Foto: ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da Almanya Başbakanı (Şansölye) Friedrich Merz'i ağırladı/ Reuters
Washington (Rûdaw) - ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da Almanya Başbakanı (Şansölye) Friedrich Merz'i ağırladı. Söz konusu görüşme, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik başlattığı ve bölge ülkelerine sıçrama riski taşıyan saldırıların ardından Trump'ın yabancı bir liderle gerçekleştirdiği ilk yüz yüze toplantı olarak kayıtlara geçti.
Başlangıçta Ukrayna savaşı ve Avrupa-ABD ticari ilişkilerinin ele alınması planlanan zirvenin odak noktası, tamamen İran'a yönelik operasyonlara kaydı. Savaşın dördüncü gününde gerçekleşen görüşmede Trump, saldırıların dört haftaya kadar uzayabileceğinin sinyalini verdi.
"Hamaney kadar kötü birinin gelmesi en kötü senaryo"
Görüşme sırasında İran'daki duruma değinen Trump, rejim değişikliği ihtimallerini değerlendirerek, "Bana göre en kötü senaryo, önceki (Ali Hamaney) kadar kötü başka birinin iktidara gelmesidir. Bu ihtimal dahilinde ancak biz bunun gerçekleşmesini istemiyoruz" dedi.
Operasyonun gerekçesini de savunan ABD Başkanı Trump, "Eğer biz saldırmasaydık, onlar saldıracak ve ilk adımı atan taraf olacaklardı" ifadelerini kullandı.
İngiltere'ye 'Churchill' eleştirisi
Trump'ın gündeminde ABD'nin geleneksel müttefiki İngiltere de vardı. İngiltere Başbakanı Keir Starmer'ın operasyona doğrudan katılmak yerine sadece askeri üslerin kullanımına izin vermesini eleştiren Trump, hayal kırıklığını gizlemedi:
"İngiltere'nin bu tutumundan hiç memnun değilim. Uçaklarımızın nereye ineceğini netleştirmek bile üç dört günümüzü aldı. Karşımızdaki, geçmişte birlikte çalıştığımız bir Winston Churchill değil."
Merz: Savaşın bir an önce bitmesini umuyoruz
Ekonomik endişelerini dile getiren Almanya Başbakanı Friedrich Merz ise, "Savaşın bir an önce sona ermesini umut ediyoruz, zira bu durum ekonomimize ciddi zararlar veriyor" değerlendirmesinde bulundu.
İran politikalarına yönelik sert duruşuyla bilinen Merz, ülkesini İran halkının 'dirilişinin' bir destekçisi olarak tanımladı. "Molla rejiminin sonu yaklaşıyor" diyen Alman lider, ABD ve İsrail'in Tahran'ın nükleer ve füze programlarını hedef alan saldırılarını meşru bularak kınamayı reddetti.
Öte yandan, Merz'in Beyaz Saray'a Batı Kanadı'ndan değil, resmi tören ve bayrakların olmadığı yan bir kapıdan giriş yapması dikkatlerden kaçmadı.
Avrupa'nın tutumu Washington'da 'zayıf' bulundu
Almanya, Fransa ve İngiltere, Körfez'deki müttefiklerine savunma desteği vereceklerini açıklasa da bu hamle ABD cephesinde yeterli bulunmadı. ABD'li yetkililer, kendi operasyonlarını 'destansı' olarak nitelendirirken, Avrupalı müttefiklerinin tutumunu 'zayıf' olarak değerlendirdi.
Bu gelişmelerin gölgesinde Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, 8 Avrupa ülkesinin liderinin, Avrupa'nın güvenliği için Fransa'nın nükleer cephaneliklerinin ortak kullanımını içeren bir plan üzerinde uzlaştığını ve Almanya'nın bu inisiyatifin 'ana ortağı' olacağını duyurdu.
Güven inşasının başlangıcı mı?
Trump ile Merz arasında Ukrayna savaşı da dahil olmak üzere birçok konuda görüş ayrılıkları bulunuyor. Ancak Merz, göreve geldiğinden bu yana Trump'ın NATO ülkelerinden talep ettiği 'askeri harcamaları artırma' şartını yerine getirerek Washington ile ilişkileri sıcak tutmayı başardı.
Siyasi analistler, Avrupalı liderlerin ABD'nin İran'a yönelik operasyonuna verdikleri destekle, Trump'ın güvenini yeniden kazanmaya ve transatlantik ilişkileri onarmaya çalıştığını belirtiyor.
Yorumlar
Misafir olarak yorum yazın ya da daha etkili bir deneyim için oturum açın
Yorum yazın