Kuzey Kürdistan ve Türkiye'de yaşayan birçok insanımızın hayatlarında 70 ve 80' li yılların karanlık, sisli izlerini görmek mümkündür. 80 ihtilâlini hatırlayan biri olarak 70’li yılların sınıfsal ve ideolojik çatışmalarını yürüten devrimci büyüklerimizin kahramanlıklarına, acizliklerine, kılamlarda dile getirilen utangaç mağrur Kürtüklerine ve de cezaevlerinde yaşadıkları korkunç işkencelere birçoğumuz tanıklık etmişizdir.
Özellikle de 70'li yıllarda sol kulvarda yaşanan ideolojik çatışmalar sönük geçen Kürdistanî mücadelenin de yeninden ivme kazanmasına katkı sunduğu gibi bugün sonuçları ve tahribatları daha net görünen birçok sosyopolitik yanlışın da zeminini hazırladılar.
Sol eksenli mücadele her ne kadar kulağa hoş gelen söylemler üzerinden Kürt siyasetine yeni bir soluk katmak istedi ise de özünde Kürt toplumunun realitesine yabancı kaldığı gibi iç dinamikler üzerine bir türlü inşa olamadı.Tabiri caizse dışardan dar bir gömleği getirip sanayi toplumu olamamış, kapitalizm evresini yaşamamış bu halka sınıf mücadelesi üzerinden giydirmek istediler.
Sonuçları hepimizce aşikâr 80 ihtilâli ile birlikte Kürt ulusal mücadelesi korkunç tahribatlar yaşayarak adeta rafa kaldırıldı.
O günün kahramanlıklarıyla övünen ve de bizlere yamalı bir miras bırakan Kürt sol kanadının bizim kuşağa özür borçlu olduklarını hatırlatmakta yarar görüyorum. Cezaevine düşmenin, işkence görmenin neredeyse marifet sayıldığı dahası hiçbir politik vizyonu ve projesi olmayan, izole olmuş insanlarımız tarafından yapılan sohbetlere birçoğumuz ah vah çekerek ne yazık ki kulak kabartmışızdır.
Yıllar sonra dönüp baktığımda harcadığımız zaman ve yitirdiğimiz düşlere üzüldüğümü belirtmek isterim. Kızdığım kırıldığım sol kültür değil dışardan dar ideolojik bir görüşü kopyalayıp Kürt halkına empoze etmeleri içime sinmiyor. Bu halkın yarınlarından, gençlik enerjisinin heba edilmesinden en az egemen devlet kadar sol gelenekte sorumludur.
Özelliklede 2000’li yılların dünyasında salt ajitif söylemler üzerinden Kürt siyasetine musallat olan kendisini yenileyememiş yorgun samimiyetsiz Türk sol kanadı Kürt ulusal hareketine her türlü zararı verdiği gibi, Kürt siyasetinin bütün nimetlerinden de fazlasıyla nemalanmaktadırlar.
Eğer bugün binlerce yiğit Kürt insanı kadınıyla, erkeğiyle yaşamlarını yitirmişler ise, eğer bugün Kürt toplumu hiçbir zaman olmadığı kadar kendi içinde kamplara ayrışmış ise, eğer bugün dört binden fazla Kürt köyü kasabası boşaltılmış ise, eğer bugün Kürtler kendi topraklarından zorla sürgün edilip batıda varoşlarda yaşamaya mahkûm edilmişler ise, eğer bugün yetmişbin den fazla elinde silahlı korucuyla iç içe yaşanıyor ise, eğer bugün tanrıya biat eder gibi örgüt liderlerine biat ediliyor ise, eğer bugün düğünlerimiz kana bulanıyor ise ve eğer bugün halen daha ölen öldürülen, ağlayan, zılgıt çeken, ağıt yakan yaralı Kürt ise biz kimlere öfkemizi haykıracağız?
(Yazılar, yazarların görüşlerini yansıtmaktadır. Rûdaw Medya Grubu'nun kurumsal bakış açısıyla örtüşebilir ya da örtüşmeyebilir.)
Yorumlar
Misafir olarak yorum yazın ya da daha etkili bir deneyim için oturum açın
Yorum yazın