Ahvaz’da Heşdi Şabi rüzgarı

Bilindiği gibi yaklaşık bir aydır İran’ın 20 kentinde sel felaketi yaşanıyor ve bölge su altında kaldı. Yakın bir zamana kadar da krizin çözülmesi beklenmiyor. İranlı yetkililerin bu süreçte krizi yönetmekte sorunlarla karşılaştı. Sel felaketi ülkenin Kriz Yönetme Kurulu Merkezi’ni ciddi bir değerlendirme yapmaya yöneltti.  Bu da olağanüstü krizlerle mücadele uzmanının açıklamasına ihtiyaç duyuyor.

 

Ancak Irak Heşdi Şabi güçlerinin İran’da zarar gören bölgelerin yardımına gitmesi ise siyasi bir yorumcu tarafından değerlendirilmeli. Heşdi Şabi güçleri sadece Arapların yoğunlukta yaşadığı bölgeler ve Ahvaz kentinin yardımına gitti ancak bu İran toplumu, muhalefeti ve hükümet yetkililerinde de bazı algıların oluşmasına neden oldu.

 

Bir çok kişi Irak ve İran güçlerinin bu adımına şüphe ile yaklaşıyor.

 

Örnek olarak:

 

1.İran gibi her yönüyle zengin bir ülkede İslam Cumhuriyeti 40 yıllık iktidarının ardından hala öngörülen bir doğa olayının yönetilmesinde başka bir ülkenin insani yardımına ihtiyaç duyuyor mu?

 

2.Eğer İran’ın komşu bir ülkenin insani güçlerine ihtiyacı varsa, Kızılay ya da Kızılhaç gibi doğal afet konusunda özel eğitim alan güçler mi yardım için daha çok uygun ya da Heşdi Şabi gibi askeri bir güç mü daha uygun?

 

3.Asıl amacı gerçekten sel mağdurlarına yardım etmek olan Heşdi Şabi neden selden zarar gören 20 kentin hepsine değil de sadece Arapların yaşadığı Ahvaz’da yardım faaliyetleri yürütüyor?

 

4.Acaba İslam Cumhuriyeti Heşdi Şabi’nin yanı sıra Irak’ın ya da başka bir ülkenin askeri gücüne insani yardım için İran topraklarına girmesine izin veriyor mu?

 

Bu sorular ve bir kaç mantıklı soru daha Heşdi Şabi güçlerinin İran’da selden zarar gören Arap bölgelerine yardıma gitmesi İran’daki siyasi çevrelerde ve İran toplumunda tartışmaları da beraberinde getirdi. Heşdi Şabi güçleriyle ilgili farklı görüşler seslendiriliyor olsa da herkes bu güçlerin asıl amacının tekniki ve insani yardımdan ziyade siyasi olduğu görüşünde hemfikir.

 

Bazı kimselere göre, Fav ve özellikle Zongavi (Hurul Azim) bölgesindeki Araplar, İran Doğal Kaynaklar ve Petrol Bakanlığı’nın faaliyetlerinden hoşnut değil. İran, Heşdi Şabi güçleri ile Arap vatandaşlarına tepkilerine sert bir cevap verileceği konusunda ciddi bir uyarı mesajı vermek istiyor. Bunun yanı sıra İran tamamıyla kendi kontrolü altında olan Şii Arapları ve Irak Heşdi Şabi güçlerini İran’daki Arapların yardımcısı ve koruyucusu olarak tanıtarak kendi vatandaşı olan Arapların Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Umman ve diğer Arap ülkelerinin etkisine girmesinin önüne geçmek için mesaj vermeyi amaçlıyor. İran ve Irak güçleri bu şekilde Körfez ülkelerinin İran’daki Arap vatandaşları için ilham kaynağı olmasının önüne geçmek istiyor. Yani bu adımı insani bir yardım olarak değil, belki siyasi bir mesaj olarak görüyorlar. Bu iddialar daha çok İslam Cumhuriyeti muhalifleri, özellikle hoşnut olmayan Araplar ve diasporada Arap olmayan kesimler tarafından dile getiriliyor.

 

Bazı kimseler, neden sadece İran’la dönemin en kanlı savaşını yürüten bir bölge ülkesi askeri güçlerinin İran topraklarına bu kadar rahat bir şekilde girebildiğini soruyor ve bu adımın yakınları Irak ordusu tarafından şehid edilen binlerce İranlı ailenin yaralarını tazelediğini belirtiyor. Bu görüşlere karşı olan kişiler ise, Heşdi Şabi güçlerinin Irak’ın bir parçası olduğu ancak gerçekte İran taraftarı oldukları ve İran-Irak savaşında İran güçleri ile birlikte omuz omuza Saddam güçlerine karşı savaştıklarını ve çok uzun süre öncesinden İran ve İranlılara kader birliği ettiğini iddia ediyor. Ebu Mehdi Muhendisi ve adamları gibi. Sadece biraz geriye giderek Irak’ın yakın bir zamana kadar İran’ın bir parçası olduğunu ve bir çok kez İran medeniyetine başkentlik yaptığını belirtiyorlar. Şu anda da Irak’a İran’ın bir parçası olarak baktıklarını söylüyorlar.

 

Gerçek fotoğraf: İran’ın bu tür faaliyetlerinin gerçek sebebi Amerika ve İran ile Amerika arasındaki sorunlardır. ABD’nin İran petrolünü alan ülkelere tanıdığı muafiyet süresi tamamlanmak üzere ve Amerika bu süreyi bir daha uzatmayacağını açıkladı. Ayrıca Amerika İran Devrim Muhafızları’nı terör listesine aldı ki, bir çok kişi, bu adımı savaşın önünü açan bir girişim olarak tanımlıyor. Amerika’nın İran’a karşı attığı bu iki adım İran’ın sel mağdurlarına yardım adı altında Heşdi Şabi güçlerini topraklarına getirerek Amerika ve müttefiği olan bir çok Körfez ülkesine bu şekilde mesaj vermek istemesine yol açtı. İran Amerika’ya ilk olarak: Irak’ın Amerika’nın İran’a yönelik uyguladığı ablukaya her zaman bağlı kalmayacağını ve Irak pazarı sayesinde bu krizi atlatabileceği mesajını vermek istiyor. İkinci olarak: Amerika ve müttefiği olan Körfez ülkelerine İran Devrim Muhafızları’nın terör listesine alınmasının özellikle Şiilerin yoğunlukta yaşadığı bölgelerde İran’ın faaliyetlerini sınırlamayacağı, İran Devrim Muhafızları ve Heşdi Şabi’nin Amerika ve Arap müttefiklerine yakın bölgede konuşlandığını ve bir savaş durumunda Amerika cephesinde yer alabilecek olan Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkelere kolay bir lokma olmayacağı mesajını vererek kurulacak bir Arap NATO’sunun ölü doğmuş bir çocuk olacağını göstermek istiyor.

 

(Yazılar, yazarların görüşlerini yansıtmaktadır. Rûdaw Medya Grubu'nun kurumsal bakış açısıyla örtüşebilir ya da örtüşmeyebilir.)