Kürt bireylerinin kalbine, Kürt olmayı hissettiği andan itibaren bağımsızlık ve devlet olma tohumları düşer. Bu duygu şimdilerde gerçekliğe çok yakın.
Siyasetin elifbası bize her bir mücadelenin başarısı için olmazsa olmazların, objektif ve subjektif faktörleri olduğunu öğretmiştir. Tarihin bazı dönemlerinde belli bir ölçüde subjektif durumunun Kürt milletini bağımsızlığa yaklaştırdığını görmekteyiz. Birinci Dünya Savaşı döneminin yanı sıra Osmanlı Devleti’nin yıkıldığı dönem ile 2003’te ABD’nin Irak’a müdahalesi bu durumun birer örneğidir.
Ancak maalesef Kürtler bu subjektif durumlara uyum sağlayamayarak ortaya çıkan fırsatlardan istifade edilememiştir ve elden gitmiştir.
Mantık çerçevesinde Irak’ın şu anki durumuna bakacak olursak, ülkenin egemenlik ve anayasa prensiplerini kaybettiğini, 1920’lerde zorla kurulan Irak’ın kalmadığını görüyoruz. Kürtler’in Kerkük, Hanakin, Mahmur ve diğer bölgeleri dahil, kendisini yönettiği ve kenti evlatlarının kanıyla topraklarını koruduğunu aşikar.
Vatandaşlarını terörden koruyamayan, sıradan bir hayatı bile temin edemeyen bir ülkede ve Sünni bölgelerin yönetimi IŞİD örgütünün elindeyken, hangi devletten bahsedilebilir? Bütün dünya bu gerçeği görüyor ve artık bu üç başın (Kürtler, Sünniler ve Şiiler) aynı tencerede pişmesinin çok zor olduğunun farkında.
Şii ve Sünni temsilcilerine, yüksek sesle referandum meselesi ve Kürt milletinin kendi kaderini tayin hakkı söylenmeli. Bir sonraki adım da Şiiler ve Sünniler tarafından atılmalı. Ertesinde ise ortak menfaatlere dayalı komşuluk ilişkileri kurulmalı.
Bugün, bağımsızlık hayalinin gerçekleştirilmesi için faktörler büyük ölçüde uygundur. İç sorunlar yok değil ama, bunlar, bağımsızlığa engel teşkil etmemeli ve bu sürecin gecikmesinde bir bahane olmamalı.
İç sorunları giderilmeye çalışılırken siyasi güçler saflarını daha da sıklaştırmalı, diplomatik ilişkiler arttırılmalı, askeri ve ekonomik altyapı güçlendirilmeli.
Ayrıca bütün siyasi partiler, menfaatlerini bir tarafa bırakmalı.
Böyle önemli ve geleceği belirleyecek bir kararın büyük hoşgörüye ve eşsiz fedakarlıklara ihtiyaç duyduğunu bilmekte fayda var.
(Yazılar, yazarların görüşlerini yansıtmaktadır. Rûdaw Medya Grubu'nun kurumsal bakış açısıyla örtüşebilir ya da örtüşmeyebilir.)
Yorumlar
Misafir olarak yorum yazın ya da daha etkili bir deneyim için oturum açın
Yorum yazın