AK Parti Sözcüsü Çelik’ten ‘Ateşkes kalıcı barışa dönmeli’ açıklaması

Haber Merkezi – AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, MYK toplantısı sonrası ABD/İsrail ve İran arasındaki savaşa ilişkin, “Ateşkes kalıcı barışa dönmeli. İslamabad’daki müzakerelerin sağlıklı ilerlemesini talep ediyoruz” dedi.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, AK Parti Genel Merkezi’nde MYK toplantısına ilişkin basın açıklaması gerçekleştirdi.

Çelik, MYK toplantısı sonrası ABD/İsrail ve İran arasındaki savaşa ilişkin, “Ateşkes kalıcı barışa dönmeli. İslamabad’daki müzakerelerin sağlıklı ilerlemesini talep ediyoruz” dedi.

“Ateşkes kalıcı barışa dönmeli”

ABD/İsrail ve İran arasındaki savaşa ilişkin konuşan Çelik, “Ateşkes sağlandı ama İslamabad’daki müzakereler istenilen şekilde ilerlemiyor henüz. Biz İslamabad’daki müzakerelerin sağlıklı bir şekilde ilerlemesi gerektiğini ve ateşkesin kalıcı barışa dönüşmesi gerektiğini ifade ediyoruz. Kesinlikle tekrar savaşa dönülmemelidir. Bu savaş haksız ve hukuksuzdur. Hiçbir şekilde daha büyük insani trajedilere yol açılmamalıdır. Uluslararası toplum da ateşkesin tamamen barışa dönüşmesine güçlü bir destek vermelidir” dedi.

Zenginleştirilmiş uranyum meselesi, Hürmüz konusu, İran’ın talep ettiği tazminatlar ve güvenlik garantilerinin masada çözülebilecek konular olduğunu belirten Çelik, “Tüm bunlar masada çözülebilir konulardır. Onun için İslamabad’daki müzakerelerin devam etmesi, tekrar savaşa dönüşmemesi, ateşkesin kalıcı barışa dönüşmesi için uluslararası toplumun tam bir destek vermesi gerekmektedir” ifadelerini kullandı.

"Süreç" açıklaması

Barış sürecine dair ise Çelik, “Terörsüz Türkiye gündemimizde. Meclis çalışmalarını değerlendirerek MYK gündemini tamamlayacağız” ifadelerini kullandı.

Fransa ve AB’ye tepki

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un Türkiye ile ilgili açıklamalarına değinen Çelik, “Fransa’nın açıklamalarını yakından takip ediyoruz. Doğrusu rasyonel bir zemine oturmuyor. Fransa ile NATO içerisinde müttefiklik ilişkimiz varken, ima yollu olsa bile başka NATO müttefikleriyle ittifak kurduğunu ifade ederken Türkiye’yi karşısına alan söylemler üretmesi son derece yanlıştır. Şunu unutmamak gerekir ki, çok yakın zamanda hatırlıyorsunuz, Sayın Macron ‘NATO’nun beyin ölümü gerçekleşti’ demişti. Daha sonra bu görüşünden geri adım attı. Bugün aslında Türkiye’ye karşı birtakım aşırı söylemler kullanmada gereksiz bir cömertlik ve cüretkarlık içerisinde olduğunu görüyoruz Fransa’nın. Bu doğru bir tavır değil” dedi.

AB Komisyon Başkanı Ursula von der Leyen’in Türkiye’yi de zikrederek “bazı ülkelerin Avrupa’ya nüfuz etmesinin engellenmesi gerektiği” yönündeki açıklamasını da değerlendiren Çelik, “Bu AB’nin şu anda niye bu halde olduğunu gösteren çok temel bir açıklama. Türkiye gibi AB’ye aday bir ülkeyi, karşıt konumda değerlendirmek, göç konusunda ve güvenlik konusunda sürekli kapımızı çalanların kafasının arkasındakini göstermesi bakımından çok önemli. Madem Türkiye bütün Balkanları ve Avrupa’yı domine edecek kadar büyük bir güç, normal bir siyasi akıl Türkiye ile iş birliği yapmayı gerektirir” ifadelerini kullandı.

Nefret söylemini lanetliyoruz”

Cumhuriyet gazetesi yazarı Mine G. Kırıkkanat’ın CHP’nin eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu hakkında kullandığı, “Kripto kılıç artığı” sözlerine ilişkin de konuşan Çelik, şunları kaydetti:

“Biz CHP ya da başka parti, bazı köşe yazarların tartışmaları bizi ilgilendiren tartışmalar değil. Kullanılan o ifade Alevi canlarımızı, vatandaşlarımızı inciten ifadedir. Onları inciten ifadeden biz de inciniriz. O ifade bir nefret söylemidir. Doğrudan nefret söylemi olarak kodlanmalı ve tümüyle kategorik olarak reddedilmelidir. Bu şekilde çirkin ifadeler kullanılmasını lanetliyoruz ve reddediyoruz. Bunu kendimize yapılmış sayıyoruz. Bu nefret söylemlerinin ahlaki olarak mahkum edilmesi lazım. Bunlarla ilgili hassasiyetler konusunda daha güçlü ses çıkarmamız lazım.”

Yunanistan otobandan ayrılmamalı”

Yunanistan’ın ittifak arayışlarına da değinen Çelik, “Günün sonunda herkes gidiyor, biz kalıyoruz, baş başa. Dolayısıyla Yunanistan’ın Türkiye ile sorunlarını masada çözme imkanı varken sürekli olarak, başta İsrail’den başkalarına kadar birtakım ittifaklar peşinde koşup, Türkiye karşıtlığı söylemini sürekli yükseltip bundan elde edeceği nedir? Otobandan ayrılmamak lazım. Otobandan ayrıldığı zaman çoğu kez şarampole düşürdüğü görülmüştür. Tekrar aynı hatayı yapmaya gerek yok” dedi.