Haber Merkezi ABD Başkanı Donald Trump’ın İran savaşı nedeniyle NATO müttefiklerine yönelik sert çıkışı, Washington’un ittifaktan çekilebileceği tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Ancak bu senaryonun ne kadar mümkün olduğu hâlâ belirsizliğini koruyor.
Trump, İran’daki savaşta destek vermedikleri gerekçesiyle NATO ortaklarını eleştirerek, ABD’nin askeri ittifaktan ayrılabileceğini dahi dile getirdi. Bu açıklamalar, özellikle Avrupa başkentlerinde endişeyle karşılandı.
Trump’ın çıkışı, bazı Avrupa ülkelerinin Amerikan savaş uçaklarının İran’a yönelik saldırılar için kendi üslerini kullanmasına izin vermemesinin ardından geldi. Aynı ülkeler, Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer güvenliğine yönelik operasyonlara katılmayı da reddetti.
Bloomberg’e göre, Trump’ın ABD’yi tek taraflı olarak NATO’dan çıkarması hukuken zor. Ancak bu tartışma bile ittifakın güvenilirliğine dair soru işaretlerini artırıyor.

NATO’nun temeli: Ortak savunma ve caydırıcılık
1949’da kurulan NATO, başlangıçta Avrupa’yı Sovyet tehdidine karşı korumayı hedefliyordu. Zamanla Kuzey Amerika ile Avrupa arasında siyasi ve askeri bir ortaklığa dönüştü.
İttifakın en kritik unsuru olan 5. Madde, bir üyeye yapılan saldırının tüm üyelere yapılmış sayılmasını öngörüyor. Bu ilke, NATO’nun caydırıcılık gücünün temelini oluşturuyor.
Ancak bu madde otomatik bir askeri müdahale anlamına gelmiyor. Üye ülkelerin oy birliğiyle karar alması gerekiyor ve verilecek destek, silahlı müdahale dahil olmakla birlikte zorunlu değil.
Madde bugüne kadar yalnızca 11 Eylül 2001 saldırılarının ardından yürürlüğe sokuldu.
Üsler ve hava sahası: NATO zorunluluk getirmiyor
ABD, Avrupa genelinde geniş bir askeri üs ağına sahip. Ancak NATO üyeleri, bu üslerin kullanımına koşulsuz izin vermekle yükümlü değil.
Bu tür izinler, ikili anlaşmalar ve uluslararası hukuk çerçevesinde belirleniyor.
Nitekim İtalya, ABD uçaklarına bir üs için izin vermezken; İspanya hava sahasını kapattı. İngiltere Başbakanı Keir Starmer ise “hukuka aykırı bir eyleme dahil olmayız” diyerek ABD’nin bazı taleplerini reddetti.
Trump’ın NATO’ya bakışı: “Yük paylaşımı” eleştirisi
Trump uzun süredir NATO müttefiklerini, ABD’nin askeri gücünden faydalanıp yeterince katkı sunmamakla suçluyor.
Ona göre Avrupa ülkeleri savunma harcamalarını düşük tutarken, ABD’nin güvenlik şemsiyesinden yararlanıyor. Bu nedenle müttefiklerin Washington’a karşı “daha fazla sorumluluk” üstlenmesi gerektiğini savunuyor.
Trump ayrıca Rusya-Ukrayna savaşını Avrupa’nın çözmesi gereken bir kriz olarak görüyor ve Kiev’e verilen desteği isteksiz biçimde sürdürüyor.
Güven krizi: NATO’nun caydırıcılığı sorgulanıyor
Trump’ın açıklamaları, NATO’nun en önemli dayanağı olan “ABD her durumda müdahale eder” algısını zayıflatmış durumda.
Bu durum özellikle Baltık ülkeleri gibi Rusya’ya yakın NATO üyeleri için ciddi bir güvenlik riski oluşturuyor. Batılı istihbarat raporları, Rusya’nın önümüzdeki yıllarda NATO’nun kararlılığını test edebileceğine işaret ediyor.
Avrupa için ikilem: Eleştiri mi, bağımlılık mı?
Avrupalı liderler, ABD’nin İran’a yönelik hamlelerinde yeterince bilgilendirilmemekten rahatsız. Öte yandan Washington’a yönelik sert eleştiriler, ABD’nin Ukrayna’ya desteğini azaltma riskini de beraberinde getiriyor.
Ayrıca Avrupa’nın savunma kapasitesini artırması yıllar alacak. Bu süreçte ABD’nin sağladığı askeri koordinasyon ve istihbarat kapasitesinin yerini doldurmak kolay görünmüyor.
Hukuki gerçeklik: ABD NATO’dan çıkabilir mi?
ABD’de 2023 yılında kabul edilen yasa, başkanın NATO’dan tek taraflı çekilmesini zorlaştırıyor. Buna göre, Senato’nun üçte iki çoğunluğu gerekiyor. Ya da Kongre’nin yeni bir yasa çıkarması şart. Mevcut siyasi dengelerde bu ihtimaller zayıf görülüyor.
Alternatif senaryo: NATO’yu içeriden zayıflatmak
Trump’ın ittifaktan resmi olarak çıkmasa bile NATO’yu zayıflatabileceği belirtiliyor.
Olası adımlar arasında, ABD personelinin geri çekilmesi, tatbikat ve istihbarat paylaşımının azaltılması, Avrupa’daki asker sayısının düşürülmesi, 5.madde kapsamındaki askeri desteğin sınırlandırılması gösteriliyor. Daha radikal bir adım ise ABD’nin nükleer koruma şemsiyesini geri çekmesi olabilir.
Sonuç: Çekilmek zor, zayıflatmak mümkün
Uzmanlara göre Trump’ın NATO’dan tamamen çıkması kısa vadede zor. Ancak söylemleri ve olası adımları, ittifakın işleyişini ciddi biçimde etkileyebilir.
Bu durum, özellikle Avrupa’nın güvenlik mimarisi açısından uzun vadeli sonuçlar doğurabilecek bir kırılma olarak değerlendiriliyor.
Yorumlar
Misafir olarak yorum yazın ya da daha etkili bir deneyim için oturum açın
Yorum yazın