Birinci ve ikinci dünya savaşları milyonlarca insanın canına malolurken, ardında büyük tahribatlar bırakmıştı. Bu iki savaşın başlangıç merkezi Avrupa olduğu gibi bittiği yer de Avrupa olmuştu. Ancak bunun sonucunda 1950’de dünya insan haklarının temelleri atılmıştı. Demek ki insanlık bu iki savaştan çok ağır bir ders çıkardı. Avrupa ve dünya liderleri bir daha bu derece tahribata yol açacak başka bir savaşın çıkmaması için önlem aldı ve başarılı da oldular.
Kürdistan’ın güneyinde de 1991 Baharı Ayaklanması’yla Kürdistan Bölgesi Hükümeti’nin kurulması sonrası, Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) ve Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) arasında iç savaşı çıktı. Kendilerinin yanısıra millete de yapmadıkları hiçbir kötülük kalmadı. Daha sonra ise stratejik anlaşmayı imzalayarak her şeyi sonlandırdılar. Bunun sonucunda ülkede hızlı ekonomik gelişme ve refahla birlikte siyaset ve diplomasi de gelişti. Ayrıca, dört parçada Kürt sorununda ilerleme yaşandı.
Kürdistan Bölgesi kamuoyunda, yönetimdeki sözkonusu iki partinin iç savaştan iyi bir ders çıkardığı ve kazanımlarını tehlikeye atmayacakları, bir gerginliğe izin vermeyecekleri yönünde bir kanaat oluştu.
Kürtler son 30 yılda olduğu gibi şimdi de çok sayıda samimi lidere sahip. Ancak hiçbiri bugüne kadar Mesud Barzani gibi bağımsız Küristan’a kavuşmak için şeffaf bir politika uygulamadı. Bazı liderler ise bağımsızlığı şairin hayali olarak tanımlıyor.
Mesud Barzani bugün dünyada Kürtler’in düşmanlarına karşı mücadele veren, barışın sembolü ve kalkanıdır adeta. Eğer ayaklanma sonrası Barzani’nin attığı adımalara yakından bakacak olursak her zaman bağımsız Kürdistan devletinin stratejisi yolunda farklı taktikler kullandığını görürüz.
Bununla beraber, 23 yıllık deneyimde Kürdistan Bölgesi’nin en büyük yanlışı, her devletin en temel direği olan toplumsal adalet konusunda eksiklik ve anayasının egemen olmaması. Bu yüzden bütün partilerin bu iki sorunu çözmesi için bütün güçlerini ortaya koyaması lazım. Zaman isteyen bu sorunların çözümü için sabırla bağımsız Kürdistan Devleti rüyasını gerçekleştirecek olan Mesud Barzani’nin çabalarına destek vermeleri lazım.
Tarih boyunca Kürdistan milletinin siyasi egemenlik rüyasının önündeki en büyük engel Türkiye olumuştur. Ancak Barzani akıllı bir taktik uygularak bu ülkenin tavrının değişmesine vesile oldu. Herşeyin Kürtler’in istediği gibi olmadığı bir gerçek. Ancak son 6 yılda Kürt sorununun çözümü konusunda Ankara’nın resmi tavrındaki değişiklikler azımsanacak gibi değil.
Teoride her Kürt başkan ve başbakan olabilir. Ama bu hassas dönemde milletimizin bağımsızlığını elde etmesi için Mesud Barzani en iyi ve tek Kürt lideridir.
Bu zorlu süreçte, Kürdistan milletinin rüyası olan bağımsızlığı ilan etmeye sadece Barzani cesaret edebilir. Baas rejiminin çöküşünden sonra Mesud Barzani bu hayali gizlemedi. Bu amaca ulaşmak için de her türlü bedeli ödemeye hazır!
Hepimiz, Kürdistan’ın bağımsızlığı, egemenlik ve toplumsal adalet için Barzani’nin arkasında olmalıyız!
(Yazılar, yazarların görüşlerini yansıtmaktadır. Rûdaw Medya Grubu'nun kurumsal bakış açısıyla örtüşebilir ya da örtüşmeyebilir.)
Yorumlar
Misafir olarak yorum yazın ya da daha etkili bir deneyim için oturum açın
Yorum yazın