Haber Merkezi – Aralarında İnsan Hakları Derneği (İHD) ve Özgürlük için Hukukçular Derneği’nin (ÖHD) bulunduğu çok sayıda hukuk ve hak örgütü, Rojava’daki gelişmelere ilişkin ortak bir açıklama yaptı. Açıklamada, Kobani ve Haseke’deki kuşatmalara dikkat çekilerek, "Kürt halkına yönelik bir toplum kırım tehlikesi yaşandığı" uyarısında bulunuldu.
İstanbul Çağlayan Adliye Sarayı'nın önünde bir araya gelen 7 hukuk ve hak kurumu, Suriye’de Esad rejiminin çöküşünün ardından bölgede tırmanan şiddet ve Kürtlerin kazanımlarına yönelik saldırılara ilişkin yazılı açıklama yayımladı.
"HTŞ faşizan devlet pratiklerine yöneldi"
Açıklamada, Rojava’daki demokratik ve çoğulcu yapının DAIŞ’e karşı mücadelede uluslararası meşruiyet kazandığı hatırlatıldı. Ancak yeni süreçte Heyet Tahrir el-Şam (HTŞ) öncülüğündeki yapıların otoriter bir çizgiye kaydığı belirtilerek şu ifadelere yer verildi:
"Esad rejiminin çöküşünün ardından HTŞ’nin getirdiği Suriye Geçici Yönetimi’nin kısa sürede otoriter, tekçi, dışlayıcı ve faşizan devlet pratiklerine yöneldiği görülmektedir. Alevilere ve Dürzilere yönelik gerçekleştirilen insanlığa karşı suçlar bugün çok boyutlu bir şekilde Kürt halkına yönelmiştir."
Halep, Rakka ve Deyrezor hattındaki askeri hareketliliğin yanı sıra Haseke ve Kobani üzerindeki kuşatmaya dikkat çekilen açıklamada, bu durumun bir soykırım riski taşıdığı vurgulandı:
"Rojava’nın hukuki ve siyasal statüsünün ortadan kaldırılmasına yönelik Haseke ve Kobani’ye dönük kuşatmalar, bir toplum kırım tehlikesini barındırmaktadır. Bu saldırılar, Kürtlerin yaşam hakkını doğrudan tehdit etmekte ve Suriye’de kalıcı barış ihtimalini ortadan kaldırmaktadır."
"Türkiye’nin barışı Rojava’dan geçer"
Hukuk örgütleri, Türkiye’deki iç barış ile Suriye’deki Kürtlerin statüsü arasında kopmaz bir bağ olduğunu savundu. Açıklamada, Türkiye sınırının hemen ötesindeki Kürt halkının güvensizlik ve şiddet sarmalına terk edilmesinin, Türkiye’deki toplumsal barışı da riske attığı ifade edildi:
"Türkiye’de kalıcı barışın tesis edilmesi ile Suriye’de yaşayan Kürt halkının haklarının güvence altına alınması arasında doğrudan ve kopmaz bir bağ bulunmaktadır. Türkiye’nin, katliam fetvaları yayınlayan HTŞ gibi radikal yapılarla değil, Kürt halkı ve diğer toplumsal kesimlerle diyalog kurması kalıcı barışa hizmet edecektir."
Uluslararası topluma ve Ankara’ya çağrı
Açıklamanın sonunda BM başta olmak üzere uluslararası kamuoyuna "sessiz kalmama" çağrısı yapılırken, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) ve hükümete de şu çağrıda bulunuldu:
"Sorumlu makamları, Kürt halkının yaşam hakkını ve demokratik temsil haklarını savunmaya davet ediyoruz. Kalıcı ve adil bir barış; inkâr ve statüsüzlük dayatmalarıyla değil, halkların iradesine saygı gösterilmesiyle mümkündür."
Açıklama, “Bijî Berxwedana Rojava” ve “İnsanlık onuru IŞİD’i yenecek” sloganlarıyla sona erdi. İHD eski Eş Genel Başkanı Eren Keskin de eylemde bir konuşma yaptı.
İmzacı kurumlar şunlar:
- Adalet İçin Hukukçular
- Demokrasi İçin Hukukçular
- İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi
- Özgürlükçü Demokrat Avukatlar
- Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) İstanbul Şubesi
- Katılımcı Avukatlar
- Toplum ve Hukuk Araştırmaları Vakfı (TOHAV)
Yorumlar
Misafir olarak yorum yazın ya da daha etkili bir deneyim için oturum açın
Yorum yazın