Demokrasi, özgürlük, tolerans… Bu kavramlar henüz çoğu PKK sempatizanına uğramadığı halde, demokratik bir ülkede Kürtler adına sokağa çıkıyorlar.
Rûdaw muhabiri olarak, Kürtler tarafından düzenlenen bir yürüyüşü takip etmek için Almanya’nın Köln kente gittim. Almanya’nın her tarafından Kürtler gelmişti. Yürüyüşe Alman solu, PKK taraftarları ve Kürdistan’ın dört bir yanından Kürtler katıldı.
Almanya, demokratik ve özgür bir ülke. Yürüyüş düzenlenmesine, özgürce fikir beyan edilmesine ve hak talebinde bulunulmasına müsaade ediliyor.
Peki sen neden beni engelleyip, özgürlüğümü kısıtlıyorsun?! Engellenmemi nasıl sindiriyorsun? Diktatör değilsen bunu nasıl yapıyorsun?!
İlginç olan da Kürtler’in seni engellemesi ve özgürlüğünü kısıtlaması! Bir de “Kürdistan’a Özgürlük” diye bağırıyorlar!.. Bunu bir türlü anlayamıyorum!!!
Yürüyüşü takip etmek istediğimde bir grup PKK yandaşı bana saldırdı ve beni dövmeye kalkıştı. Çalışmamıza izin vermediler. Onlara “Ben de sizin gibi Kürt’üm, neden böyle yapıyorsunuz?” dedim. Ancak onlar bağırıp, çağırıp, küfretmeye devam etti.
Onlara, demokratik bir ülkede olduğumuzu hatırlattım. Özgür olduğumu ve basının bu ülkede özgürce çalıştığını, beni engelleyemeyeceklerini belirttim. Ancak onlar beni dinlemeyip bağırmaya devam etti.
Polislerin yanına gidip engellendiğini söyledim. Kısa süre sonra 10-15 polis gelip beni korudu ve çalışmamı sağladı.
Düşünebiliyor musunuz, Alman polisi beni Kürtler’den korudu ki işimi yapabileyim!!!
Peki soruyorum, ben nasıl “Büyük Kürdistan”a güveneceğim?!
Kürtler’in demokrasisinden ve özgürlük anlayışından nasıl emin olacağım?!
Bugün kendini Kürt olarak görenlerin, Büyük Kürdistan hayalimi bitirmesinden çok üzüntü duydum.
Demokratik bir ülkede önümü kesenler, Kürdistan ve Türkiye’de bana neler yapmazlar?!!
(Yazılar, yazarların görüşlerini yansıtmaktadır. Rûdaw Medya Grubu'nun kurumsal bakış açısıyla örtüşebilir ya da örtüşmeyebilir.)

Ala Şali'yi Köln'de polisler kordu
Yorumlar
Misafir olarak yorum yazın ya da daha etkili bir deneyim için oturum açın
Yorum yazın