CANLI YAYIN- İstanbul’da kitlesel Newroz kutlamaları
Haber Merkezi – İstanbul’da Newroz heyecanı erken saatlerde başladı. Yağmura aldırış etmeyen yurttaşların alana girişi başladı. İstanbul’da Newroz coşkusu sabahın erken saatlerinde başladı.
“Özgürlük ve Demokrasi Newrozu / Newroza Azadî û Yekîtiya Demokratîk” sloganıyla gerçekleştirilen Newroz Bayramı için çok sayıda yurttaş kentin farklı noktalarında alana doğru hareket etti.
Aksaray metro, Marmaray ve Samatya tarafından gelişler olurken, alana girişler tek bir kapıdan sağlandı.
DEM Parti İstanbul İl Eşbaşkanları Arife Çınar ve Çınar Altan, program kapsamında kitleye hitap etti.
Arife Çınar, “Heyecanınızın, coşkunuzun önünde saygıyla eğiliyorum. Bugüne kadar sizlerin yürütmüş olduğu mücadeleyle bu alanları dolduruyoruz. Newroz’unuz kutlu olsun” dedi.
Arife Çınar, “2026 Newrozu Türkiye halkları ve Kürtler açısından önem arz etmektedir. Kürtler bugüne kadar yok sayıldı. Aleviler yok sayıldı. Kürt halkının yürüttüğü mücadeleyle bugün bu topraklarda eşit ve özgür koşullarda yaşamın önü açılmıştır. Bunu sağlayan Sayın Öcalan’ın Newroz’unu kutluyoruz” diye kaydetti.
Arife Çınar, “Demokratik çözüm modeli halkların birlikte, kadınların eşit özgür koşullarda yaşamasıdır. Ancak Kürt’ü yok sayan, kadınları yok sayan bir devlet zihniyeti var. Bir buçuk yıldır süren sürece baktığımızda somut adım göremiyoruz. Eğer iktidar ve devlet samimiyse bir an önce somut adımların atılması gerekir. Kürt halkı hakikatiyle buluştu. Sayın Öcalan demokratik siyasetin yolunu açtı” diye konuştu.
Çınar Altan ise, “Değerli yoldaşlar önümüzde uzun bir yol var. Bu yılın Newroz’u milat olacak. Bunu çok iyi biliyoruz. Bizler anamızın ak sütü kadar helal olan adil bir barışı ve özgürlüğümüzü kazanmak istiyoruz. Bundan sonra da mücadeleyle haklarımızı kazanacağız” dedi.
Altan, “Hazır mısınız” diye sordu. Tüm kitle hep birlikte “Evet” dedi.
Altan, Abdullah Öcalan şahsında tüm tutsak siyasetçilerin fiziki özgürlüğünü istedi. Altan, “Yok sayılan kimliğimizi, zenginlerin servetine peşkeş çekilen alınterimizi, bugüne kadar bizden çalınan ne varsa hepsini tek tek geri alacak mıyız? Yetmez, Mazlumlar, Mahirler, geçen yıl yitirdiğimiz Sırrı Süreyya Önderler gibi bu yolda düşmüş dövüşmüş isimsiz kahraman arkadaşlarımızı bayrağını devralacak mıyız?” diye sordu.
Bildiri okundu
İstanbul Newrozu’nda okunan ortak bildiride, Ortadoğu’daki savaşlara işaret edilerek, “Ortadoğu’da çözüm işgalde değil, halkların kendi kaderini tayin hakkındadır, eşitliğindedir, kardeşliğindedir” denildi.
İstanbul’daki Newroz Bayramı kutlamaları tüm coşkusuyla devam ediyor. Kutlamalarda Emek, Barış ve Demokraasi Güçleri’nin Newroz bildirisi okundu.
Okunan bildiri şöyle:
“İstanbul Emek, Barış ve Demokrasi Güçleri olarak, direnişin, umudun, eşitliğin ve halkların kardeşliğinin bayramı Newroz’da bir araya gelen herkesi selamlıyoruz. Newroz, bu coğrafyada yalnızca baharın gelişi değildir. Newroz, zulme karşı başkaldırının, baskıya, sömürüye ve inkâra karşı halkların eşitlik ve özgürlük iradesinin adıdır. Bugün bu ateşi savaşın, yoksulluğun, gericiliğin, ayrımcılığın ve halkları birbirine kırdıran düzen siyasetinin karşısında yakıyoruz. Newroz’un isyanını da umudunu da emek, barış ve demokrasi mücadelesiyle buluşturuyoruz.
Rojava’ya saldırılara tepki
Ortadoğu uzun süredir savaşların, işgallerin, emperyalist müdahalelerin ve gerici kuşatmanın altında tutuluyor. Filistin’de süren yıkım, Suriye’de halklara dayatılan karanlık, Rojava’ya dönük saldırılar ve İran’a yönelik savaş politikaları bir kez daha gösteriyor ki bu coğrafyanın ihtiyacı daha fazla bombardıman, daha fazla tehdit, daha fazla mezhepçilik değil, halkların eşitliği, barışı ve özgür iradesidir.
