CHP genel merkez binası önündeki krizin aşılması için İçişleri Bakanı’ndan randevu aldı

Haber Merkezi - CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, CHP Genel Merkezi önünde devam eden gerginliğe dair yaptığı açıklamada, yaşananları bir darbe girişimi ve çok partili rejime yönelik bir tehdit olarak nitelendirdi. Krizden tek çıkış yolunun acil bir kurultay düzenlemek olduğunu vurgulayan Emir, çözüm arayışları kapsamında İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’den randevu aldıklarını duyurdu.

İstinaf mahkemesinin CHP Kurultayı’na yönelik verdiği mutlak butlan kararı, genel merkezdeki hareketliliği gece yarısından itibaren en üst seviyeye taşıdı.

Eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun, genel merkez binasının boşaltılarak taraflarına teslim edilmesi yönündeki talebi üzerine bina önünde ve çevresinde teyakkuz durumu ilan edildi.

Emniyet güçlerinin bina önünde güvenlik önlemleri almasının ardından, bina içerisinde de olası bir müdahaleye karşı barikatlar kuruldu.

Genel Başkan Özgür Özel’in açıklama yapması beklenen kritik saatlerde kameraların karşısına geçen Murat Emir, İçişleri Bakanlığı ile yürütecekleri görüşme sürecine dair beklentilerini paylaştı. Emir, İçişleri Bakanı’ndan kimsenin burnunun kanamadığı, polislerin ve vatandaşların zarar görmediği, demokrasinin yara almayacağı aksine güçleneceği bir çözüm adımı beklediklerini ifade etti. Sürecin demokratik teamüller çerçevesinde sonuçlanması gerektiğini belirten Emir, “zorbalığa karşı” duracaklarını söyledi.

Murat Emir şu ifadeleri kullandı:

"Bugün demokrasimize ağır bir darbe yapılmaya çalışılmış, sandığımız kaçırılmaya çalışılmış ve bunu yapmak üzere zorla, zorbalıkla genel merkezimize girilmeye çalışılmıştır. Biz başından beri mutlak butlan diye bir kararın olamayacağını, ilgili kanunlara tamamen aykırı olduğunu, Türkiye Cumhuriyeti'ndeki siyasal zemini altüst etmek üzerine yaratılan bir kavram olduğunu, nihai amacının da siyasi operasyon olduğunu açıkça söylemiştik. CHP'nin yükselişini önleyemeyenler, iktidar yürüyüşünün önüne geçemeyenler, cumhurbaşkanı adayımızın bileğini bükemeyenler önce İstanbul'da bir darbe yaptılar, cumhurbaşkanı adayımızı zindanlara koydular. Başaramayınca CHP'nin kurumsal kimliğine saldırmaya karar verdiler. Bu saldırı haksızdır, hukuksuzdur, kabul etmiyoruz, etmeyeceğiz!

“En az hasarla atlatmanın çarelerine baktık”

Biz bunları söylerken bir yandan da CHP'nin tarihine yakışır şekilde bir iletişim kurarak bu demokrasi krizini olabilecek en az hasarla atlatmanın çarelerine baktık, iletişim kurmaya çalıştık. Nitekim dün akşamın geç saatlerine kadar iki milletvekili arkadaşımızla bugün için saat 12.00 için sözleşmiştik. Özellikle kurultayın tarihini kesinleştirmek üzere toplanacaktık. Bizim açımızdan bu bir darbe girişimidir. Çok partili rejimin yok edilmesidir. Buradan çıkışın tek bir yolu vardır, o da acil kurultaydır. Mademki bizim yaptığımız kurultayımızı saymıyorsunuz lekelemeye kalkıyorsunuz, iki olağanüstü kurultayı saymıyorsunuz, o halde getirin sandığı hangi delegeyle istiyorsanız onunla kurultay yapalım!

“İçişleri Bakanı'ndan randevu aldık”

Bizim beklentimiz buyken arkadaşlarımız bir yerlerden buldukları mafya bozuntularıyla, CHP'yle hiçbir ilişkisi olamayacak birileriyle sabahın köründe boy göstererek adeta tehdit ederek, kapımıza dayandılar. Ve biz buna rağmen örgütümüzün, sizlerin direnciyle bu saldırı girişimini püskürttük ve yine uzlaşı arayışı içerisindeyiz. Biz ne ülkemizin ne de CHP'nin böyle bir krizi hak etmediğini, bu krizin mutlaka bir iletişimle çözülmesi gerektiğini söylüyoruz ve inanıyoruz. Sayın İçişleri Bakanı'ndan randevu aldık. Birazdan gideceğiz ve bize göre kritik noktaları arz edeceğiz. Sayın İçişleri Bakanı'ndan da hiç kimsenin burnunun kanamadığı, hiçbir polis memurumuza en ufak bir hamlenin yapılmadığı, üniformalarının çizilmediği, demokrasimizin yara almadığı, tam tersine demokrasimiz adına umut büyüteceğimiz bir adımın olacağı bir çözüm bekliyoruz. Bunun için görüşeceğiz."