Gülistan Kılıç Koçyiğit: Kürtler bir arada durduğunda hakları gasp edilemez
Haber Merkezi - DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, “Kürtlerin bir arada, yan yana durduğu ve birlikte mücadele ettiği bir zeminde hiçbir gücün Kürt’ün hakkını gasp edemeyeceği bir kez daha ortaya çıkmıştır” dedi.
DEM Parti, Hakkari’de halk buluşması gerçekleştirdi. Buluşmaya DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit de katıldı.
Burada buluşmaya katılan halka hitaben konuşan Gülistan Kılıç Koçyiğit, "Hakkari, bizim mücadelemizde her zaman çok özel bir yere sahip olmuştur. Kürt halkının eşitlik, özgürlük ve demokrasi mücadelesinin tarihi yazılacaksa, sanırım en başa Hakkari halkının mücadelesi yazılacaktır. Bu anlamıyla, bizi geçmişte söz söyleyemez, sokağa çıkamaz, varlığı ve kimliği inkar edilen bir noktadan bugünlere getiren halkımıza minnettarız” dedi.
Demokratik Kurumlar Platformumuzun “Hakikatin Işığı ile Özgürlüğe Doğru” buluşmasında Hakkari’de halkımızla bir araya geldik.
— Gülistan Kılıç Koçyiğit (@gulistankilick) February 22, 2026
Türkiye’nin ve bölgemizin içinden geçtiği süreci, demokratik mücadele perspektifiyle birlikte değerlendirdik.
Barış ve demokratik toplum zeminini… pic.twitter.com/osc6lLaAsC
“Rapordaki kayyum kararı önemli bir karar”
Çözüm süreci kapsamında kurulan Meclis komisyonu raporunda yer alan kayyum maddesini olumlu bulduklarını ifade eden Gülistan Kılıç Koçyiğit, “Kayyum atansa bile belediye meclis üyesinin kendi içerisinde kendi vekilini seçmesine dair bir karar var. Bunların her birinin çok önemli başlıklar, çok önemli belirlemeler olduğunu ve şimdi beklentimizin de ramazanı bitirmeden kanun tekliflerini hazırlayıp hızlı bir şekilde Meclis’in mesai yapması ve süreç yasalarını, demokratik entegrasyon yasalarını çıkarması gerektiğini ifade ediyoruz” diye konuştu.
Komisyon görüşmeleri sırasında sık sık Suriye engelinin gündeme geldiğini ancak bu engelin artık aşıldığını ifade eden Koçyiğit, özetle şöyle devam etti:
“Hükümetin de bütün komisyon süreci boyunca, bir yıllık zaman zarfında hep şöyle bir karnesi, hep şöyle bir kartı oldu: Ne söylesek, ne yapsak, ne talep etsek Suriye’yi gündem yaptılar. ‘SDG silah bırakmadı' diyerek sürekli masada bir gündem oluşturdular. Ancak 6 Ocak’ta başlayan saldırılardan sonra halkımızın görkemli direnişi, Kürdistan’ın dört bir yanından, diasporada, Avrupa’da ve dünyanın her yerinde Kürt halkının 'Rojava kırmızı çizgimizdir' diyerek sokağa çıkması ve Rojava’daki kazanımları kaybetmemek için iradesini ortaya koyması, günün sonunda, Kürt’ün hakkını ve hukukunu yok etmek için adeta sözleşmiş olan bütün uluslararası güçleri bir noktada hizaya getirdi ve 30 Ocak anlaşması imzalandı. Bugün amacımız şudur: 30 Ocak anlaşmasının ortaya koyduğu en önemli sonuçlardan biri ateşkestir. Bu ateşkes sayesinde büyük bir savaşın ve büyük bir katliamın önüne geçilmiştir. İkincisi, halihazırda var olan statünün ve kazanımların korunması yönünde çok ciddi bir eşik aşılmıştır. Üçüncüsü ise bugün dört parça Kürdistan’da da dünyanın herhangi bir yerinde de Kürt’ün hakkını ve hukukunu korumanın yolunun ulusal birlikten geçtiğini göstermiştir. Kürtlerin bir arada, yan yana durduğu ve birlikte mücadele ettiği bir zeminde hiçbir gücün Kürt’ün hakkını gasp edemeyeceği bir kez daha ortaya çıkmıştır.”