Kurtulmuş: Yapılacak yasal düzenlemelerle 50 yıllık çatışmalı dönem geride bırakılacak

Haber Merkezi – Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, Ankara’daki yabancı misyon şefleri ve büyükelçilerle iftar programında bir araya geldi. Kurtulmuş, yürütülen barış sürecine ilişkin önemli mesajlar verdi; Filistin, Suriye ve uluslararası sisteme dair değerlendirmelerde bulundu.

“Silahların bırakılmasıyla yeni bir dönem başlayacak”

Kurtulmuş, Türkiye’nin uzun yıllardır ağır bedeller ödediği silahlı çatışmaların kalıcı biçimde sona erdirilmesi için siyasi zeminde kapsamlı bir çalışma yürütüldüğünü söyledi.

Örgütün kendisini feshetmesi ve silah bırakması süreciyle birlikte TBMM’de bir siyasi parti hariç tüm partilerin katılımıyla “Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu”nun kurulduğunu hatırlatan Kurtulmuş, 5 Ağustos’tan bu yana 21 toplantı yapıldığını belirtti.

Farklı siyasi görüşlere sahip partilerin ortak bir çerçevede uzlaştığını ifade eden Kurtulmuş, süreci şöyle özetledi:

“En kısa süre içerisinde terör örgütünün bütünüyle tasfiyesi ve silahların tamamıyla bırakılmasıyla birlikte yapılacak yasal düzenlemeler, Türkiye’de bu 50 yıllık çatışmalı dönemi geride bırakacak, bu terör ve şiddet sarmalını ortadan kaldıracaktır.”

Kurtulmuş, sürecin tamamlanmasıyla birlikte 86 milyon yurttaşın, etnik kökeni ve mezhebi ne olursa olsun, demokratik standartları yükselmiş bir Türkiye’de eşit yurttaşlar olarak yaşayacağını söyledi.

 

“Filistin meselesi insanlığın ortak vicdanıdır”

Konuşmasında Gazze’de yaşananlara da geniş yer ayıran Kurtulmuş, mevcut uluslararası sistemin işlevsiz hale geldiğini savundu.

Birleşmiş Milletler ve Güvenlik Konseyi başta olmak üzere II. Dünya Savaşı sonrası kurulan yapının etkisini kaybettiğini dile getiren Kurtulmuş, “kural bazlı sistemin” yerini güç merkezli bir anlayışın aldığını söyledi.

Kurtulmuş, “Dünyanın büyük sayılan ülkelerinden birisinin İsrail'deki Büyükelçisinin, ‘Ortadoğu'daki bütün topraklarda İsrail'in hakkı vardır, bu tanrı tarafından onlara vadedilmiştir’ demesinin de yapılanları onayladığını gösteren bir utanç sözü olarak ortada durduğunu görüyoruz” şeklinde konuştu.

Filistin meselesinin çözülmeden Ortadoğu’da kalıcı barışın sağlanamayacağını vurgulayan Kurtulmuş, iki devletli çözümün hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti.

“Arz-ı mevud anlayışına asla prim vermeyiz”

Kurtulmuş, bazı çevrelerin “arz-ı mevud” ve “seçilmiş halk” söylemlerine de tepki gösterdi.

“Biz, başkaları gibi arz-ı mevuda ya da seçilmiş insanların yaşadığı bir ülke inancına asla prim vermeyiz. Hiçbir halk, Tanrı tarafından seçilmiş değildir. Hiçbir toprak Cenabıallah tarafından herhangi bir millete vadedilmiş değildir.”

Bu tür söylemlerin bölgesel barışı tehdit ettiğini ifade eden Kurtulmuş, Filistin halkının özgür ve egemen bir devlet hakkına sahip olduğunu söyledi.

Suriye’de kapsayıcı yapı ve toprak bütünlüğü

Suriye’deki gelişmelere de değinen Kurtulmuş, yeni dönemde üç temel ilkeye dikkat çektiklerini belirtti:

“Kapsayıcı bir yönetim yapısının kurulması, Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunması, tüm silahlı grupların tasfiye edilerek tek bir ulusal ordu çatısı altında toplanması.

“Suriye halkının tamamı Suriye’nin sahibidir” diyen Kurtulmuş, etnik ve mezhebi farklılıkların yeni dönemde bir arada temsil edilmesi gerektiğini ifade etti.

Suriye yönetimi ile SDG arasındaki entegrasyon sürecinin ilerlediğini belirten Kurtulmuş, Türkiye için Suriye’nin güvenliğinin doğrudan bir güvenlik meselesi olduğunu kaydetti.

“Müzakere masasından vazgeçmeyiz”

Rusya-Ukrayna savaşına da değinen Kurtulmuş, Türkiye’nin başından bu yana müzakere ve diplomasi vurgusu yaptığını hatırlattı.

Dolmabahçe’de kurulan barış masasının önemine işaret eden Kurtulmuş, güç kullanarak kalıcı çözüm elde edilemeyeceğini söyledi.

Türkiye’nin dış politikada “ilkesel yaklaşımı” esas aldığını belirten Kurtulmuş, egemenliğe saygı ve kural bazlı sistem vurgusunu yineledi.

Büyükelçiler adına konuşma

Programda Cibuti’nin Ankara Büyükelçisi Aden Houssein Abdillahi de büyükelçiler adına söz aldı.

Abdillahi, Türkiye’nin diyalog ve insani ilkeler konusundaki rolüne dikkat çekti; uluslararası hukukun tüm devletlere eşit şekilde uygulanması gerektiğini vurguladı.

Gazze’de yaşananların 21. yüzyılın en büyük trajedilerinden biri olduğunu belirten Abdillahi, yaşananların tarihte silinmez bir iz bırakacağını ifade etti.