Haber Merkezi - Almanya’nın önde gelen yayın organlarından Der Spiegel, 6 Şubat 2026 tarihinde yayınladığı bir analiz haberle büyük bir tartışmanın fitilini ateşledi. Dergi, Suriye'de hayatını kaybeden bir Kürt kadın savaşçının saç örgüsüne hakaret eden bir kişinin sosyal medyada viral olan videosunun "kurgu" olduğunu iddia etti.
Der Spiegel'den iddia: "O saç gerçek değil, bir peruktu"
Mohanad Khalil Najjar ve Christoph Reuter imzalı, "Sahte Bir Saç Örgüsü Neden Dünya Çapında İlgi Çekti" başlığıyla yayımlanan makalede, söz konusu videonun Demokratik Suriye Güçleri (DSG) tarafından "uluslararası kamuoyu desteği sağlamak" amacıyla kullanılan bir propaganda aracı olduğu öne sürüldü.
Der Spiegel haberi şu ifadelerle okuyucularına sundu:
"Suriye'de DSG, dünya genelinde destekçi toplamak için sosyal medyaya güveniyor. Ancak ilgi çekici bir video şunu gösteriyor: Paylaşılan her şey gerçek değil."
Alman dergisinin iddiasına göre, videoda görülen saç örgüsü bir savaşçıya ait değil, sadece "bir barok parçası" (takma saç/peruk) idi. Yazarlar, videonun içeriğini "bir yönetmen ile orta yaşlı bir adam arasındaki diyalog" olarak tanımlayarak, DSG'nin bu görüntüleri "Kürt bölgelerinin Suriye merkezi yönetimine entegre edilmesine karşı bir mesaj yaymak" amacıyla dolaşıma soktuğunu savundu.
"Mutfak masasında bulup şaka yaptı" iddiası
Der Spiegel muhabirleri, yaptıkları araştırmalara dayanarak videodaki silahlı kişinin adının Rami Dahsh olduğunu ve Girê Spî (Tel Abyad) kökenli olduğunu belirtti. Haberde, Dahsh'ın tesadüfen girdiği bir mutfakta masanın üzerinde bu takma saçı bulduğu ve kamera karşısında bununla "alay ettiği" ifade edildi. Dergi, bu senaryonun "bölgedeki birçok Arap sakini tarafından doğrulandığını" yazdı.
Kürt Toplumundan "savaş suçlarını aklama" suçlaması
Der Spiegel’in bu haberi, Almanya’daki Kürt toplumu ve siyasetçiler arasında infiale neden oldu. Sosyal medyada örgütlenen Kürt diasporası, makaleyi "taraflı olmakla" ve "Suriye Arap Ordusu'nun işlediği savaş suçlarını hafifletmeye çalışmakla" suçladı.
Hamburg Kürt Konseyi ve çeşitli sivil toplum kuruluşları, derginin bu yayın politikasını protesto etmek amacıyla 9 Şubat'ta Der Spiegel binası önünde toplanacaklarını duyurdu.
Berivan Aymaz: "Bu gazetecilik mi?"
Kuzey Ren-Vestfalya Eyalet Parlamentosu Başkan Yardımcısı ve Yeşiller Partisi üyesi Berivan Aymaz, X (eski adıyla Twitter) hesabı üzerinden dergiye sert tepki gösterdi. Haberin "endişe verici" olduğunu belirten Aymaz, Der Spiegel'in tutumunu şu sözlerle eleştirdi:
"Kadın düşmanı Suriyeli bir İslamcının videosu önemsizleştiriliyor ve bu videoya karşı yükselen küresel protestolar 'propaganda' olarak yaftalanıyor. Bu gerçekten hala fikir gazeteciliği sayılabilir mi? Der Spiegel'den acil bir açıklama bekliyoruz."
Almanya Die Linke Dış politika sözcüsü Cansu Özdemir de şunları paylaştı:
“İki erkeğin fail-mağdur tersine çevirmesi, kadınlara yönelik şiddeti hafife alması ya da tamamen yok sayması ve islamist şiddete karşı direnişi gayrimeşrulaştırması gerçekten manidar. Bu bir yanlış analiz değil, çarpıtılmış gerçekler üzerine kurulu bilinçli bir politikadır.”
