New York (Rûdaw) – İngiltere’nin Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilci Yardımcısı James Kariuki, düzenlediği basın toplantısında Suriye’deki son gelişmeleri ve Kürtlerin gelecekteki konumunu değerlendirdi. Kariuki, Sykes-Picot sınırları ve İngiltere'nin tarihi sorumluluğu hakkındaki soruyu "tarihsel yorumlara girmek istemediğini" belirterek yanıtladı.
New York’taki Birleşmiş Milletler (BM) Genel Merkezi’nde basın mensuplarının karşısına geçen İngiltere temsilcisi James Kariuki, Suriye’deki ateşkes süreci ve ülkenin yeniden inşası hakkında açıklamalarda bulundu.
Toplantıda Rûdaw muhabiri Namo Abdullah, İngiltere’nin bölge tarihindeki rolü ve Sykes-Picot Anlaşması’nın günümüzdeki yansımaları üzerine iki soru yöneltti.
Sykes-Picot sınırları ve tarihi sorumluluk sorusu
Bölgedeki sorunların temelinde 1. Dünya Savaşı sonrası İngiltere'nin de rol aldığı Sykes-Picot sınırlarının yattığına dair görüşleri hatırlatan Rûdaw muhabiri, "Birleşik Krallık temsilcisi olarak bu miras için herhangi bir sorumluluk üstleniyor musunuz?" sorusunu sordu.
James Kariuki, "Tarihi sınırların Kürtlerin acılarında payı olduğunu düşünüyor musunuz?" şeklindeki takibine karşılık, "Üzgünüm, tarihsel yorumlara girmek istemiyorum" yanıtını verdi.
Kürt kadın savaşçıların durumu ve temsiliyet
Rûdaw muhabiri, Suriye’de yeni yönetimin inşası sürecinde kadınların siyasi katılımı ve özellikle sahada bulunan Kürt kadın savaşçıların akıbeti üzerine oldu.
Kariuki, Aralık ayında Suriye’ye yaptıkları ziyareti hatırlatarak, her inanç ve etnik gruptan temsilcilerle görüştüklerini belirtti.
Kariuki, "Hükümetin herkes için kapsayıcı bir Suriye inşa etme çabalarını destekliyoruz ve buna inanıyoruz" diyerek, yeni yapının tüm bileşenleri kucaklaması gerektiğini ifade etti.
"Kürtlerin yer aldığı birleşik Bir Suriye" vurgusu
Büyükelçi Kariuki, İngiltere’nin güncel politikasına ilişkin ise şu değerlendirmelerde bulundu:
"Suriye’de bir ateşkes üzerinde anlaşılmış olması iyi bir gelişme. Biz, egemen ve birleşik bir Suriye'ye inanıyoruz. Hükümetin bu yöndeki çabalarını destekliyoruz. Bu; Kürtler, Hristiyanlar ve farklı İslami gruplar için bir Suriye anlamına gelmektedir. Bu süreci yakından takip ediyoruz ve ateşkesin devam etmesini umuyoruz."
Kariuki, önceliklerinin mevcut ateşkesin korunması ve tüm grupların haklarının güvence altına alındığı birleşik bir Suriye’nin inşa edilmesi olduğunu yineledi.
İşte basın toplantısındaki soru-cevap bölümü:
Namo Abdullah: Sayın Büyükelçi. Suriye ile ilgili 13 Şubat oturumunda, Suriye hükümetinde kadınların siyasete katılımının sürecin önemli bir parçası olacağını belirttiniz. Peki, Kürt kadın savaşçıların (YPJ) akıbetini tartışıyor musunuz? Çünkü şu an onların dışlanabileceğine dair endişeler var. Bu ilk sorum.
İkinci sorum ise; Suriye'de Kürtler ve Suriye hükümeti arasındaki son çatışmalara bakıldığında, pek çok gözlemci sorunun kökeninin 1. Dünya Savaşı sonrası dış güçler tarafından 'Sykes-Picot' şemsiyesi altında çizilen sınırlar olduğunu düşünüyor. Bildiğiniz üzere Birleşik Krallık (İngiltere) bu sınırların çizilmesinde kilit bir rol oynadı. Bu sınırlar Kürtleri dört devlete böldü; onları nesiller boyu devletsizliğe ve hatta soykırımlara maruz bıraktı. Birleşik Krallık temsilcisi olarak, bu miras için herhangi bir sorumluluk üstleniyor musunuz ve İngiltere bu kararların süregelen etkilerini gidermek için herhangi bir adım atıyor mu?
James Kariuki: İlk olarak; bildiğiniz gibi Güvenlik Konseyi, Aralık ayında Suriye’ye tarihi bir ziyaret gerçekleştirdi. Bu ziyaretle yaptığımız şey, Esad sonrası Suriye’nin inşa sürecini destekleme taahhüdüydü. O ziyarette bizi cesaretlendiren şeylerden biri, sivil toplum temsilcileriyle ve kadın gruplarıyla bir araya gelmemizdi. Tüm farklı dini ve etnik bileşenlerden insanları gördük.
Hükümetin herkes için kapsayıcı bir Suriye inşa etme çabalarına desteğimizi ifade ettik ve buna inanıyoruz. Bu nedenle, Suriye toplantısı yaklaştığında tartışacağımız konulardan biri de bu kapsayıcı Suriye'nin nasıl inşa edileceği olacaktır. Son iki haftadaki olayları çok yakından takip ediyoruz. Ateşkes üzerinde anlaşılmış olması iyidir. Biz, egemenliği sağlanmış ve birleşik bir Suriye’ye inanıyoruz. Hükümetin bunun için gösterdiği çabaları destekliyoruz. Bu, Kürtler, Hristiyanlar ve farklı İslami gruplar için bir Suriye demektir. Biz bunu destekliyoruz. Umuyoruz ki bu ateşkes sürer ve birleşik bir Suriye inşa etme çabaları başarılı olur."
Namo Abdullah: Peki ya geçmişte bu sınırların çizilmesindeki rolünüzle ilgili ikinci sorum: Bunların geçtiğimiz yüzyılda Kürtlerin çektiği acılarda rol oynadığını düşünüyor musunuz?"
James Kariuki: Üzgünüm, tarihsel yorumlara girmek istemiyorum.
Yorumlar
Misafir olarak yorum yazın ya da daha etkili bir deneyim için oturum açın
Yorum yazın