Dorukhan Büyükışık dosyasında 8 yıl sonra gözaltı operasyonu
Haber Merkezi – Türkiye Adalet Bakanı Akın Gürlek, İzmir’de önce "intihar ya da yüksekten düşme" denilen ancak cinayet olduğu ortaya çıkarılan Dorukhan Büyükışık dosyasında ortaya çıkan yeni deliller, bilirkişi raporları, teknik incelemeler, HTS ve daraltılmış baz kayıtları ile delillerin karartıldığına yönelik bulgular ışığında 26 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiğini bildirdi.
Bakan Gürlek İzmir merkezli 9 ilde bu sabah eş zamanlı operasyon başlatıldığını kaydetti.
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında aralarında dönemin İlçe Emniyet Müdürü İsmail Y. ile polis memurlarının da bulunduğu 26 kişi hakkında “kasten öldürme”, “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” ve “yalan tanıklık” suçlarından gözaltı kararı verildi.
Bakan Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, faili meçhul her dosyanın üzerine kararlı şekilde gittiklerini, adaletin mutlaka tecelli etmesi için tüm imkanları seferber ettiklerini belirtti.
Bakan Gürlek, açıklamasında şunları kaydetti:
"Adalet Bakanlığımız bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Dairesinin koordinasyonunda, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığımızca Dorukhan Büyükışık'ın şüpheli ölümüyle ilgili yürütülen soruşturmada harekete geçilmiştir. Dorukhan Büyükışık dosyasında ortaya çıkan yeni deliller, bilirkişi raporları, teknik incelemeler, HTS ve daraltılmış baz kayıtları ile delillerin karartıldığına yönelik bulgular ışığında 26 şüpheli hakkında gözaltı kararları verilmiş, İzmir merkezli 9 ilde bu sabah eş zamanlı operasyon başlatılmıştır."
Soruşturmayı büyük bir titizlik ve yüksek sorumluluk bilinciyle yürüten İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına, İzmir İl Jandarma Komutanlığına ve sürece katkı sunan tüm kamu görevlilerine teşekkür eden Gürlek, "Hiçbir dosyanın üzerinin örtülmesine, hiçbir delilin karartılmasına müsaade etmeyeceğiz. Aradan ne kadar zaman geçerse geçsin, maddi gerçeğin ortaya çıkartılması ve adaletin tecellisi için tüm imkanlarımızla çalışmayı sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan'ın ortaya koyduğu güçlü irade doğrultusunda faili meçhul her dosyanın üzerine kararlı bir şekilde gidiyor, adaletin mutlaka tecelli etmesi için tüm imkanlarımızı seferber ediyoruz.
— Akın Gürlek (@abakingurlek) May 21, 2026
Bu çerçevede Adalet Bakanlığımız bünyesinde kurulan Faili Meçhul…
Ne olmuştu?
Emekli Tümgeneral Ethem Büyükışık’ın oğlu Dorukhan Büyükışık, 13 Mayıs 2018’de İzmir’in Narlıdere ilçesindeki bir inşaat şantiyesinde ölü bulunmuştu. Olayın ardından hazırlanan ilk raporlarda ölüm “yüksekten düşme” ve “intihar” şüphesiyle değerlendirilmiş, şüpheliler hakkında 2023 yılında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmişti. Ancak baba Ethem Büyükışık’ın itirazı sonrası dosya Yargıtay’a taşınmıştı.
Babanın ısrarlı takibi herşeyi değiştirdi
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 9 Şubat 2024 tarihinde verilen takipsizlik kararını oy birliğiyle kaldırdı. Bunun üzerine dosya yeniden açıldı ve soruşturma genişletildi. Yeni incelemelerde olay yerindeki deliller, kamera kayıtları ve adli tıp raporları tekrar değerlendirildi.
Dosyada en dikkat çeken ayrıntılardan biri Adli Tıp raporları oldu. İlk otopsi raporunda ölümün darp mı yoksa düşme sonucu mu gerçekleştiğinin araştırılması gerektiği belirtilirken, daha sonra hazırlanan başka bir mütalaada fizik kurallarıyla çeliştiği öne sürülen şekilde ölümün yüksekten düşmeye bağlı olabileceği ifade edildi.
Soruşturma kapsamında olay yerinde görev yapan adli tıp uzmanının “bu olay yüksekten düşme olamaz” yönündeki sözlerinin kamera kayıtlarına yansıdığı, ancak bu görüntüleri içeren CD’nin kaybedildiği tespit edildi. Ayrıca olay yerindeki yaklaşık 20 güvenlik kamerasının kayıtlarının alınmadığı ya da imajlarının çıkarılmadığı belirlendi.
Biyolojik numuneler 13 ay sonra kriminal laboratuvara gönderildi
Dosyada dikkat çeken başka ihmaller de ortaya çıktı. Büyükışık’ın eşyaları ve olay yerindeki bulgular üzerinde gerekli parmak izi ve biyolojik incelemelerin zamanında yapılmadığı belirtildi. Biyolojik numunelerin ise olaydan yaklaşık 13 ay sonra kriminal laboratuvara gönderildiği, bu nedenle numunelerin bozulduğu ve genetik inceleme yapılamadığı ortaya çıktı.
Soruşturma dosyasında yer alan tespitlere göre Dorukhan Büyükışık’a ait cep telefonu ile araç anahtarındaki izlerin silindiği, cesedin yerinin birden fazla kez değiştirildiği ve olay yerindeki birçok delilin yok edildiği değerlendirildi. Ayrıca demir çubuk olduğu düşünülen olası suç aletinin araştırılmadığı da dosyaya girdi.
Yeniden yapılan incelemelerde Dorukhan Büyükışık’ın sırt bölgesine sert bir cisimle vurulduktan sonra cesedinin olay yerine taşınmış olabileceğine dair somut bulgulara ulaşıldığı belirtildi. Bu gelişmeler sonrası soruşturmanın yönü tamamen değişti.