Diyarbakır’da yeni bir oluşum: Kürt Milli Platformu 'siyasi tutum belgesi'ni açıkladı
Diyarbakır (Rûdaw) - Diyarbakır’da 28-29 Mart tarihlerinde kuruluş konferansını gerçekleştirecek olan “Kürt Milli Platformu”, siyasi tutum belgesi ve kuruluş modelini kamuoyuyla paylaştı. Platform, Kürt sorununda şiddeti reddeden, uluslararası hukuk ve self-determinasyon hakkını esas alan bir çizgi izleyeceğini duyurdu.
Farklı siyasi partiler, sivil toplum kuruluşları ve bağımsız şahsiyetleri bir araya getirmeyi hedefleyen Kürt Milli Platformu, kuruluş hazırlıklarını sürdürüyor.
Platformun hazırlık komisyonu üyelerinden Baha Mutlu tarafından açıklanan "Siyasi Tutum Belgesi ve Kuruluş Modeli Taslağı", oluşumun stratejik hedeflerini ve yönetim şemasını netleştirdi.
Temel dayanak: Uluslararası hukuk ve self-determinasyon
Açıklanan belgede, platformun temel amacının Kürt milletinin kolektif haklarını uluslararası hukuk normları çerçevesinde savunmak olduğu vurgulandı.
Birleşmiş Milletler (BM) Şartı ve BM Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi’ne atıfta bulunulan taslak metinde, Kürt milletinin "kendi kaderini tayin hakkı" (self-determinasyon) temel bir referans olarak kabul edildi.
Platform, çözüm perspektifini; barışçıl, demokratik ve hukuk temelli yöntemlerle sınırlandırarak, silahlı veya şiddet içeren yöntemleri bir siyasal araç olarak kabul etmediğini resmen ilan etti.
"Tekil liderlik yok, kolektif temsil var"
Kuruluş modeliyle dikkat çeken platform, geleneksel tekil liderlik yerine kolektif bir yönetim yapısını benimsiyor. Hazırlanan taslağa göre platformun organları şu şekilde işleyecek:
“Genel Kurul yılda bir toplanacak ve temel kararları 2/3 nitelikli çoğunlukla alacak.
Meclis, kadınlar ve gençler için pozitif ayrımcılığın uygulanacağı 40 üyeden oluşacak.
Yürütme Kurulu, seçimle belirlenen 11 üyeden müteşekkil olacak.
Platformda tek bir başkan bulunmayacak; yürütme kurulu içinden seçilen bir sözcü en fazla bir yıl görev yapacak ve idari bir ayrıcalığa sahip olmayacak.”
Siyasi talepler ve iade-i itibar
Siyasi Tutum Belgesi’nde, Kürt sorununun çözümüne dair asgari müşterekleri içeren bir dizi talep sıralandı.
Bu talepler arasında; anayasal güvenceye kavuşturulmuş statü, anadilde eğitim hakkı, yerleşim yeri isimlerinin iadesi, tarihi Kürt şahsiyetlerin mezar yerlerinin açıklanması ve iade-i itibar gibi maddeler öne çıkıyor.
Ayrıca Kürdistan coğrafyasında yaşayan azınlıkların haklarının korunması da platformun öncelikleri arasında yer alıyor.
Uluslararası diplomasi hedefi
Platform, Kürt milletinin haklarını dünya kamuoyuna taşımak amacıyla bir "Milli Temsil Heyeti" oluşturmayı planlıyor.
Bu heyetin; Birleşmiş Milletler, Avrupa Konseyi, Avrupa Parlamentosu ve uluslararası insan hakları kuruluşları nezdinde diplomatik temaslarda bulunması hedefleniyor.
Vesayet reddediliyor
Açıklanan belgede "Vesayet Yasağı" başlığı altında; hiçbir siyasi partinin, ideolojik akımın veya inanç grubunun platform üzerinde vesayet kurmasına izin verilmeyeceği, esas olanın eşitlik ve ulusal ortak irade olduğu belirtildi.
Kürt Milli Platformu’nun 28-29 Mart 2026 tarihlerinde Diyarbakır’da yapacağı Kuruluş Konferansı ile resmen faaliyetlerine başlaması bekleniyor.