“Der Spiegel ne zaman İslamistlerin sözcüsü haline geldi?”
Gazeteci, aktivist Düzen Tekkal de “Der Spiegel ne zaman islamistlerin sözcüsü haline geldi?” diye sorarak tepkisini şu sözlerle ifade etti:
“Diğer tarafa söz hakkı tanımadan bir islamiste daha çok inanıyorlar. Bir islamist zopf (örgü) kesici, Alman medyasında çürütülmeden aklanabiliyor; soykırım ve katliam mağdurları ise tekrar öldürülüyor çünkü bu vahşetler göreceleleştiriliyor. Biz kendi hayatlarımızı riske atarak din topluluğumuz Êzîdî soykırımının kronikçileri olduk ki bir daha kimse fail-mağdur tersine çevirmesi yapamasın. Bunu şimdi de kabul etmeyeceğiz. Suriye’de azınlıkların katliamlarla uğraşması yetmiyor mu? Bu makalede Aleviler ve Dürzilere yönelik katliamlar göreceleleştiriliyor, Kürtler karalanıyor. Bu makale şiddet dolu ve kadın düşmanı.”
Ne olmuştu?
Suriye’de radikal grupların kontrolündeki bölgelerden yansıyan bir video, sosyal medyada geniş yankı uyandırmıştı. Görüntülerde, hayatını kaybetmiş bir YPJ’li kadın savaşçının kesilmiş örgülü saçını elinde tutan ve "Ebu Ahmed" isimli bir şahısla diyaloğa giren kişinin, cenazeye yönelik hakaret içeren tavırları tepki çekti.
Kan donduran diyalog
Sosyal medyada dolaşıma giren videoda, söz konusu kişi ile yanındaki şahıs arasında şu diyalog geçiyor:
- Milis: Günaydın Ebu Ahmed.
- Ebu Ahmed: Günaydın.
- Milis: Bu bir hevalin (kadın savaşçının) saçı.
- Ebu Ahmed: Nereden getirdin bunu?
- Milis: Rakka'dan...
- Ebu Ahmed: Hayır kardeşim neden böyle? Neden saçını kestiniz?
- Milis: Zaten ölmüş, ölmüş.
- Ebu Ahmed: Ama saçı sağlam kalmış.
Kimliği ve geçmişi: IŞİD’den HTŞ’ye
Yapılan araştırmalar sonucu, videodaki kişinin tam adının Rami Yusuf Deheş olduğu belirlendi. Sosyal medyada "Rami Haşimi" ismini kullanan 1987 doğumlu Deheş'in, Rojava’nın Girê Spî (Tel Abyad) kenti nüfusuna kayıtlı olduğu öğrenildi.
Edinilen bilgilere göre Rami Yusuf Deheş, radikal örgütler arasında sıkça yer değiştiren bir isim. Şu anda Heyet Tahrir el-Şam (HTŞ) saflarında yer alan Deheş'in geçmişte IŞİD, El Nusra Cephesi ve Ahrar el-Şam bünyesinde de silahlı faaliyet yürüttüğü kaydedildi.
Olay sosyal medyada büyük tepki çekerken, şahıs söz konusu saçın “sentetik” olduğunu iddia eden ikinci bir video paylaşmıştı.
Levant24 haber sitesi, Rakka emniyet güçlerinin Deheş’i soruşturma kapsamında gözaltına aldığını yazdı.
Haberde, Deheş’in Askeri Polis’e sevk edildiği belirtildi.
Cenazeye yaptığı saygısızlıkla gündeme gelen Rami Yusuf Deheş'in 5 kız çocuğu babası olduğu öğrenildi. Deheş'in sosyal medya hesaplarında, şimdiki eylemleriyle çelişen "adalet ve özgürlük" temalı paylaşımlar yapması ise dikkat çekti.
Yorumlar
Misafir olarak yorum yazın ya da daha etkili bir deneyim için oturum açın
Yorum yazın