Suriye’de Kürt halkına ve Alevilere yönelen saldırılar, mezhepçi ve gerici siyasetin halklara nasıl bir yıkım dayattığını açık biçimde ortaya koymuştur. Hiçbir halkın, hiçbir inancın, hiçbir kimliğin hedef haline getirilmesini kabul etmiyoruz.
Rojava’da halkların ortak yaşam iradesini, kadınların özgürlük mücadelesini ve eşitlik temelinde kurulan demokratik yaşamı hedef alan saldırıların karşısındayız. Halkların güven içinde, eşit ve özgür yaşayabildiği bir gelecek, bu bölgedeki gerçek barışın tek yoludur.
İran’a yönelik emperyalist ve Siyonist saldırganlık, bütün bölgeyi daha büyük bir savaşın eşiğine sürüklüyor. Bu müdahaleler halklara özgürlük değil ölüm, yoksulluk, baskı ve istikrarsızlık getiriyor. Ortadoğu’da çözüm işgalde, bombardımanda ve tehdit siyasetinde değil halkların kendi kaderini tayin hakkındadır, eşitliğindedir, kardeşliğindedir.
Demokrasi vurgusu
Ülkemizde ise emekçiler derinleşen yoksulluk, güvencesizlik ve hayat pahalılığı altında yaşamaya zorlanıyor. İşçilerin, kamu emekçilerinin, emeklilerin ve işsizlerin yaşam koşulları her geçen gün ağırlaşırken ücretler eriyor, sendikal haklar baskı altına alınıyor, grev hakkı fiilen ortadan kaldırılıyor, kamusal kaynaklar sermayeye aktarılıyor. Bir avuç ayrıcalıklı kesim daha fazla kâr etsin diye milyonlarca insan yoksulluğa ve geleceksizliğe itiliyor.
Baskı yalnızca ekmekte değil, haklarda da büyüyor. Halk iradesine dönük müdahaleler, kayyım rejimi, seçme ve seçilme hakkını hedef alan girişimler, yargının siyasal baskı aracına çevrilmesi, üniversitelerde ve toplumsal yaşamın her alanında derinleştirilen kuşatma kabul edilemez. Demokrasi yalnızca sandığa indirgenemez. Demokrasi; halkın iradesinin tanınmasıdır, örgütlenme özgürlüğüdür, eşit yurttaşlıktır, baskı rejimine karşı toplumsal yaşamın savunulmasıdır.
Kadınların eşitlik ve özgürlük mücadelesiyle gençlerin gelecek mücadelesi, işçilerin ve kamu emekçilerinin insanca yaşam kavgasıyla halkların barış ve eşit yurttaşlık talebi birbirinden ayrı değildir. Erkek egemenliğine, şiddete, gericiliğe, kadınların yaşamını kuşatan politikalara boyun eğmeyeceğiz. Gençleri umutsuzluğa, kadınları güvencesizliğe ve şiddete, emekçileri yoksulluğa mahkûm eden bu düzene teslim olmayacağız.
Biz; laikliğin, demokrasinin, barışın ve halkların eşitliğinin savunulduğu, herkesin diliyle, kimliğiyle, inancıyla özgürce yaşayabildiği, emekçilerin yoksulluğa mahkûm edilmediği bir ülkenin ve bir dünyanın mümkün olduğunu biliyoruz. Newroz’un tarihsel mirası bize bunu hatırlatıyor: Hiçbir karanlık sonsuz değildir.
Dehak’ın zulmüne karşı Demirci Kawa’nın yaktığı ateş bugün de yolumuzu aydınlatıyor. Bu ateş savaşa karşı barışın, sömürüye karşı emeğin, inkâra karşı halkların eşitliğinin, gericiliğe karşı özgürlüğün ateşidir.
Newroz’un direnişini de umudunu da büyüteceğiz. Birlikte direneceğiz.
Birlikte kazanacağız.”
Newroz programı şöyle:
*Saygı duruşu
*Kemençe sahne alacak
*Tertip Komitesi selamlama
*DEM Parti İstanbul İl Eşbaşkanları Arife Çınar ve Çınar Altan’ın selamlaması
*İstanbul Emek Barış ve Demokrasi Güçleri’nin mesajı
*Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Eşit Başkanı Hüseyin Mat konuşacak
*Newroz ateşi yakılacak
*Suavi sahne alacak
*Çetin Arkaş konuşacak
*Sebahat Tuncel konuşacak
*Davul zurna performansı
*DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları konuşacak
*HDK Eşsözcüsü Meral Danış Beştaş konuşacak
*Koma Amed sahne alacak
#CANLI... İstanbul'da Newroz kutlamaları başlıyor https://t.co/MwZczvUo6Z
— Rudaw Türkçe (@RudawTurkce) March 22, 2026