Cengiz Çandar: Kürt halkı süreci destekliyor ama henüz güvenmiyor
Erbil (Rûdaw) - DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Cengiz Çandar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) kabul edilen komisyon raporunu ve yeni süreci Rûdaw’a değerlendirdi. Çandar, “Kürt halkı süreci destekliyor ama destekle güven arasında bir makas açıklığı var. Güvenin inşası için Demirtaş’ın serbest bırakılması ve kayyumların geri çekilmesi gibi somut adımlar atılmalı” dedi.
DEM Parti Milletvekili ve deneyimli siyasetçi Cengiz Çandar, Rûdaw TV'de Hevidar Zana'nın sunduğu bültene konuk olarak Ankara’da yürütülen süreç ve TBMM bünyesindeki Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun raporuna dair açıklamalarda bulundu.
“Meclis raporu tarihi bir başarıdır”
Meclis bünyesinde hazırlanan raporun önemine dikkat çeken Çandar, bunun Kürt sorununun çözümü yolunda bir başlangıç olduğunu belirtti.
Çandar, “Rapor kendi başına çok önemli çünkü ilk kez Türkiye Parlamentosu, bütün büyük partilerin üzerinde ittifak ettiği bir metni ortaya koydu. 50 üyeden 47’sinin oyuyla kabul edilmesi bir başarıdır. Ancak bu her şeyin çözümü değil; Kürt sorununun çözümünün başlangıcı bile değil. Bu sadece çatışmanın sona erdirilmesi ve sonrasında atılacak adımlar için bir yol haritası niteliğinde” ifadelerini kullandı.
“Öcalan’ın statüsü ve dış dünya ile teması”
MHP lideri Devlet Bahçeli’nin Abdullah Öcalan için kullandığı “statü” vurgusunu değerlendiren Çandar, hukuki sürece işaret etti:
“Öcalan şu an ağırlaştırılmış müebbet hükümlüsü olarak İmralı’da bulunuyor. Ancak Bahçeli de kabul etti ki Öcalan olmadan bu süreç yürümez. Bahçeli’nin kastettiği statü, Öcalan’ın dış dünya ile temas kurabilmesi, medya ve basınla görüşebilmesi, kendi örgütüyle doğrudan diyalog kurabilmesidir. Ayrıca 2014 tarihli AİHM kararında yer alan ‘Umut Hakkı’ (bir gün serbest kalma ihtimali) konusunun yasal zemine oturtulması gerekiyor. Bahçeli bu tartışmanın samimiyetle yapılması gerektiğini söyleyerek yeni bir adımın fitilini ateşledi.”
“Kayyum ve Demirtaş için yeni yasaya gerek yok”
Bahçeli’nin “İki Ahmet (Ahmet Türk ve Ahmet Özer) makamına dönsün” ve “AİHM kararları uygulansın” çağrılarını hatırlatan Çandar, bu adımlar için yasal değişikliğe ihtiyaç olmadığını söyledi.
Çandar, “Ahmet Türk ve Ahmet Özer’in görevine iadesi için yeni bir kanun gerekmiyor; sadece kayyumların geri çekilmesi yeterli. Aynı şekilde Selahattin Demirtaş’ın 9 yıldır tutuklu olması anayasaya aykırıdır. Anayasa’nın 90. maddesi uyarınca AİHM kararlarının uygulanması zorunludur. Türkiye kendi anayasasına uysa Demirtaş çoktan çıkmış olmalıydı” dedi.
“Bahçeli lokomotif ama son söz Erdoğan’da”
Sürecin siyasi mimarisine değinen Cengiz Çandar, Devlet Bahçeli’nin sürecin “lokomotifi” olduğunu ancak başkanlık sisteminde nihai kararın Cumhurbaşkanı Erdoğan’da olduğunu vurguladı.
Çandar, “Süreci başlatan Bahçeli’dir, Numan Kurtulmuş da bugün onu ziyaret ederek bu rolün altını çizdi. Ancak somut sonuçlar için Tayyip Erdoğan’ın da aynı güçte bir irade koyması lazım. Erdoğan süreçten yana olduğunu söylüyor ama Bahçeli’nin kurduğu cümlelerin aynısını henüz ondan duymadık. Niçin somut adımlar atılmıyor sorusunun cevabı Sayın Erdoğan’ın kafasındaki zamanlamada saklı” dedi.
“Kürt halkı güvenmek istiyor”
Kürt halkının sürece yaklaşımını “destek var ama güven yok” sözleriyle özetleyen Çandar, toplumsal rızanın sembolik adımlarla sağlanabileceğini belirtti.
Çandar, “Kürt halkı bu sürecin olumlu gelişmesini istiyor ama aktörlere karşı ciddi bir güvensizlik var. Kayyum meselesinin çözülmesi ve Selahattin Demirtaş’ın durumu, bu güven duygusunu oluşturmak için en kritik eşiklerdir. Bu adımlar atılırsa Kürt halkı sürece tam anlamıyla güvenecektir” dedi.