Rilke haklıydı.
Çünkü ölüm denilen bahçıvan, başka türlü bükmüştür damarlarını onların ve atılıp gitmişlerdir kendi gülümseyişlerinin önünden.
Yiğitler, olsa olsa erkenden göçmek için doğmuşlardır ve Kürtler, bir cenge korkusuz düşmek için.
Şehirleri devrilirken, zafer nidalarıyla ateşi, suları, ceylanları ve dağları çağırmak için.
Haklıydı Melayê Cizîrî’nin sevgilisi;
Aşkımızın kendisi efsundur ve çevirmiştir yoldaki taşlarımızı, güzellerin gerdanındaki mücevherlere. Sonra dönmüştür evine Mela ellerinde altın bir ülke ile; ve söylenmiştir kelebeğe: Sevgilinin, secdemize mihrap olmuş kaşları bizimledir ve yolumuz, vazgeçip bütün kutsal mekânlardan kendi vatanımıza çıkacaktır.
T.S Eliot’un Çorak Ülke’si dünkü çocuktur. Çünkü muzaffer bir edayla eli kulağında, yanakları Ehmedî, kundurası Antebî, gamzeleri kılıç kuşanmış, hekimlerin kutusundaki gam ve hayal ile Şakiro’nun gülsüz bir çıplak bahçesi, kendi içindeki alevin ardından gitmiştir. Bazıları ışığın, bazıların gölgenin peşine düştü ama o kızlar; güzel, misk-i amber kokan o kızlar; her biri Xanî’nin sevgilisi, dudaklarındaki gülümseme bin Şehnaz’a bedel o kızlar; yarıp göğüslerini saklamıştır orada güneşi. Doyurmak için, yere düşmüş, dört parçaya bölünmüş bir milleti.
Mîna.
Ah Mîna. Mîna raqastan sîna.
Şairler meclisinin kimsesizler güzeli. Kim olduğu bilinmeyen tanıdık bir aydınlığın alevi; nur. Ateşten çevrilmiş sur: Gittik güzeller seyrine, ejderhalar kalbimizi kesti. Kesti derken şair, düşmüştür şûr-ı merdan. Gelip mesela Munzur’un ya da Aras’ın sularından, tutmuşlardır ellerimizden; gezdirip şehirlerini, gitmişlerdir hakikatin evine. Onlar ki uykusunda olgunlaşmış gül gibidir, uyanınca kanamışlardır. Kül yerine çelenklerle, gemiler yerine gül yapraklarıyla açılmışlardır denizine özgürlüğün.
Safî Hîranî’ye kulak ver şimdi: Şadiyê qelbî hezînim nûrî çawanim etoy / Merhemî êş û birînim derd û dermanim etoy. Düşün. Dudakları öpmekten yorgun düşmüş kızlar düşün. Şeytanlar ordusuna karşı kendini patlatan güzellikler, bir kısrak gibi, baharı kucaklamaya giden bir atın yelesinde uçuşan aydınlığın değdiği sırlar kapısı gibi.
Kızlar düşün,
Kalpleri bir serçeden küçük kız kardeşler; yine de kurşunlara göğüslerini siper eden, geceleri özgür bir ülkeye uyanan.
Kızlar düşün.
Suları şikest, meyleri kalp, saçları Kürdistan haritası.
.jpg)

(Meraklısına notlar ve metinlerarası göndermeler için:
1- Rilke, Duino Ağıtları, Altıncı Ağıt.
2- Melayê Cizîrî, “Işqa te me go zêrisifet zer dikirîn go / Iksîr e evîna me bi ‘eynê we mes î tu” gazeli.
3- Melayê Cizîrî, “Dil geşt e min ji dêrê naçim kenişteê qet / Mihrabi wê bi min ra wer da biçîne Laleş” gazeli
4- Şakiro, Wey Dil / Xasbexçekî rûtî bê gul.
5- T.S. Eliot, Çorak Ülke
6- Bir Kürt masalı, Şehnaza Çilkezî
7- Ehmedê Xanî, Dîwan
8- Şair Mîna: H. 1180’li yıllarda yaşadığı tahmin edilen ama kim olduğu bilinmeyen bir Kürt şairi. Şöyle diyor: Min ceger da sotinê çibkim ku min nayêt ji dest / Lew ku serxoş im ji cama şerbetê roja elest / Hate seyra qametê îlan ji xemre bûn di mest / Çûme seyrê ebleqan wan ejderan qelbe me gest. Her ne kadar kim olduğuna dair bir bilgi yoksa da şiirlerindeki çarpıcılık ve duyumsama nedense onun bir kadın şair olduğu izlenimi yaratmıştır bende.
9. Mîna raqastan sîna: Fince, seni seviyorum.
10. Sorani’nin en iyi şairlerinden biri olan Safî Hîranî Kurdî şöyle diyor: Hüzünlü kalbimin mutluluğu, gözlerimin nuru sensin / yaralarımın merhemi, derdimin dermanı sensin.
11. Şeytanlar ordusu için; J.R.R. Tolkein, Orta Dünya, Orklar ya da bugünkü hali ile IŞİD.
12. “Suları şikest, meyleri kalp” için bkz: Alvarlı Efe.)
(Yazılar, yazarların görüşlerini yansıtmaktadır. Rûdaw Medya Grubu'nun kurumsal bakış açısıyla örtüşebilir ya da örtüşmeyebilir.)
Yorumlar
Misafir olarak yorum yazın ya da daha etkili bir deneyim için oturum açın
Yorum yazın