Gülistan Doku soruşturmasının üzerine giden Dersim Başsavcısı Ebru Cansu ilk kez konuştu
Haber Merkezi – “Gülistan Doku soruşturmasında her ihtimali değerlendirdik” diyen Ebru Cansu, “Hangi dosya olursa olsun, adaletin peşini bırakmayacağız” ifadelerini kullandı.
Gülistan Doku soruşturmasını yürüten başsavcı Ebru Cansu Hürriyet’e verdiği röportajda, “Mesleki ve vicdani görevim gereği bu dosyanın üzerine gidilerek bu kızımıza ne olduğunun bulunması gerektiğine inandım. Eğer bir cinayet söz konusuysa bunu aydınlatmak adli makamların boynunun borcudur” dedi.
“Gülistan Doku soruşturmasında her ihtimali değerlendirdik” diyen Ebru Cansu, “Hangi dosya olursa olsun, adaletin peşini bırakmayacağız” ifadelerini kullandı.
Dersim’de 5 Ocak 2020’de kaldığı üniversite yurdundan çıktıktan sonra bir daha bulunamayan Gülistan Doku dosyası 6 yıl sonra yeniden açılmıştı.
12 kişinin tutuklandığı soruşturmayı Dersim Cumhuriyet Başsavcısı Ebru Cansu yürütüyor.
“Vicdani bir yük hissettim”
Ebru Cansu röportajda, “Ben de bir anneyim, benim de bir kızım var. Bu dosyaya baktığımda kaybolan bir genç kızın, yarım kalan bir hayatın ve cevap bekleyen bir ailenin acısını gördüm. Bu nedenle mesleki sorumluluğumun ötesinde, vicdani bir yük de hissettim. Mesleki ve vicdani görevim gereği bu dosyanın üzerine gidilerek bu kızımıza ne olduğunun bulunması gerektiğine inandım” dedi.
“Cesaret dediğiniz şey, aslında adalet duygusunun ta kendisidir. Sayın Bakanımızın ‘ucu nereye giderse gitsin’ şeklindeki kararlı yaklaşımı da bize güç verdi” diyen Ebru Cansu, şu ifadeleri kullandı:
“Biz, adliyedeki ekip arkadaşlarımla ve JASAT birimleriyle birlikte, hiçbir detayı göz ardı etmeden, her ihtimali yeniden değerlendirerek gece gündüz demeden çalıştık. Eğer bir cinayet söz konusuysa bunu aydınlatmak adli makamların boynunun borcudur.
“Her ihtimali yeniden değerlendirerek gece gündüz demeden çalıştık”
Günümüzde teknolojik imkânlar çok gelişti. Bizim görevimiz gerçeği ortaya çıkarmaktır. Gülistan Doku dosyası da bunun mümkün olduğunu göstermiştir. Bundan sonra da hangi dosya olursa olsun, adaletin peşini bırakmayacağız.
Sayın Bakanımızın ‘ucu nereye giderse gitsin’ şeklindeki kararlı yaklaşımı da bize güç vermiştir. Biz, adliyedeki ekip arkadaşlarımla ve JASAT birimleriyle birlikte, hiçbir detayı göz ardı etmeden, her ihtimali yeniden değerlendirerek gece gündüz demeden çalıştık.”
6 yıl sonra Dersim Cumhuriyet Başsavcılığınca ulaşılan yeni bilgiler doğrultusunda “kasten öldürme”, “cinsel saldırı”, “suç delillerinin gizlenmesi-yok edilmesi”, “bilişim sistemine hukuka aykırı olarak girmek suretiyle verileri yok etme-bozma”, “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma”, “suçu bildirmeme” ve “suçluyu kayırma” suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında, aralarında dönemin Dersim Valisi Tuncay Sonel’in de bulunduğu 15 şüpheli gözaltına alındı.
Şüphelilerden Dersim Valisi Tuncay Sonel, Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel, Doku’nun SIM kartındaki verileri sildiği iddia edilen eski polis Gökhan Ertok, hastane kayıtlarını sildiği iddia edilen dönemin Dersim Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir, eski Dersim İl Özel İdaresi çalışanı Erdoğan Elaldı, Celal Altaş, Nurşen Arıkan, Ferhat Hanedan Güven, Doku’nun erkek arkadaşı Zeinal Abakarov, annesi Cemile Yücer ve eski polis olan üvey babası Engin Yücer ile Tuncay Sonel’in o dönem koruma polisliğini yapan Şükrü Eroğlu tutukladı.