Mine Kırıkkanat'ın 'kılıç artığı' ifadesine Alevilerden sert tepki

Haber Merkezi - Cumhuriyet gazetesi yazarı Mine Kırıkkanat’ın, eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu için kullandığı "kripto kılıç artığı" ifadesi kamuoyunda büyük bir öfkeye yol açtı. Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), söz konusu ifadeyi "toplumsal barışı zehirleyen karanlık bir zihniyetin ürünü" olarak nitelendirerek Kırıkkanat’ı ve gazete yönetimini sert bir dille kınadı.

Kırıkkanat, sosyal medya üzerinden yaptığı bir paylaşımda, "Öğrenci Andı"nın kaldırılmasına destek verdiği iddiaları üzerinden Kılıçdaroğlu’nu hedef alarak bu aşağılayıcı ifadeyi kullandı.

Gelen yoğun tepkiler üzerine bir açıklama yapan Kırıkkanat, "ifadenin gerçek anlamını bilmediğini" ileri sürerek özür diledi. Ancak bu savunma, özellikle Alevi ve azınlık toplumları nezdindeki tepkiyi dindirmedi.

"Bu ifade nefret dilinin zirvesidir"

Alevi Bektaşi Federasyonu tarafından yapılan yazılı açıklamada, "kılıç artığı" tabirinin tarihsel derinliğine ve taşıdığı nefrete dikkat çekildi.

Federasyon, "Bu ifade; yalnızca bir kişiyi hedef alan nezaketsizlik değil, aynı zamanda bu coğrafyanın acı hafızasına ve halklarına yönelmiş son derece tehlikeli bir söylemdir. İnsanları kökeni, inancı veya geçmişi üzerinden aşağılayan bu dil, ayrımcılığı körüklemektedir" dedi.

Cumhuriyet Gazetesi yönetimine çağrı

ABF, Mine Kırıkkanat’ın yazarlık yaptığı Cumhuriyet gazetesi yönetimine de seslenerek somut adım atılmasını istedi.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Basın özgürlüğü; hakaret etme, ayrımcılığı yayma ve nefret dili üretme özgürlüğü değildir. Gazete yönetimi, insan onurunu hedef alan bu seviyesizliğe izin vermemeli ve bu kişi hakkında gereğini yapmalıdır."

'Kılıç artığı' ne anlama geliyor?

Türkiye’nin siyasi ve toplumsal terminolojisinde "kılıç artığı" ifadesi; Osmanlı ve Cumhuriyet tarihindeki katliam, sürgün ve kırım olaylarından sağ kurtulan toplulukları aşağılamak amacıyla kullanılıyor.

Özellikle Aleviler, Ermeniler ve Süryaniler gibi inanç ve kimlik gruplarına yönelik sarf edilen bu söz, modern hukukta ve insan hakları metinlerinde doğrudan "nefret söylemi" olarak kabul ediliyor.

Alevi Bektaşi Federasyonu, açıklamasını "Kimden gelirse gelsin nefret diline karşı susmayacağız; eşit yurttaşlık ve demokrasi mücadelemizi sürdüreceğiz" diyerek noktaladı.