Yasal boşluktan yararlanarak 117 bin metrekare arazi edindi: Kendini 'kral' ilan etti

Haber Merkezi - İsviçre’de kendini "kral" ilan eden Jonas Lauwiner, yasal bir boşluktan yararlanarak 117 bin metrekare sahipsiz araziyi ücretsiz şekilde edinerek tartışma yarattı. Sahiplendiği yollar üzerinden gelir elde eden Lauwiner’ın hamleleri, ülkede yeni yasal düzenleme tartışmalarını da beraberinde getirdi. İşte detaylar.

Kendini "İsviçre Kralı" ilan eden 31 yaşındaki Jonas Lauwiner, ülkede siyasi çevrelerin tepkisini çekti. Üstelik Lauwiner, yasal bir boşluğu kullanarak ücretsiz şekilde 117 bin metrekare arazi edindi.

Lauwiner, İsviçre’nin farklı bölgelerinde sahipsiz 148 arsayı "ele geçirerek" kendi ifadesiyle bir "imparatorluk" kurdu. Söz konusu araziler arasında, halen yerel halkın kullandığı yollar da bulunuyor.

Tamamen yasal yollarla edinilen bu portföyde 83 yol parçası yer alıyor. The Times’ın haberine göre söz konusu durum, Lauwiner’a yerel topluluklar üzerinde önemli bir etki sağlıyor. Olay, bazı İsviçre kantonlarının daha sıkı düzenlemeleri gündeme almasına yol açarken, benzer girişimlerin artabileceği endişesi dile getiriliyor.

Sahipsiz araziler ücretsiz talep edilebiliyor   

İsviçre hukukuna göre "sahipsiz" olarak sınıflandırılan araziler, yerel konseylere yazılacak bir dilekçeyle ücretsiz şekilde talep edilebiliyor. Habere göre bu tür araziler nadir bulunuyor ve genellikle terk edilmiş yollar, küçük ormanlık alanlar ya da miras anlaşmazlıkları sonucu sahipsiz kalan topraklardan oluşuyor.

24 yaşında kendini kral ilan etti  

Lauwiner, 24 yaşında kendini "kral" ilan etti ve kapsamlı mülkiyet kayıtları incelemeleri sonucunda bu eski kuralın bir iş fırsatına dönüşebileceğini fark etti.

Müteahhit tarafından terk edilen yolu aldı, kullananlardan ücret talep etti  

Yerleşim alanındaki bir yolu, müteahhit tarafından terk edildiği için edinen Lauwiner, bugün bu yolu kullanan sakinlerden bakım ücreti talep ediyor.

Times Radio’ya konuşan Lauwiner, "Adilim. Yolları kapatmıyorum ve aşırı ücretler talep etmiyorum" dedi. Ayrıca, "yollarımın yakınındaki inşaat haklarını veya yeni evler için geçiş haklarını satarak" gelir elde ettiğini belirtti.

“Kan dökmeden yapıyorum”    

Hamlelerini "askeri bir operasyon"a benzeten Lauwiner, "Bunu dijital olarak ve kan dökülmeden yapıyorum" ifadelerini kullandı.

Faaliyetleri yerel yetkililerin tepkisini çekerken, Lauwiner sistemin kendi çıkarına kötüye kullanılmasıyla suçlanıyor. Josef Schuler, bir yol anlaşmazlığı sırasında bu davranışı "skandal" olarak nitelendirdi.

Yola kendi adını vermeyi teklif etti  

Schuler’e göre Lauwiner, bir yolu yerel yönetime ücretsiz devretmeyi teklif etti ancak bunun kendi adıyla yeniden adlandırılması şartını koştu. Aksi takdirde yaklaşık 140 bin sterlin talep ettiği öne sürüldü.

Aşırı güç hırsı    

Yetkili, Lauwiner’i "aşırı güç hırsı ve kendini gösterme ihtiyacı" ile suçladı. Öte yandan avukat Loris Fabrizio Mainardi, "kötüye kullanım" gerekçesiyle hukuki girişimde bulundu ancak dava reddedildi.

Artan tartışmaların ardından başta Bern olmak üzere bazı ‘kantonlar’, sahipsiz mülklerde yerel yönetimlere ön alım hakkı tanıyacak yasal değişiklikleri değerlendirmeye başladı.

“Yeni bir şey yarattım”   

Lauwiner ise herhangi bir yasa dışı işlem yapmadığını savunarak eleştirilerin yanlış anlaşılmadan kaynaklandığını belirtti. "Bu sadece bir şaka değil. Yeni bir şey yarattım" dedi.

“Sembolik kral” imajı  

Sık sık "kendi kendini ilan eden hükümdar" olarak anılsa da Lauwiner, bu unvanın medya tarafından verildiğini söyledi. Ayrıca, "Alman medyası beni İsviçre Kralı ilan etti. Ben de bunun akıllıca olduğunu düşündüm" ifadelerini kullandı.

Habere göre bu imajı benimseyen Lauwiner, askeri üniformalarla poz veriyor ve "İsviçre Kralı’nın resmi sitesi" olarak tanımladığı bir internet sitesi işletiyor. Yapısında bir liyakat nişanı sistemi, "imparatorluk bankası" ve eski askeri araçlar da bulunuyor. Bunlar arasında, Burgdorf’taki "saray" olarak adlandırdığı binanın önünde sergilenen eski bir amfibi tank da yer alıyor.

“İsviçre’nin gerçek hükümdarı değilim”  

Lauwiner, İsviçre devletine zarar verme niyeti olmadığını vurguladı ve, "Sembolik bir kral olduğumu biliyorum. Herkes kendi toprağının kralıdır. İsviçre’nin gerçek hükümdarı değilim" dedi.