2026 Dünya Kupası’na grev tehdidi: 30 bin işçi FIFA’ya dava açtı
Haber Merkezi - 2026 yılında ABD, Meksika ve Kanada’nın ortaklaşa düzenleyeceği Dünya Kupası organizasyonu, geniş çaplı bir işçi eylemi ve hukuk mücadelesiyle karşı karşıya kaldı. Güney California İşçi Sendikası, FIFA ve organizasyon ortaklarına yönelik ağır suçlamalar içeren bir dava açtı.
ABD ayağındaki maçların büyük bir kısmına ev sahipliği yapacak olan Los Angeles’taki SoFi Stadyumu, krizin merkezinde yer alıyor. Sendika, Dünya Kupası süresince binlerce işçinin güvenliği ve hakları konusunda güvence talep ediyor.
Göçmen bürosu (ICE) baskını korkusu
Davanın en dikkat çekici gerekçelerinden birini, ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Birimi (ICE) ile Sınır Devriyesi’nin organizasyon alanına girişleri oluşturuyor. 30 bin işçiyi temsil eden sendika, stadyum ve çevresinde çalışanların (yaklaşık 2 bin restoran ve kulüp çalışanı dahil) "yasal oturum izni" bahanesiyle operasyonlara maruz kalmasından ve sınır dışı edilmesinden endişe duyuyor.
Sendika, FIFA Başkanı Gianni Infantino ve İngiliz Arsenal Kulübü’nün de sahibi olan iş insanı Stanley Kroenke gibi isimlerin de dahil olduğu şirketlerden, kolluk kuvvetlerinin çalışma alanlarına girmesini engelleyecek yasal kısıtlamalar getirmesini istiyor.
Barınma krizi: İşçiler evlerinden mi edilecek?
İşçilerin bir diğer büyük endişesi ise stadyumun bulunduğu Inglewood bölgesindeki barınma sorunu. Sendika tarafından yapılan açıklamada, "İşçiler, Dünya Kupası taraftarlarına kısa süreli kiralama (Airbnb vb.) yapmak için evlerinden zorla çıkarılmaktan veya fahiş kira artışlarıyla karşı karşıya kalmaktan korkuyor" denildi.
"Şartlar kabul edilmezse greve gideriz"
Sendika Başkanı Kurt Petersen, taleplerinin karşılanmaması durumunda Dünya Kupası sırasında genel greve gideceklerini duyurdu. Petersen, "İşçilerimiz iş güvencesi, barınma hakkı ve ICE baskınlarından korunma konusunda net garantiler istiyor. Aksi takdirde turnuva boyunca sahalarda olmayacağız" dedi.
70 bin kapasiteli SoFi Stadyumu, ABD milli takımının turnuvadaki ilk maçına ev sahipliği yapacak olması nedeniyle organizasyonun en stratejik noktalarından biri olarak görülüyor. FIFA ve ilgili şirketlerin, turnuvayı riske atabilecek bu grev tehdidine karşı nasıl bir adım atacağı merakla bekleniyor.