Altın ve gümüşteki düşüşün gerçek nedeni

Geçtiğimiz hafta sonu bir ons altının fiyatı 5 bin 600 dolara yaklaşırken gümüşün onsu 122 dolara ulaştığında, çoğu uzman bu olağanüstü yükselişin nedenini, onlara göre doların artık küresel finans sisteminin üzerine inşa edildiği o güvenilir uluslararası para birimi olma vasfını yitirmesine bağlıyordu. Doların değersizleşmesinin altının doların yerini almasına yol açtığını ve fiyatların bu yüzden böylesine garip bir şekilde yükseldiğini savunuyorlardı.

Geçen haftaya kadar dolar kuru son 4 yılın en düşük seviyesine gerilemişti. Bu düşüş, Donald Trump’ın kendi deyimiyle "iki Kevin arasında" (Kevin Hassett ve Kevin Warsh) kalıp, Amerikan Merkez Bankası (Fed) Başkanlığı için Kevin Warsh’ı seçmesine kadar devam etti. Kevin Hassett’i ise kendi pozisyonunda, yani Ulusal Ekonomi Konseyi Direktörü olarak tuttu.

Kevin Warsh’ın aday gösterilmesi, cuma günü altın, gümüş ve metal piyasasında toplamda 10 trilyon dolarlık bir düşüşe neden oldu.

Her ne kadar Donald Trump sürekli faiz indirimi talep etse de pratikte Fed başkanlığı için, kariyer geçmişinde (2006-2011 yılları arasında Fed guvernörlerinden biri olarak) enflasyonun kontrolden çıkmaması adına sürekli sıkı para politikasını savunmuş birini seçti. Başka bir deyişle, Trump faizlerin düşürülmesinden yana olsa da kendisine o kadar da itaat etmeyebilecek bir ismi belirlemiş oldu.

Warsh, Stanford’da ekonomi okumuş ve Harvard’da hukuk eğitimini tamamlamıştır. 2008’de patlak veren küresel mali krizin ortasında, Amerikan ekonomisinin dümenindeki 7 Merkez Bankası guvernöründen biriydi. Warsh ailesinin Trump ailesiyle eskiden beri dostluğu bulunuyor. Eşinin mensubu olduğu tanınmış milyarder ailenin büyükbabası, Donald Trump’ın seçim kampanyasının bağışçılarından biriydi. Hatta geçen hafta bir muhabir bu durumu Trump’a hatırlattığında, ABD Başkanı tedirgin bir şekilde, "Bazen faizleri artırmak da gereklidir," diyerek yanıt verdi.

Bu yıl altın fiyatlarındaki hızlı yükselişin bir kısmı, ABD’nin İran’a saldırma ihtimaline ve dünyadaki diğer jeopolitik sorunların tırmanmasına dayanıyordu. Bu sorunların yatışması, altın ve gümüş fiyatlarındaki düşüşte etkili oldu. Nitekim Trump dün gece İran ile müzakerelerin iyi gittiğini açıkladı.

Altın ve gümüşteki satış dalgası Warsh’ın aday gösterilmesiyle başlayıp fiyatların yönünü yukarıdan aşağıya çevirse de düşüşün devam etmesi ve şiddetlenmesi Chicago Borsası’ndaki teknik bir değişiklikle bağlantılıdır.

New York Borsası şirket hisselerinin işlem gördüğü dünyanın en büyük borsasıysa, Chicago Borsası da dünyanın en büyük emtia ve metal piyasasıdır. Bu piyasada çoğunlukla vadeli işlem sözleşmeleri (futures) işlem görür. Vadeli piyasalardaki hissiyat, doğrudan spot (güncel) fiyatları etkiler. Vadeli işlem sözleşmesi; örneğin gümüş fiyatının gelecek ay veya sonraki iki ay içinde yükseleceğine dair bahse girmektir. Bugün gelecek ay için bir gümüş kontratı alırsınız. Gelecek ay fiyat yükselirse, kontratın vadesi dolduğunda aradaki fark kadar kâr edersiniz. Tam tersine, gelecek ay fiyat düşerse zarar edersiniz.

Daha net açıklamak gerekirse; Chicago Borsası'nda bir gümüş kontratı 5 bin onstur. Eğer bir ons gümüş örneğin 100 dolar ise, bir gümüş kontratının değeri 500 bin dolar eder. Ancak siz fiziksel gümüş almaz, sadece kontratı üzerinden işlem yaparsınız. Şirketler, aracılar, brokerlar ve bankalar; bu piyasada büyük paraların dönmesi ve piyasanın canlı kalması için toplam kontrat değerinin küçük bir oranını yatırarak işlem yapmanıza izin verir. Bu orana "marjin" (teminat) denir. Eğer bir gümüş kontratı için marjin yüzde 5 ise, 500 bin dolarlık bir gümüş kontratı almak için sadece 25 bin dolarınızın olması yeterlidir.

