İran'ın ekonomik durumu ve perşembe günkü Cenevre müzakereleri
İran Yüksek İş Konseyi'nin eski bir üyesi tarafından yapılan yeni bir karşılaştırma, İranlı bir ailenin yalnızca bir aylık gıda ihtiyacını karşılamanın 25 milyon tümene (8.500 TL) mal olduğunu ve bir aylık toplam yaşam masrafları için 65 milyon tümenden (17.600 TL) fazlasına ihtiyaç duyulduğunu gösteriyor. Bu durum, İran'da asgari ücretin yaklaşık 14 milyon tümen olduğu bir dönemde yaşanıyor. Buna göre, işçilerin şu anki maaşı aylık masrafların sadece yüzde 21'ini karşılayabiliyor. Yani aylık maaş yalnızca bir haftalık geçime yetiyor.
İran'ın ekonomik durumu, Trump'ın 2018'deki ilk başkanlık döneminde anlaşmadan çekilmesi ve ABD'nin sert ekonomik yaptırımlarının sürekli olarak geri dönmesinin ardından yavaşlama eğilimine girdi. Geçtiğimiz yılın ağustos ayında ülkenin nükleer anlaşmasıyla bağlantılı BM uluslararası yaptırımlarının geri dönmesi de İran ekonomisini çöküşe doğru itti.
Bu nedenle, Trump'ın özel temsilcisi Steve Witkoff ve damadı Jared Kushner ile İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi arasında perşembe günü Cenevre'de yapılacak müzakereler İran için hayati önem taşıyor. Müzakerelerde sağlanacak herhangi bir ilerleme ve görüşmelerin devam etmesi, savaşın gölgesini İran'dan uzaklaştırabilir ve sonuçta İran ekonomisini krizden çıkarıp nefes aldıracak ve canlandıracak yeni bir nükleer anlaşmanın yolunu açabilir.
Amerikan medyası, İran'ın daha fazla taviz vermeye hazır olduğunu ve gelecekte sivil amaçlarla, kısıtlı bir şekilde ve düşük oranda uranyum zenginleştirmeye yeniden başlama hakkının tanınması şartıyla, uranyum zenginleştirmeyi geçici olarak durdurmayı kabul edebileceğini belirtiyor. Erakçi ve diğer İranlı yetkililer iyimser bir yaklaşımla, bu seferki anlaşmanın İran'ın önceki nükleer anlaşmasından bile daha iyi olacağını ifade ediyorlar. Trump'ın kendisi ise, ABD'nin İran'a saldırmasının zor olacağı yönündeki basın raporlarını reddederek savaşı kolayca kazanacaklarını söylüyor; ancak yine de İran'la anlaşma yapmayı tercih ediyor.
İran'ın mevcut ekonomik durumu, ulusal para biriminin değeri ve ülkenin mali piyasaları üzerinde ciddi bir baskı oluşturan çok yüksek enflasyon ile ağır bütçe açıklarının bir karışımıdır. Vatandaşın bizzat hissettiği perakende satış fiyatları bir yıl içinde yaklaşık yüzde 60 oranında arttı. Son resmi istatistikler, toptan satış fiyatlarında yüzde 54'lük bir artışa işaret ediyor. İran resmi istatistik kurumu, gıda fiyatlarının yüzde 90 arttığını belirtiyor. Yani, İranlı bir ailenin bu yıl gıda için aylık harcaması gereken 25 milyon tümen, bir yıl önce sadece 14,7 milyon tümen civarındaydı.
Geçen hafta tümen dolar karşısında daha da değer kaybetti ve doların değeri yaklaşık 165 bin tümene yükseldi. Bu hafta ise, İranlı yetkililerin anlaşma ihtimaline ilişkin açıklamalarının ardından doların kuru yaklaşık 162 bin tümene geriledi. Müzakerelerin devam etmesi ve olası bir ön anlaşmaya varılmasının, doların tümen karşısındaki değerini hızla düşüreceği öngörülüyor. Sadece bir ay içinde İran borsası değerinin beşte birini (yüzde 20) kaybetti ve piyasadaki tüccarlar perşembe günkü Cenevre müzakerelerini yakından takip ediyor.
İran'ın önümüzdeki güneş yılı (Hicri Şemsi) bütçe yasa tasarısında, petrolün varil fiyatı 70 ila 75 dolar olarak tahmin edilmiş ve günlük 1,5 ila 1,7 milyon varil petrol ihraç edileceği varsayılmıştır. Oysa ABD baskıları nedeniyle İran, petrolünü yaklaşık 12 ila 15 dolar daha ucuza satmak zorunda kalıyor. Cenevre müzakereleri sonuç vermezse, İran'ın petrol taşıma maliyetlerinde yüzde 30'a varan bir artış görülebilir. Yaklaşık 73 milyar dolar olan İran'ın genel bütçesi şu an yüzde 18 açık veriyor. İran'ın Cenevre'de ABD ile anlaşamaması halinde, ülkenin petrol ihracatının önümüzdeki yıldan itibaren yaklaşık 1 milyon varile düşmesi bekleniyor.
Bu durumda bütçe açığı da genel bütçenin yaklaşık yüzde 35'ine yükselecektir. Böyle bir senaryoda İran Merkez Bankası, bütçe açığını kapatmak için daha fazla para basmak zorunda kalacak; bu da doların tümen karşısındaki değerinin 170 bin tümenin üzerine çıkmasına, hatta 200 bin tümene yaklaşmasına neden olabilecektir. Tam aksine, perşembe günkü müzakereler olumlu geçerse, doların değerinin yaklaşık 150 bin tümene düşme ihtimali bulunuyor.
(Yazılar, yazarların görüşlerini yansıtmaktadır. Rûdaw Medya Grubu'nun kurumsal bakış açısıyla örtüşebilir ya da örtüşmeyebilir.)