Witkoff müzakerelerin perde arkasını anlattı: İran masaya ‘11 atom bombası’ ile oturdu
Haber Merkezi - ABD Başkanı Donald Trump’ın Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, İran ile yürütülen gizli müzakerelerin detaylarını paylaştı. Witkoff, İranlı müzakerecilerin masada ellerinde 11 nükleer bomba yapmaya yetecek kadar uranyum olduğunu belirterek ABD’ye meydan okuduğunu öne sürdü.
Jared Kushner ile birlikte Tahran-Washington hattındaki müzakereleri yürüten ABD Özel Temsilcisi Steve Witkoff, Fox News’e verdiği mülakatta, İranlı yetkililerin nükleer kapasiteleriyle nasıl övündüklerini anlattı.
“Hiç utanmadan 11 bombadan bahsettiler”
Witkoff, taraflar arasındaki ilk görüşmede İranlı müzakerecilerin çok net ve sert bir tutum sergilediğini belirtti.
Witkoff, o anları şu sözlerle aktardı:
“O ilk toplantıda her iki İranlı müzakereci de hiçbir utanç belirtisi göstermeden doğrudan yüzümüze şunları söyledi: Ellerinde yüzde 60 saflıkta 460 kilogram zenginleştirilmiş uranyum olduğunu ve bununla 11 nükleer bomba yapılabileceğinin farkında olduklarını belirttiler. Bunu müzakerelerin ‘başlangıç noktası’ olarak sundular.”
“Müdahale etmeyi hakkımız olarak görüyoruz”
İranlı yetkililerin uranyum zenginleştirmeyi “vazgeçilemez bir hak” olarak tanımladığını ifade eden Witkoff, buna aynı sertlikte karşılık verdiklerini söyledi.
Witkoff, “Onlara, Başkan Trump’ın da sizi tam burada, olduğunuz yerde durdurmayı bizim ‘vazgeçilemez hakkımız’ olarak gördüğünü söyledik. Jared (Kushner) ile birbirimize bakakaldık ve ‘İşimiz gerçekten çok zor’ dedik” ifadelerini kullandı.
ABD’nin masadaki 4 şartı neydi?
Steve Witkoff, Trump yönetiminin İran’a sunduğu ve nükleer savaşı önlemeyi amaçlayan dört ana şartı da ilk kez detaylandırdı.
ABD’nin masadaki talepleri şunlardı:
1. İran’ın tüm balistik füze programını tamamen ortadan kaldırması.
2. Bölgedeki silahlı gruplara (vekillere) verilen desteğin kesilmesi.
3. Denizlerde seyrüsefer özgürlüğü için İran donanmasının tasfiye edilmesi.
4. Tüm uranyum zenginleştirme faaliyetlerine son verilmesi.
“Anlaşmanın imkânsız olduğu ikinci toplantıda anlaşıldı”
Witkoff, Tahran’ın nükleer denetim protokollerini nasıl atlattığıyla gurur duyduğunu belirterek müzakerelerin neden çöktüğünü şu sözlerle özetledi:
“Oraya onlarla adil bir anlaşma yapmak için gittik ancak bunun imkânsız olduğu muhtemelen ikinci toplantının sonunda netleşmişti. Yine de son bir şans vermek için üçüncü toplantıya girdik. Onlar bizim dünyaya ‘olumlu bir hava’ yansıtmamızı istiyorlardı ama o toplantıda olumlu hiçbir şey yoktu. İran’ın stratejisi sadece oyunlar, hileler ve oyalama taktiklerinden ibaretti.”
ABD’li elçi, İran’ın elindeki stokların bir hafta veya 10 gün içinde silah derecesine getirilebileceği istihbaratı üzerine askeri seçeneğin kaçınılmaz hale geldiğini vurguladı.