30 Aralık 2025 tarihine kadar, Chicago Borsası'nda 500 bin dolarlık vadeli gümüş kontratı almak için 20 bin dolar gerekiyordu, yani marjin yüzde 4’tü. 30 Aralık’ta borsa, gümüş fiyatı 80 dolara ulaştığında tüccarların aşırı risk almasını ve fiyatın daha da yükseleceğine dair bahse girmesini engellemek için marjini 20 bin dolardan 25 bin dolara (yani yüzde 5'e) çıkardı. Ancak tüccarlar bunu dikkate almadı.

13 Ocak 2026’da Chicago Borsası dolar bazlı sistemi kaldırıp marjin sistemini oransal sisteme çevirdi. Gümüş marjinini yüzde 9, altın marjinini ise yüzde 5 olarak belirledi. Bu, bir ons gümüşün 100 dolara, bir ons altının ise 4 bin 500 dolara ulaştığı zamandı. Yani geçen ayın 13’ünden itibaren aynı 500 bin dolarlık gümüş kontratını almak için 45 bin dolara ihtiyacınız vardı. Cuma günü altın ve gümüş fiyatlarında büyük düşüş başladığında, Chicago Borsası gümüş marjinini yüzde 9’dan yüzde 11’e yükseltti. Başka bir deyişle, bir gümüş kontratı için gereken 45 bin doları 55 bin dolara çıkardı. Borsa bununla da yetinmedi; piyasanın paniklediğini görerek bu cumartesi günü yeni bir bildiri yayınladı: pazartesi günü piyasalar kapandıktan sonra gümüş marjini yüzde 11’den yüzde 15’e, altın marjini ise yüzde 5’ten yüzde 8’e yükseltilecek.

Bunun altın, gümüş ve diğer metallerin fiyat düşüşü üzerinde devasa bir etkisi vardır. Cuma gününden beri altın ve gümüş fiyatları düşüyor.

Cuma gününe kadar bir gümüş kontratını tutmak için 45 bin dolara ihtiyacı olan bir tüccar, Cuma günü hesabının kapanmaması ve iflas etmemesi (margin call yememek) için hesabına 10.000 dolar daha ekleyip bakiyesini 55 bin dolara çıkarmak zorunda kaldı. Salı günü piyasalar açıldığında ise, Chicago Borsası’nın talep ettiği yüzde 15 oranını karşılamak için 20.000 dolar daha ekleyip hesabını 75 bin dolara yükseltmesi gerekecek. Aksi takdirde, gümüş fiyatı düştüğü için iflas edecektir. Eğer bir tüccarın veya şirketin örneğin 500 bin dolarlık bin adet gümüş kontratı varsa, cumartesi günkü duyurudan pazartesi gününe kadar olan o kısa sürede 20 milyon dolar bulup hesabına yatırması gerekir. Aksi halde Chicago Borsası’nın otomatik sistemi işlemlerini kapatır ve tüccar batar. Hangi ülkede olduğunuz fark etmez; birkaç gün içinde 20 milyon dolar nakit bulmak imkânsız olmasa da neredeyse imkansıza yakındır. Chicago Borsası’nda binlerce gümüş ve altın kontratı olan binlerce tüccar var ve pozisyonlarını koruyamayıp iflas etmemek için büyük zararlarla piyasadan çıkmak (satış yapmak) zorunda kalıyorlar. İşte altın ve gümüş fiyatlarını böylesine düşüren o büyük ve hayali satış dalgasının sebebi budur. Sadece bir günde en az 10 trilyon doların piyasadan silinmesi...

Peki, düşüş ne zamana kadar devam edecek?

Donald Trump’ın Merkez Bankası adayı Warsh’tan yeni bir açıklama gelmedikçe ve faiz indirimlerine devam edileceğini söylemedikçe; ya da jeopolitik riskler şiddetlenmedikçe veya Çin ve merkez bankaları tarafından bu metallere yönelik talep belirgin bir şekilde artmadıkça; altın ve gümüş fiyatlarının geçtiğimiz perşembe günü ulaştığı o tarihi zirvelere kısa sürede tekrar ulaşması çok zordur.

 

(Yazılar, yazarların görüşlerini yansıtmaktadır. Rûdaw Medya Grubu'nun kurumsal bakış açısıyla örtüşebilir ya da örtüşmeyebilir.)