet sistematik olarak geciktiriliyor" ifadelerini kullandı.

"Delillerin yok edilmesi emrini kim verdi?"

Yetkililere çağrıda bulunan öğrenciler, şu soruları yöneltti:

"Altı yıldır 'intihar' denilerek kamudaki gücünü suçluları saklamak için kullananlar emri kimden aldı? Delillerin yok edilmesi emrini kim verdi? Delilleri karartanlar ve soruşturmayı engelleyenler kimlerdir?"

Açıklamada, başta Gülistan Doku olmak üzere akıbeti aydınlatılamayan tüm kadınlar için mücadeleye devam edileceği vurgulanarak, "Bu dosyanın peşini bırakmayacağız. Bu sadece Gülistan'ın meselesi değil, kadınların yaşam hakkı meselesidir" denildi.