PYD ve ÖSO’ya 50 timlik ABD kalkanı
Duyduk ki Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) Ortadoğu politikası değişmiş.
Pentagon 50 özel askerini Suriye’ye göndereceğini açıkladı.
Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) ve Kürt güçlerine destek için gönderileceği söylenen askerler, ABD’nin Suriye’ye giriş yapan ilk silahlı gücü olacak.
Ancak geçtiğimiz günlerde Ortak Operasyonlar Odası, uzun bir süredir özel güçlerin PYD’ye destek olduğunu söylemişti.
Buradaki fark, Eylül ayında daha yüksek sesle bunlar dile getirilmeye başlandı. Çünkü, Amerika ve Peşmerge Güçleri’nin ortak operasyonu başarılı geçmişti.
ABD’nin Suriye’de PYD güçlerine havadan silah yardımı da herkesçe biliniyor.
Burada asıl sorulması gereken, gönderilecek 50 uzman askerin, muhalif güçlere (PYD, ÖSO) nasıl yardımcı olabilir? Çünkü karşılarındaki düşman çok daha kalabalık.
Bu 50 askerin ilk görevi, muhalif savaşçıları eğitmek ve istihbaratını güçlendirmek.
Evet eğitim önemli ama başka şeyler de olmalı.
Aslında çok sayıda operasyon yapıldı ve hiçbiri medya da yer almadı. Havice operasyonunun medyada yankı bulmasının nedeni ABD’li bir askerin ölmesi idi.
Peki ne değişti ?
Suriye’de muhalifler Rusya hava operasyonlarının hedefinde. Türkiye ise kendi sınırı üzerinde ve ırak’ta Kürtler’e operasyon düzenliyor. Washington bu iki hedefi değiştirip, IŞİD’e yönlendirmek çabasında.
ncak Amerika bu konuda hiçbir şey elde edememiş, nitekim İran ve Rusya’nın Suriye’de yaptığı bazı şeylere de boyun eğmek zorunda kalmıştır.
Şimdi yine soruyorum. ABD neden şimdi Suriye’ye asker gönderiyor, hemde 50 asker?
Eğer bu askerler işlerini tam yapacaklarsa, o zaman orada yardım çağrısı yapan muhaliflerin yanında yer almaları ve onların askeri güçlerine dahil olmaları gerekiyor.
Tıpkı Soğuk savaş döneminde olduğu gibi... NATO birkaç yüz kişiden oluşan bir gücü Berlin’e yerleştirmişti. Dört bir yanları Sovyetler Birliği ve müttefik güçleri ile sarılmıştı.
Eğer bir saldırı yapılırsa, NATO’ya saldırılmış anlamına gelecekti. Herhangi bir saldırı girişimi Amerika’ya, İngiltere’ye, hatta Fransa’ya saldırı demekti.
Evet belki bu 50 asker, Suriye’de YPG ve ÖSO’yu uzun bir zaman diliminde eğitebilir, ancak hepsini eğitme imkanı yoktur.
Burada değişen hesap şudur: Artık bu iki muhalif güce Suriye ve diğerleri kolay kolay saldıramaz.
Özellikle Türkiye asla saldıramaz çünkü kendisi de NATO üyesi.
Rusya da temkinli davranmalı çünkü operasyonlarda Amerika askerlerinin ölmesi sözkonusu olabilir.
Bu şekilde oluşturulan kalkan güçleri tarihte hep başarılı olduğu görülüyor; Kore, Berlin ve başka örnekler...
Bunun yanında ayrıca, karşı tarafa, yapılacak her operasyona karşılık verileceği mesajını iletmek gerekir. Aksi halde Rusya ve Türkiye yine bildiğini okumaya devam edebilir.
Eğer Amerika, “Saldırırsanız karşılık görürsünüz” demez ise, Kürt güçleri ve muhalifler hala tehlikede demektir.
Amerika bu hamlesinde başarısız olursa, Polonya’da da Rusya senaryosu tekrarlanabilir. Çin ile sürdürdüğü mücadele de ciddiyetini yitirebilir.
Tekrarlıyorum, “kalkan sistemi” tarihte hep başarılı olmuştur, ancak tam destek almazsa beraberinde felaketi de getirebilir.
Amerika’nın son yaptıklarının plansızlıktan olduğunu sezebiliyoruz. Bu yüzden diğer tarafların Amerika’nın ciddiyetini kavrayıp, saldırıda bulunmamalarını umalım!
NOT: Paul Davis, Amerika Askeri İstihbaratı’ndan emekli. Ülkesinde istihbaratı danışmanlığı yapıyor. Ortadoğu ve Kürt sorunu uzmanı.
(Yazılar, yazarların görüşlerini yansıtmaktadır. Rûdaw Medya Grubu'nun kurumsal bakış açısıyla örtüşebilir ya da örtüşmeyebilir.)