Prangalı sevgi

Üst düzey bir Şii heyet Kürdistan’a ziyarette bulundu. Getirdikleri mesaj; kardeşlik, birlik ve geçmişten ders alma sözcüklerini içeriyor.

 

Demek istedikleri şunlar: “Birlikte Irak’ı yeninden inşa edelim, gelin ortak olalım, Kürdistan’ı seviyoruz, Kürdistan’sız bir Irak zayıf, dağılmış ve ihmal edilmiş olacak, Kürdistan’la birlikte güzeliz, gelin geçmişe sünger çekip birlikte demokrasi, eşitik ve anayasayı hakim kılalım.”

 

Bu mesajlar muhtemelen bazı iyi niyetli Şii şahsiyetlere ait ancak bunlar gerçekte sadece sözden ibaret ve sitemli Kürtlerin yaralarına derman olmuyor.

 

Yüz yıldır Kürtler canla başla benzer sözleri ve mesajları sağır ve dilsiz Irak’a iletiyor. Artık bu sözler ve mesajlar Kürtler için eskidi, hiçbir Kürt vatandaşın gönlünü ferahlatmıyor.

 

1921’den 2003 yılına kadar iktidarda Sünni Araplar vardı. Kürt halkını soykırıma uğrattı ve Araplaştırma politikası uyguladı. Ortaklığı çiğneyip Kürtlere payanda ve ikinci sınıf vatandaş muamelesi yaptılar.

 

2003’ten günümüze kadar ise Şii Araplar iktidara Kürtler sayesinde geldi ve onlar da eski sistemi sürdürdü.

 

Peşmergeye ambargo koyup Kürdistan halkının ekmeğini kestiler. Kürdistan’ı IŞİD’den korumadılar, aksine Kürtlere yardım etmek isteyen koalisyon ülkelerinin desteğine engel olmaya çalıştılar. Şimdi ise gözünü peşmergenin, kanıyla terörden kurtardığı topraklara dikti.

 

Ammar Hekim ve arkadaşlarının mesajı yaralı Irak ve Kürtlerin derdine derman değil.

 

Artık Sünni kesimi temsil eden hiçbir baş veya merkez kalmadı. Varolanlar ya umudunu kaybetmiş oturuyor ya da son zamanlarda eski Irak Başbakanı Nuri Maliki’nin payandası olmuş durumdalar.

 

Bu kadar kurban verdikten sonra Kürt milleti bağımsızlıktan başka üzerinde müzakere edilecek hiçbir oturum istemiyor. Kürdistan, her şeyin sonucu önceden belli olan, Arap düşüncesiyle yönetilen bir devlete bağlı kalmak istemiyor. Rızkı bir yöneticinin kaleminin ucunda olan bir devlette yaşamak istemiyor.

 

Kürdistan kendini koruyamayacağı bir alana dahil olmak istemiyor. Kürdistan artık mezhepçilik, ayrımcılık ve kendini dayatan zihniyetin hakim olduğu bir ülke istemiyor.

 

Kürdistan iradesiz, prangalı bir sevgi istemiyor. Artık güzelliklerinin, Arapçılık ve uğursuz bir Irak için heder olmasından yoruldu.

 

Ammar Hekim ve beraberindeki üst düzey Şii Arapların hepsi bu gerçekleri biliyor. Kürt milletine yapılan küçük ve büyük bütün zulümlerden haberdarlar.

 

Bunları umutlandıran tek şey, Bağdat’ta azınlıkta olan ve payandalığı kabul edip Kürt düşmanlarının değirmenine su taşıyan Kürt siyasetçileridir.


(Yazılar, yazarların görüşlerini yansıtmaktadır. Rûdaw Medya Grubu'nun kurumsal bakış açısıyla örtüşebilir ya da örtüşmeyebilir.)